Advertisement

Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) Başkanı Mustafa Yılmaz, akaryakıtta daha önce üç kez tavan fiyat uygulamasına gittiklerini belirterek, "Gerektiği taktirde hiç beklemeden aynı kararı alırız. Vatandaştan ricam, yakıtı lisanslı olan akaryakıt istasyonundan 1 kuruş daha ucuz olsa bile oradan alsınlar. Bugün Türkiye'de akaryakıt 1 kuruş fazla fiyattan satıldığında yılda 300 milyon fazla kazanç elde edilir" dedi.

Yılmaz, AA muhabirine yaptığı açıklamada, düşen petrol fiyatlarının akaryakıt fiyatlarına aynı oranda yansımamasının birçok başka maliyet unsuru bulunmasından kaynaklandığını söyledi.

Ham petrolün kendi maliyetinin dışında, personel, nakliye ve vergi giderlerinin toplanmasıyla bir fiyat oluştuğunu ifade eden Yılmaz, petrol fiyatının üçte iki, akaryakıt fiyatlarının ise üçte bir düştüğünü hatırlattı.

Yılmaz, EPDK'nın oluşan pompa fiyatlarını dikkatle izlediğini vurgulayarak, kendi hesaplama modüllerine göre ortaya çıkacak fiyatlarla sürekli karşılaştırma yaptıklarını anlattı.

"Hassasiyet göstermeyenlerden hesabını sorarız"

Akaryakıtta beklenenin ve hesaplamaların dışında fiyat artışının karşılıksız kalmayacağını belirten Yılmaz, şöyle devam etti:

"Akaryakıt dağıtım şirketleri beklenenin ötesinde zam yaptıkları taktirde karşılığını alırlar. Gerektiği taktirde hiç beklemeden aynı kararı (tavan fiyat uygulaması) alırız. Burada esas tüketicinin bir deneyim ve regülasyon görevi vardır. Vatandaştan ricam, yakıtı lisanslı olan akaryakıt istasyonundan 1 kuruş daha ucuz olsa bile oradan alsınlar. Bugün Türkiye'de akaryakıt 1 kuruş fazla fiyattan satıldığında, yılda 300 milyon fazla kazanç elde edilir. İki kuruşu düşünün, 600 milyon lira. Burada akaryakıt şirketlerinin ve bayiilerin 46-47 kuruşları bulan ciddi bir kar marjı var. Bununla tüm dağıtım şirketlerimiz hem yatırımlarını yapıp hem işletme giderlerini karşılayabilirler ve ciddi de kar elde ederler. Bunun ötesindeki karlılık yapılanmalarıyla ilgili kesinlikle çalışmalarımız var ama fiyatlarla ilgili bir problem gördüğümüz zaman kesinlikle müdahale ederiz. Eğer vatandaşlarımız bu bir iki kuruşu dikkate alarak akaryakıt alımı yaparlarsa, kesinlikle o davranış karşılığını bulur. Dağıtım şirketleri bayiler de o davranışa göre hareket etmek zorunda kalıyor. Şirketlerimizin de bu hususta hassasiyet gösterdiğini biliyorum ama 70-80'e yakın dağıtım şirketimiz var, hassasiyet göstermeyenler olabilir ama onların da hesabını kitabını sorarız."

"Kalite farkı yok"

Yılmaz, lisanslı istasyonlarda satılan akaryakıtlarda kalite açısından hiçbir fark olmadığına işaret ederek, "Bugün Türkiye'de 14-15 bin akaryakıt istasyonu var ve buraların hepsi lisanslı. Lisanslı olan akaryakıt istasyonunda hangi istasyonda bir kuruş veya iki kuruş daha ucuzsa oradan alınmasını istiyoruz. Buradaki akaryakıtın güvenliğinden sorumluyuz. O akaryakıttan dolayı o araçlara zarar geldiği taktirde, kesinlikle onu tazmin etme yükümlülüğü var, biz bunu iddia ile söylüyoruz. Kalite açısından hiçbir fark yok, ben istasyonun tabelasına değil fiyatına bakıyorum" diye konuştu.

Yılmaz, vatandaşın böyle bir hassasiyet göstermemesinin EPDK'nın da yükünü ağırlaştırdığını ve tüketicilerin bu konuyla ilgili eğilimlerine yönelik bir çalışmayı da gerekirse kamuoyu ile paylaşacaklarını sözlerine ekledi.