Advertisement

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, NTV'de katıldığı özel röportajda gündeme dair sorulara yanıt verdi.

Suriye'nin İdlib kentinde, rejimin kimyasal silah kullandığı iddialarıyla ilgili açıklama yapan Çavuşoğlu, ABD ve Rusya'ya çağrı yaptı.

"Böylesine önemli bir konuda bile bu kadar insanın kimyasal silahın kullanılmasından sonra bile karar alamaması Birleşmiş Milletler'in ve Güvenlik Konseyi'nin reformunun ne kadar önemli olduğunu gösteriyor."

"Suriye'de bu rejim ilk defa kimyasal silah kullanmadı. Daha önce de kullandı ve kırmızı çizgileri aşmıştı. O zaman da Rusya devreye girdi, kimyasal silahları temizleyelim, denetleyelim. BM gitti kalmadı dediler. Daha sonra da klorin gazı, varil bombası gibi açlığa terk edilerek birçok yöntemle insanlar vahşice öldürüldü. 1 milyona yakın insan öldürdü bu rejim."

"RUSYA'NIN REJİME SAHİP ÇIKMASI SON DERECE YANLIŞ"

"Son zamanlarda ABD gibi ülkeler de bu rejimin geleceği ile ilgili kararı halk versin dedi. Her şeyi yapmasına rağmen bu rejimi meşrulaştırmak için esnek davranırsanız yine öldürüyor. Burada Rusya'nın bir kere rejime sahip çıkması son derece yanlıştır. Rusya rejimi destekliyor. Rejimin daveti üzerine gitti bunu anlarız. Ama Astana öncesinde Ruslarla muhalefeti bir araya getirdik. Önce Halep'teki insanları kurtardık. Birçok kısmı İdlib'e gitti. Rusya burada sözünü tuttu. Bu ateşkesi diğer alanlara yayalım dedik. Müzakereler oldu. Rusya muhalif güçlerle görüştü ve anlayış ortaya çıktı. İki tane belge imzalandı. Birisi Astana süreciyle ilgili diğeri ateşkesin diğer bölgelerde yayılması. Rejimin garantörü Rusya, muhalefetin imzaladığı belgelerde Rusya ve Türkiye oldu."

"KİMYASAL SİLAHLARIN ALTINDA MÜZAKERE Mİ YAPILIR?"

"Ateşkes sürecinde insanları İdlib'e gitmesine izin veriyorsunuz, bazı bölgelerde de göçe zorlandı. Burada toplandıktan sonra saldırmaya başlıyorsunuz. Bu nereye kadar gidecek? Yardım yaparız, yapıyoruz da. Biz elimizden gelen desteği veriyoruz. Bunlar insan bizim de sorumluluklarımız var. Buradaki saldırılar devam edecek mi etmeyecek mi önemli olan bu. Devam ederse Astana'nın da Cenevre'nin de bir anlamı kalmaz. Kimyasal silahların altında müzakere mi yapılır?"

"ABD KIRMIZI ÇİZGİ AŞILDI DEDİ, BAKALIM NE YAPACAK?"

"Biz her türlü duruma hazırlıklıyız. Güçlü bir ülkeyiz biz. İnsani konularda adım atarız biz o problem değil, hazırlığımız da olur. Ama nereye kadar sürecek bu? Bizim derdimiz başka. Biz 3 milyon insana sahip çıktık. O mesele değil. Bu insanların nereye gittiği de önemli değil. Kimyasal silahların kullanımını nasıl durduracağız onu halletmemiz lazım. Bu sadece Türkiye'nin derdi değil ki. Bu rejim durdurulmadığı sürece bu devam edecek. Esas bunu durdurmamız lazım. Mesele Türkiye'nin hazır olup olmaması değil, insanlık gidiyor orada. ABD kırmızı çizgi aşıldı dedi, bakalım ne yapacak?"

MÜNBİÇ'E HAREKAT PLANI

"Türkiye için Suriye'den ve Irak'tan kaynaklı tehditler devam ediyor. Bunun içindeDEAŞ, YPG ve PKK var. Dolayısıyla bu örgütlere karşı mücadelemiz devam edecek. Münbiç'te de olabilir, Suriye'nin diğer bölgelerinde de olabilir, Irak'ın Sincar ve diğer bölgelerinde de olacak. Türkiye olarak ülkemize ve vatanımıza, milletimize yönelik tehditleri bertaraf etmek zorundayız. Mücadelemiz devam edecek"

"İKİ SÜPER GÜÇ TERÖR ÖRGÜTÜNÜ KAPTIRMAMA YARIŞINA GİRDİ"

"Bize yönelik tehdit varsa ve hareket edeceksek dostlarımıza deriz ki, 'burada bize tehdit var, siz de buralardaysanız kenara çekilin' deriz. Dememiz de lazım. Genelde de böyle yapıyoruz. Her zaman böyle yapıyoruz. Sadece Münbiç için konuşmayalım, Afrin'den saldırı geldi 3 asker şehit oldu. Teröristler sızıp gelip canlı bombayı patlatıyorlar. YPG kamplarından geliyorlar. Bize yönelik tehditlerle mücadele ederken bizim dostlarımız herhalde kalkan olmaz. Bunlarla konuşuruz. Garip bir konu var. İki süper gücün Rusya ve ABD'nin bir terör örgütünü birbirine kaptırmama yarışına girmesidir. YPG/PYD'den bahsediyoruz. Terör örgütü üzerinden rekabet var. Paylaşamıyorlar. Böyle olmaz. DEAŞ'a karşı gelin gücümüzü birleştirelim. Beraber mücadele edelim."

"HİÇBİRİSİ DEAŞ'LA MÜCADELE ETMİYOR"

"Rejim terörle mücadele ediyorum diyerekten muhalif gruplara saldırıyor. Diğer gruplar da öyle. Hiçbirisi DEAŞ'la mücadele etmiyor. Hava saldırılarının oranına bakın. Ateşkes muhalefetle rejim ateşkes. Ateşkes DEAŞ'ı, El Nusra'yı kapsamıyor onlarla mücadele devam edecek. İhlallere bakın hep muhalif gruplara yönelik"

KERKÜK'TEKİ REFERANDUM KRİZİ

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Kerkük’te referandum kararı alınmasının Barzani yönetimine de Erbil’e de bir tuzak olduğunu belirterek, "Esasen bu Barzani yönetiminin herkesle arasını bozma girişimidir. Bu işin mimarı Talabani’nin partisidir.” dedi.

Haberturk.com