Advertisement

Genel seçim sonuçlarının siyasi ve ekonomik istikrara işaret etmesinin ardından piyasalarda tek başına iktidar coşkusu yaşanıyor.

Genel seçimin kesin olmayan sonuçlarına göre AK Parti'nin tek başına iktidarı elde etmesinin ardından döviz kurları ve tahvil faizleri sert düşerken, BIST 100 endeksi, büyük banka paylarının yüzde 14'lere varan yükselişlerinin etkisiyle son 4 ayın en yükseği olan 84.354,08 puana çıktı.

Bankalararası piyasada güne sert düşüşle başlayan dolar, bu sabah TL karşısında 2,7582 ile 31 Temmuz'dan bu yana en düşük seviyesine gerileyerek yaklaşık yüzde 5 kayıp verdi. Avro/TL ise cuma günkü kapanışına göre yüzde 5'in üzerinde azalışla 3,0433'e gerileyerek yaklaşık 3 ayın en düşük seviyesi gördü.

İki yıllık gösterge tahvilin bileşik faizi de yeni haftaya sert düşüşle başlayarak yüzde 9,60 ile yaklaşık 4 ayın en düşük seviyesine gerildi.

Analistler, resmi olmayan sonuçlara göre AK Parti'nin iktidarı tek başına elde etmesinin siyasi ve ekonomik istikrarın yeniden tesisi için önemli olduğunu belirtiyor.

TL varlıklara olan talebin artması ile piyasalarda bahar havasının yaşandığını ifade eden analistler, Türk lirasının yüzde 50 dolar yüzde 50 avrodan hesaplanan döviz sepetinin yılı 2,94 seviyesinde tamamlayabileceğini öngörüyor.

Analistler, yıl sonunda Avrupa Merkez Bankası'nın (ECB) genişlemeci adımları, ABD Merkez Bankası'nın (Fed) faiz artırım süreci ve iki bölge arasında ABD'den yana büyüme dinamiklerinin avro/dolar paritesinin 1,05 seviyesine doğru çekilmesini sağlayabileceğini ifade ediyor.

Bu senaryo dahilinde sene sonunda avro/TL'nin 3,00 ve Dolar/TL 'nin de 2,86 seviyelerinde olabileceğini öngören analistler, istikrar kazanan TL'nin kur geçirgenliği üzerinden TCMB politikalarına yardım edeceğini kaydetti.

Gelecek yılda faizlerin daha istikrarlı seyredeceğini, Merkez Bankası'nın sıkı para politikasından ödün vermeyeceğini ve verim eğrisinin normalleşerek yüzde 10'un altında olacağını tahmin eden analistler, BIST 100 endeksinde pozitif havanın süreceğini öngörüyor.

"AK Parti hükümetinin uygulayacağı politikalar büyük önem taşıyor"

Konuya ilişkin AA muhabirine açıklamalarda bulunan İş Yatırım Araştırma Direktörü Serhat Gürleyen, küresel risk iştahının güçlü olduğu bir konjonktürde, politika cephesindeki belirsizliğin çözülmesinin Türkiye piyasalarında Borsa İstanbul için 85.000, dolar için 2,80 ve on yıllık tahvillerde yüzde 9 seviyelerini hedefleyen bir yükselişi tetikleyebileceğini ifade etti.

Ancak bu iyimser senaryonun önünde kısa ve orta vadeli engeller olduğuna işaret eden Gürleyen, şunları kaydetti:

"Kısa vadeli engeller şöyle; Fed yetkilileri tarafından yapılan son açıklamalar, olası bir faiz artırımı için aralık ayının halen potada olduğunu göstererek küresel risk iştahını bozabilir. İki yıllık ABD tahvilleri geçtiğimiz hafta 10 baz puana yakın artarak yüzde 0,72'ye ulaştı. ABD ekonomisinden gelen verilerin güçlenmesi durumunda Fed'in aralık toplantısında faizleri artırma ihtimali yüzde 50'nin üzerine çıkarak gelişmekte olan piyasalarda yeni bir satış dalgası yaratabilir."

Orta vadeli engellere değinen Gürleyen, büyümede kalıcı yavaşlama sinyallerinin geldiği, enflasyon dinamiklerinin bozulduğu ve yapısal reformların uzun süredir askıya alındığı bir ortamda AK Parti hükümetinin uygulayacağı politikaların büyük önem taşıdığını vurguladı.

TEB Yatırım Stratejisti Işık Ökte ise Türk lirasının dolara karşı trend desteğinin üzerine satın alındığını ancak bu alımların devamının gelmediğini ifade etti.

