Advertisement

(00:15'de güncellendi)

Bakanlar Kurulu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında toplandı.

Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ndeki toplantı sona erdi

"Referandumun olması halinde neler olabilir, bütün boyutlarıyla değerlendirilmiştir. Gayrimeşru bir referandumdur. Türkiye Cumhuriyeti tavrını baştan ortaya koymuştur. Bu referandum bölgenin barışlına güvenliğine yeni tehdit ve sıkıntılar yaratmaya adaydır.

Batı ortamını daha da bozacak ve güvenlik riskleri ortaya çıkarabilecek bir durumdur. Bazı sorunları çözmek için bu adımlarını attıklarını söyleyenle yarın daha büyük sorunlarla karşıalacaktır.

 Uluslararası toplum karşı olduğunu söyledi. Ayrıca bölgede yaşanan toplumlar bu referanduma karşı. Ayrıca bölgede sadece Kürtler yaşamıyor, Diğer dini ve etnik gruplarda o coğrafyada yaşamaktadır. İhtilaflı konular hala açıklığa kavuşturulmamıştır.

Irak Bölgesel Kürt Yönetimine çağrıda bulunuyoruz

Aklıselim ve sağduyuyla ele alınmalıdır.

Bu referandumdan vazgeçilmelidir.

Bu konu duygusallıkla ele alınacak bir konu değildir

Türkiye referandumun ertelenmesine de karşıdır. Bu ileride yapılacağını kabul ettiğimiz anlamına gelir. Tekrarlanmayacak biçimde iptal etmelidir. Ertelemeyi Türkiye kabul etmemektedir.

MGK'da alınabilecek her türlü tedbir masaya yatırılmış ve geniş kapsamlı değerlendirilmiştir. Ve tavsiyelerde bulunulmuştur. Bakanlar Kurulu da bu referandumu bütün yönleriyle değerlendirmiştir.

Türkiye ne tür tedsirler alacaktır. Hangi takvimde uygulamaya konacaktır hepsi ortaya konmuştur. Referandum gayrimeşru ve kabul edilemez referandumdur. Bu referandum Türkiye Cumhuriyeti devletinin milli güvenliğine
doğrudan tehdittir. Bölgenin barışına huzuruna ve istikrarına güvenliğine, yaşadığı tehdit ve sıkıntılara yeni sorunlar ve tehditler doğurmaya adaydır.

Referandum bölgedeki huzursuzluğu daha da artıracak, barış ortamını da daha da bozacaktır. Bu referandum kararını alanların, yaptıkları hesaplar kendilerine daha büyük sıkıntı olacaktır. Yarın çözemeyecekleri daha büyük sorunlarla karşı karşıya kalacaklardır.

Irak'ın siyasal ve toprak bütünlüğü açısından bir bölünme riski taşıması nedeniyle komşu ülkeler ve uluslararası referanduma toplum karşıdır. Referandum bölgede yaşayan toplumun tamamının onay vermediği bir referandumdur.

Oylama yapıldı, parlamenterlerin büyük kısmı toplantıya katılmadı, katılanların önemli kısmı da 'hayır' oyu kullandı. Bölgede sadece Kürtler de yaşamıyor. Diğer etnik ve dini gruplarda yaşıyor. Çoğulcu yapının olduğu yerde dışlayan bu yaklaşım kabul edilemez. Musul üzerinde Kerkük üzerinde tartışmalar netliğe henüz kavuşturulmamıştır.

Tartışmalı bölgelerin referanduma dahil edilmesi de vahim bir yanlıştır.

Türkiye olarak bir kez daha IKBY'ye çağrıda bulunuyoruz. Aklı selim ile hareket edin. Referandumu iptal edin. Bu konu duygusallıkla götürülecek bir konu değildir. Sağduyuyla karar verilmelidir. Aklı selim ve sağduyuya, bunun emri olan referandumun iptaline IKBY yönetimini davet ediyoruz.

Umarız daha büyük huzursuzlukların ortaya çıkmasına engel olurlar.

Türkiye referandumun ertelenmesine de karşıdır. Ertelemek ileride yapılacağına izin vermek anlamını taşır ki, biz bunun ileriki tarihte yapılmasına da rızamız yoktur. Tekrarsız şekilde iptal edilmelidir. Türkiye ertelemeye de karşıdır. Referandumun iptalini istemektedir. Doğru olan erteleme değil iptalidir. Erteleme bugünkü sorunları geriye atmak anlamına gelir.
Bizim gündemimizde erteleme yoktur. İptal bizim beklentimizdir.

Bütün opsiyonlar masaya kondu. Hepsi tek tek değerlendirildi, iptal edilmesi halinde neler, edilmemesi halinde neler olacak. Ve alınan tedbirler ne zaman uygulamaya konulacak hepsi bellidir. Hükümetimiz uygulama zamanına karar verecektir.

Türkiye konuyu bundan sonra da aklı selim ile sağduyu ile ve ülkemizin milletimizin çıkarlarını gözeterek takip edecektir.

BARZANİ'NİN "ERTELEME İÇİN ÇOK GEÇ" AÇIKLAMALARI

Bütün opsiyonları masaya koyduk. Hepsini tek tek değerlendirdik. Ne tür adım atılırsa Türkiye hangi tür tedbir alacak. İnşallah bunları uygulamaya gerek kalmaz. Barzani yönetimi bu referandumu iptal eder. İptal edilmezse bu yaptırımlar uygulamaya konulacaktır. Bu konuda hükümetimiz ve devletimizin kararlılığının görülmesini istiyoruz. Kararlarımızı aldık. Bunların ihtiyaç anında kullanılabileceğini hem IKBY yönetimi hem de dünya kamuoyunun bilmesi açısından bu kadarının yeterli olduğunu düşünüyoruz.

ULUSLARARASI ANLAŞMALARDAN DOĞAN HAK ANKARA ANLAŞMASI'NI MI KAPSIYOR. KERKÜK VE MUSUL'A MÜDAHALE HAKKI DOĞAR MI 

MGK bildirisinin sonunda şunu çok net şekilde ifade ettik. Tüm ikazlarımıza rağmen referandum yapılırsa ikili ve uluslararası anlaşmalardan doğan haklarımızı mahfuz tutarız. Lozan Anlaşması, Ankara Anlaşması, 1946 Ankara-Irak anlaşması ve Türkiye Irak sınır güvenliği anlaşması. Bu anlaşmalar sorunların nasıl çözüme kavuşturulacağını çok açık ortaya koymaktadır. Türkiye bu haklarını hatırlatıyor.

(00:15'de güncellendi)