Advertisement

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Faruk Özlü, "Ekim ayında sanayi üretimi tekrar yükselişe geçmiş ve dördüncü çeyreğe artışla başlamıştır. Dördüncü çeyrek birçok açıdan üçüncü çeyrekten daha iyi olacak ve geçtiğimiz aylarda yaşanan üretim kayıpları telafi edilmeye başlanacaktır." ifadesini kullandı.

Özlü, yaptığı yazılı açıklamada, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından bugün açıklanan, ekim ayına ilişkin sanayi üretim endeksi verilerini değerlendirdi.

Ekimde takvim etkisinden arındırılmış sanayi üretiminin geçen yılın aynı ayına göre yüzde 2 arttığını, arındırılmamış endeksteki artışın da yüzde 0,2 olarak gerçekleştiğini anımsatan Özlü, sanayi üretiminin tekrar yükselişe geçtiğini ve dördüncü çeyreğe artışla başladığını bildirdi.

"Dördüncü çeyrek birçok açıdan üçüncü çeyrekten daha iyi olacak ve geçtiğimiz aylarda yaşanan üretim kayıpları telafi edilmeye başlanacaktır. Bu tablonun öncü göstergeleri de gelmeye başlamıştır." görüşünü belirten Özlü, sanayi üretiminin ekimde, gerek ihracat pazarlarında yaşanan gelişmelerin gerek iç pazarda artmaya başlayan talebin etkisiyle arttığına işaret etti.

Eylülde yaşanan gelişmeler sonrasında bazı ürünlerde talebin ve dolayısıyla bu ürünlerin imalatının sonraki aylara yansımasını beklediklerini, bu durumun hem ekim ayında hem de gelecek aylarda sanayi üretimine pozitif yönde etki edeceğini bildiren Özlü, dördüncü çeyrekle başlayan büyümedeki artışın 2017 yılının tamamında da etkili olacağını kaydetti.

Faruk Özlü, ana ihracat pazarlarındaki toparlanmanın hızlanması, 2016 yılı için kötü seyreden turizm gelirlerinin 2017 yılı itibarıyla tekrar artmaya başlayacak olması ve Rusya pazarına ihracat olanaklarının artıyor olmasının büyümeyi özellikle de sanayi büyümesini canlandıracağını belirtti.

- "Kurlardaki ani artışlar sanayici üzerinde baskı oluşturuyor"

Bakan Özlü, yatırımların ve üretimin önünü açmak için atılan, Varlık Barışı, teşvik sisteminin köklü şekilde yeniden gözden geçirilmesi ve bazı mallarda kredi imkanlarının kolaylaştırılması gibi adımların iç talepte artışa, böylece sanayi büyümesine daha fazla yansıyacağına dikkati çekti. Özlü, kredilerde, özellikle de tüketici kredilerinde başlayan artışın bu açıdan önemli olduğunu ifade etti.

Dünya siyasetinde ve ekonomisinde yaşananların sanayici için riskler barındırdığını belirten Özlü, ABD'de politikalar netleştikçe dolar kurundaki belirsizliğin kalkmaya başlayacağını, ancak dolar ve euronun hareketlerini ve bunun ihracatçılar üzerindeki etkilerini yakından takip ettiklerini bildirdi. Döviz kurlarındaki ani artışların öngörülebilirliği azaltarak sanayici üzerinde baskı oluşturduğunu belirten Özlü, şunları kaydetti:

"Fakat döviz borcu olan sanayicilerimizin döviz borcunun uzun dönemli olması, kısa vadede açık pozisyonunun çok düşük olması ve dövizle borçlanan sanayicimizin genelde döviz geliri elde ediyor olmasından dolayı bu baskı sınırlı olacaktır. Ülke olarak öngörülebilirliği artırmak amacıyla dış ticaretimizi daha çok yerel para birimleriyle yapma eğilimindeyiz. Böylelikle ticaret yapılan ülke dışından kaynaklanan riskler çok daha aza indirilmiş olacaktır. Bu konuda attığımız adımlar sonucunda başarı elde edilmiş ve TL ile dış ticaret yüzde 1'den yüzde 6'lar seviyesine çekilmiştir.

Bugün açıklanacak olan bazı tedbirlerle küresel piyasaların çalkantı içinde olduğu bir dönemde sanayicilerimizin geleceği görmelerine yardımcı olacak, bu dönemi daha rahat geçirmelerinin önünü açacak önlemleri devreye alacağız. Türkiye bu açıklanan paketlerin yanı sıra uzun dönemli büyümesi için de yapısal değişiklikleri yapmaya devam etmektedir. Üstelik bu adımları dünya ekonomisinin ciddi zorluklar yaşadığı bir dönemde cesaretle atıyoruz. Türkiye bu çalkantılı dönemin sonunda yine en karlı çıkacak ve büyümesini sürdürecek bir ülke olacaktır."

AA