Advertisement

Türkiye Bankalar Birliği (TBB) Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Aydın, "Sicil afından dolayı bir kişinin krediye erişememesi diye bir durum söz konusu değildir. Sicil affı, aradaki parametrelerden biridir. Kredi vermeyecektir onu söylüyordur. Biz de rica ediyoruz kendi meslektaşlarıma da söylüyorum biz mümkün olduğunca kredi nasıl verebiliriz gayreti içindeyiz." dedi.

Aydın, Adana Sanayi Odası’nın (ADASO) ev sahipliğinde iş adamlarına yönelik düzenlenen “Ekonomi İstişare Toplantısında" yaptığı konuşmada, daha çok üretmek, istihdam sağlamak ve ihracat için katılımcılarla birlikte neler yapabileceklerine dair görüşeceklerini belirtti.

Ekonominin daha işlevsel hale gelmesi için hükümetin çok ciddi anlamda önlemler aldığını, bunların bir bölümünün aslında kamuoyuyla daha önce paylaşıldığı halde tali ve ikinci düzenlemelerin yeni yeni yürürlüğe girdiğini ifade eden Aydın, "Bunlardan biri Kredi Garanti Fonu (KGF) daha 15 günlük bir geçmişi var ama bankalar hızlı bir uyum sağladı, devam ediyor." diye konuştu.

En çok darbe girişimden sonraki uygulamalara yönelik sıkıntılardan söz edildiğini ifade eden Aydın, şöyle devam etti:

"Gerçekten o sıkıntıları biz de hep birlikte yaşadık. Artık ilgili Bakanlığın bize bildirdiği bir firma, açık ve net olmadığı süre içeresinde bankacılık kesiminin, herhangi bir firma ile o nedenden dolayı finansal birlikteliği reddetmesi söz konusu değil. Altını bir kez daha çiziyorum. Devlet kendisi kayyumunu atamıştır olmuştur onun dışında bizim bütün firmalara yaklaşımımız aynıdır. Aksi sabit oluncaya kadar tüm firmaların darbenin dışında kredilendirilmesi gerekir, rekabet için olması gereken firmalardır. Biz o tarz yanlışları yapmıyoruz. Sahada yapan arkadaşlarımız var ise bilelim, biz o arkadaşlarımızı uyaralım. Yok payı şu kadardı, yok önünden geçti yok arkasında geçti. Öyle bir problem oldu kısa bir süre ama şimdi olmaması gerekiyor altını çiziyoruz. Bunu hemen söyleyelim."

Aydın, Türk Eximbankın ciddi imkanlar sağladığını, onlar kadar cömert olamamamın sıkıntılarını taşıdıklarını ama gayret göstereceklerini kaydetti.

-Sicil affı

Aydın, iş dünyasının bazı şikayetlerde bulunduğu sicil affı uygulamasına değinerek bankaların büyük çoğunluğunun artık modüler sistemlerle çalıştığını, bu sistemde sahadaki kişilerin fazla bir müdahalesi olmadığına dikkati çekti.

Aydın, "Biz hayatında hemen hemen hiç karşılıksız çek keşide etmemiş veya protestolu senedi olmamış bir firmaya 1 notu veriyoruz. Bir şekilde düzeltme hakkını kullanmışsa 2 veriyoruz. Bunu kullanmamışsa 4 veriyoruz. Sicil afından dolayı bir kişinin krediye erişememesi diye bir durum söz konusu değildir. Sicil affı, aradaki parametrelerden biridir. Kredi vermeyecektir onu söylüyordur. Biz de rica ediyoruz kendi meslektaşlarıma da söylüyorum biz mümkün olduğunca kredi nasıl verebiliriz gayreti içindeyiz." ifadelerini kullandı.

Türk bankacılık sisteminin gerekli yasal düzenleme olmadan dahi 58 milyar liralık krediyi yapılandırdığını belirten Aydın, şunları kaydetti:

"Biz, son 5 yılın en yüksek kredi hacmini aştık ilk üç ay. Yani şu anda dünyada 2008 krizinin hala belirtilerinin devam ettiği, dünyanın en büyük ekonomilerinin büyümekte problemler çektiği, en yüksek partnerimiz olan ABdeki tüm likitide bolluğuna rağmen hala sıkıntıların devam ettiği bir yerde, ki bunlardan etkilenebiliriz, Adananın da ülkenin sanayicileri de yatırım yapma iştahını taşıdılar. Türk bankacılık sistemi de kredi verme iştahını taşıdı. İlk üç aylık veriler bunu böyle gösteriyor."

İşletmelerin finansman sıkıntısı

ADASO Başkanı Zeki Kıvanç da 15 Temmuz hain darbe girişimi ve sonrasında reel ve finansal piyasalarda yaşanan gelişmelerden sanayi üretimi ve ihracatın olumsuz yönde etkilendiğini, buna karşın hükümetin özellikle finansman darboğazının giderilmesi noktasında birçok önemli karar aldığını belirtti.

Sanayicilerin hükümet tarafından piyasalara yönelik alınan önlemlerin uygulanması noktasında belirli sorunlarla karşı karşıya olduğunu ifade eden Kıvanç, şunları söyledi:

"Özellikle 15 Temmuz ertesinde bankalarımızın işletmelere yaklaşımları konusunda önemli rahatsızlıklar bulunmaktadır. Yaşanan belirsizlik ortamında, özellikle ilk aşamada yürürlüğe giren KHK’ların da etkisiyle, bankalar şirketlere karşı aşırı hassasiyet göstermeye başlamış, bu da piyasaların işleyişini ve kredi mekanizmasını olumsuz şekilde etkilemiştir. Söz konusu KHK’lardan kaynaklanan sıkıntıların fark edilmesi ertesinde, hükümetimiz 29 Ekim 2016 tarihinde 675 sayılı KHK ile bankacıların sıkıntılarını ve tereddütlerini giderecek yeni bir düzenleme yapmıştır. Söz konusu düzenleme çerçevesinde Maliye Bakanlığı tarafından yayımlanan liste dışında yer alan, gerçek ve tüzel kişilere, sağlanan kredilerle ilgili banka ve finans kuruluşlarının ve çalışanlarının cezai sorumlulukları ortadan kaldırılmıştır. Yapılan düzenleme ertesinde piyasalarda belirli bir düzelme görülse de finans kesiminin önemli bir bölümünün şirketlere karşı olumsuz tutumları devam etmektedir. Yaratılan dedikodu mekanizmasıyla, piyasa adeta kilitlenmeye çalışılmış, ortağı soruşturma geçiren, geçirmeyen, liste dışındaki birçok şirket, büyük zan altında bırakılmış, tutarsız gerekçelerle kredileri yenilenmemiş, finansmana erişimleri engellenmiştir."

Toplantı daha sonra basına kapalı devam etti.

Toplantıya, Akbank Genel Müdürü Hakan Binbaşgil, Halk Bankası Genel Müdürü Ali Fuat Taşkesenlioğlu, Vakıflar Bankası Genel Müdürü Halil Aydoğan, QNB Finansbank Yönetim Kurulu Üyesi Sinan Şahinbaş, Türkiye Sinai Kalkınma Bankası Genel Müdürü Suat İnce, Şekerbank Genel Müdürü Servet Taze ve Ziraat Katılım Bankası Genel Müdürü Osman Arslan katıldı.