Advertisement

ABD'nin New York kentinde İran'a yönelik yaptırımların delinmesiyle ilgili davada iddia makamı adına tanıklık yapan Reza Sarraf'ın savcılıkla yaptığı anlaşmanın ayrıntıları ortaya çıktı.

Sarraf, kendisine yöneltilen yedi suçlamayı da kabul etti ve suçlu olduğunu söyledi.

Sarraf'ın kabul ettiklerinin altısı iddianamede yer alan suçlamalar. Bunlar ABD ve özellikle de ABD Hazine Bakanlığı'nı dolandırmak için kumpas kurma, Uluslararası Acil Ekonomik Güç Yasası'nı (International Emergency Economic Powers Act) delmek için kumpas kurma, bankacılık sisteminde sahtekarlık yapma, bankacılık sisteminde sahtekarlık yapmak için kumpas kurma, kara para aklama ve kara para aklamak için kumpas kurma olarak sıralanıyor.

Yedinci suçlama ise Savcılık tarafından daha sonra yöneltildi ve hapishanede kendisine bazı imtiyazlar sağlaması karşılığında infaz koruma memuruna rüşvet vermesini kapsıyor.

Anlaşma metninde, tüm bu suçlamalar için yasalarda öngörülen azami hapis cezasının toplamda 130 yıl olduğu belirtildi. Sarraf'ın çarptırılacağı cezanın ise mahkeme tarafından belirleneceği ifade edildi.

Anlaşmada, Savcılık'ın Sarraf'ın soruşturma ya da yargı sürecine "kayda değer ölçüde" katkı yaptığına kanaat getirilmesi halinde, mahkemeye, verilecek cezanın hafifletilmesi talebini içeren bir dilekçe sunacağı da vurgulandı.

Savcılık Sarraf'a 7 şart koydu

Anlaşma kapsamında Sarraf'ın uyması beklenen koşullar şöyle sıralandı:

Soruşturma kapsamındaki konularla bağlantılı olarak kendisinin ya da başkalarının yaptığı eylemleri dürüstçe ve eksiksiz olarak açıklaması

Savcılık, Federal Soruşturma Bürosu (FBI) ve diğer kurumlarla tam bir işbirliği içerisinde olması

Savcılığın katılmasını talep ettiği toplantılarda bizzat yer alması

Büyük Jüri, duruşma ve diğer tüm mahkeme süreçlerinde dürüstçe ifade vermesi

İşlediği tüm suçları ya da kendisine yönelik veya kendisinin dahil olduğu diğer tüm soruşturma süreçlerinin ayrıntılarını Savcılık'a bildirmesi

Başka bir suç işlememesi

Anlaşma kapsamında kabul ettiği suçlamalarla ilgili Savcılık, ilgili kurumlar ve ABD'de çalışma yetkisi bulunan avukatları haricinde kimseyle görüşmemesi.

Savcılık ayrıca, Sarraf'ın anlaşmaya uyması halinde vergi usulsüzlükleri haricinde dava kapsamındaki konularla ilgili herhangi bir yeni ceza işlemi yapmayacağını kabul etti.

Yeni kimlik ihtimali anlaşmada

Anlaşmada Sarraf'ın tanık koruma programına alınarak, kendisine yeni bir kimlik verilmesi ihtimali de gündeme getirildi ve bu konuda şu ifadelere yer verildi:

"Davalının, Savcılık ile yapacağı dürüst işbirliği, bazı kişilerin davalıya, ailesine ve sevdiklerine yönelik şiddet, güç ve tehditte bulunma ihtimalini doğurmaktadır.

"Davalının yaptığı işbirliğinin, kayda değer ölçüde fiziki zarara uğrama riskini doğurması halinde, Savcılık, davalının yazılı talebiyle davalının, ailesinin ve sevdiklerinin güvenliğini sağlamak amacıyla makul ve gerekli olarak nitelendirdiği adımları atacaktır.

"Bu adımlar arasında ABD federal yargı kolluk kuvvetinin (US Marshals Service) uyguladığı ve kabul edilmesi halinde, davalının, ailesinin ve sevdiklerinin yeni kimlikler verilerek, başka bir yere yerleştirilmesini içeren Tanık Koruma Programı'na başvurulması da yer alma ihtimali de bulunmaktadır."

Anlaşmada, Sarraf'ın bu davaya konu olanlar dışında başka suçlar işlemesi, hatalı, eksik ya da yanıltıcı ifade vermesi ya da anlaşma şartlarını ihlal etmesi halinde, kendisine yöneltilen ve kabul ettiği suçlamalardan anlaşma yapılmamışçasına yargılanacağı ifade edildi.

Haberturk.com