Dolar/TL'de 2,78 seviyesinin uzun zamandır izledikleri trend desteği olduğunu dile getiren Ökte, "4 partili meclis ve tek parti hükümeti, Türk lirasında dolara karşı trend desteği üzerine alımlara neden oldu. Ancak dolar/TL'deki satışların 2,76-2,78 bölgesinde karşılandığını ve dolarda bu seviyelerden Türk lirasına karşı uzun pozisyonlar açıldığını görmekteyiz" dedi.

Orta vadede, dolar/ TL'de 2,78'in altında 200 günlük ortalama olan 2,7238'in hedef olacağını kaydeden Ökte, Suruç terör saldırısı anında işlem gören 2,6685 seviyesinin ise psikolojik açıdan kritik destek kabul edilmesi gerektiğini söyledi.

Ökte, şunları kaydetti:

"Ancak Türk lirasında bu seviyede bir güçlenmeyi dolar endeksi (DXY) dinamiklerine bakarak şu anda beklemiyorum. Fed faiz artırımlarının Aralık 2015 ya da Mart 2016 başlayacağı fiyatlaması devam ediyor. Dolar endeksinin 98,3 direncini yukarı kıracağı fiyatlaması ise dolar/TL'de ilk 2,8645 hedefini gösteriyor. Bu hedef Suruç terör saldırısı günü dip seviyesi (2,6539) ile tüm zamanların en yüksek seviyesi (3,0752) Fibonacci yüzde 50 geri dönüş seviyesi idi."

"Borsa'da 90.000 görülebilir"

Finansinvest Başekonomisti Burak Kanlı, seçim sonuçlarıyla önemli bir politik belirsizliğin ortadan kalktığını ve bu durumun piyasalar için çok olumlu olacağını belirtti.

Kanlı, politik belirsizliğin piyasa oyuncularında temkinli olma ve dolayısıyla olumsuzu görüp olumluyu göz ardı etme eğilimine yol açtığını anımsatarak, gelecek dönemde gerileyen cari açık ve düşük emtia fiyatları ile birlikte Türkiye algısında bir iyileşme görüleceğini ifade etti.

Politikada normalleşmenin devam etmesiyle TL ve Türk finansal varlıklarının olumlu etkileneceğini dile getiren Kanlı, "TL'de 2,75-2,80 aralığında bir sürece gidebiliriz, yıl sonu tahminimiz ise 2,85 seviyesinde. Borsa'da kurdaki değer kaybı ve bankaların hali hazırda oldukça ucuz olmasıyla 90 bine doğru bir hareket görebiliriz. Bu seviyelerin üzerine çıkabilmemiz için genel olarak gelişmekte olan ülkelere risk algılamasında ciddi bir değişim görmemiz gerek" değerlendirmesini yaptı.

"Belirsizlik seçimle ortadan kalktı"

Saxo Capital Strateji Uzmanı Cüneyt Paksoy, seçim sonuçlarının piyasalara oldukça pozitif yansıdığını belirterek, "Bu belirsizlik seçim sonuçlarıyla net bir şekilde sonuçlanmış oldu" dedi.

Piyasanın zaten hükümet beklentisini satın alarak seçimlere girdiğini aktaran Paksoy, beklentilerin üzerinde bir sonuç gelince siyasi istikrar çıpasının çok daha kuvvetlendiğini söyledi.

Paksoy, piyasalardaki pozitif seyrin birkaç gün daha süreceğini kaydederek, "Piyasalar bunun devamında iki duruma odaklanacak. Birincisi, yeni kurulacak hükümetteki görev dağılımı. Oradaki yapı çok önemli olacak. İkincisi, yeni kurulacak hükümetin tüm Türkiye'yi kapsayacak şekilde yeni bir reform, huzur ve güven ortamı hazırlaması" diye konuştu.

Küresel gelişmelerin piyasalar üzerinde etkili olmaya devam edeceğine işaret eden Paksoy, cuma günü tarım dışı istihdam verisinin bu noktada önem taşıdığını kaydetti.

Paksoy, dolar/TL'de teknik olarak 2,65'e kadar geri çekilmelerin mümkün olduğuna dikkati çekerek, "Fed ve diğer küresel gelişmeler doların kuvvetini belirleyecek. Bundan sonra 3 ve üzeri bir kurun görülmesi için doların global ölçekte çok ciddi kazanım görmesi gerekir" ifadelerini kullandı.

 

 

AA

BU HABERE YORUM YAZ
 
03 Kasım 2015 Salı, 12:55 Misafir uzamnlar tamamen yanlıs düşünüyor. düşü daha şimdiden bitti. baksınlar o uzmanlar dolar euro yükselmeye başladı bile..