Advertisement
HABERLER ABONE OL

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) tarafından düzenlenen İnovasyon ve Girişimcilik Haftası Kapanış Töreni'nde konuştu. Konuşmadan satır başları şöyle;

Bu etkinlikte ilgili tüm kesimleri bir araya geliyor olması çok önemlidir. Dolu dolu bir haftayı geride bırakan etkinliğimizin önümüzdeki yıllarda daha da zenginleşeceğine inanıyorum.

Hedeflere ulaşmak için kamunun destekleri yanı sıra girişim sermayesi fonu hayata geçirilmeli. Büyük şirketlerin kurduğu girişim sermayesi fonları dünya genelinde 13 milyar doların üzerinde. Ülkemizdeki büyük şirketler girişimcilere yatırım yapmalı.

Basiretli iş adamlarımızı tecrübelerini genç iş adamlarına ve girişimcilere aktararak destek vermeli. Yurt dışına da üretim yapan bunun için yerli tedarik ağını kullanan yatırımcı sayısının artması ortada koyuyor ki ülkemizde ortaklık kurabilecekleri, ARGE kapasitelerinden yararlanacakları çok sayıda ortak bulabilecektir.

Son dönemde hız kazanan ülkemizin ekonomisine yönelik olumsuz algı oluşturma çabalarına karşı dikkatlerinizi özellikle çekmek istiyorum. Türkiye bu algı çabasının tam tersine, sahip olduğu büyük potansiyel yanında tüm yatırımcıları cezbeden ülke olma özelliğini güçlendirerek sürdürüyor.

Bizim ne üretimle ne tasarımla ne yenilikle ne de girişimcilikle bir sıkıntımız yok. Rabbim millet olarak hepsini de bize, bu millete, bu gençliğe ziyadesiyle lütfetmiştir. Şimdi artık bunları kuvveden fiile geçirme zamanıdır. Türkiye orta gelir tuzağından ancak bu şekilde kurtulabilir. Bizim yerimiz, gelişmekte olan değil, gelişmiş ülkeler sınıfıdır. Bizim yerimiz gelişmekte olan ülkeler değil gelişmiş ülkeler sınıfıdır.

Tüm algı operasyonlarına rağmen Türkiye sahip olduğu büyük potansiyellerle birlikte sahip olduklarını güçlendirerek yoluna devam ediyor.

16 Eylül 1922 tarihli bir ABD gazetesinde, İstanbul, Muhammedi inanışın merkezi, Atatürk de İslam'ın yeni lideri olarak anılıyor. İlginç değil mi? Bir yere daha geliyorum, 10 Ekim 1922 tarihli gazete, Mustafa Kemal'i korkunç Türklerin, en korkuncu olarak nitelendiriyor. Bu haberlerin bugünkülerden farkı var mı? Dün böyle yaptılar, bugün de aynısını yapıyorlar. Değişen bir şey yok.

Dün ülkemiz aleyhine oluşturulmaya çalışılan algı Kurtuluş Savaşımızı başarıyla sonuçlandırmamıza ve yeni devletimizi kurmamıza engel olmamıştı. Bugün de benzer gayretler 2023 hedeflerimize ulaşmamıza, demokraside ve ekonomide dünyanın en ileri ülkeleri arasına girmemize engel olamayacaktır.

Algı operasyonlarıyla bize çelme takmaya çalışanları yalanlarının altında ezilip kalacaklar.

Türkiye adeta dünyanın kalbi olan bir coğrafyada. Sadece kendi insanımız değil dünyadaki milyonlarca mazlum gözlerini ülkemize kilitlemiş durumda. Gümülcine'de soydaşlarımızın gözyaşlarını bizzat yerinde tespit ettim. Umut neresi? Umut Türkiye. Her zaman ifade ettiğim gibi Türkiye'nin sendelemesi demek kardeşlerimizin de sendelemesi demek.

Düşünün, 65 yıl önce Celal Bayar oraya gitmiş. Oraya bir okul yapmışlar Celal Bayar isminde. Sonra ismine bile katlanamamışlar ve ismini kazımışlar. Yunan yönetimine söyledim, restorasyonsa restorasyon. Biz şuna inandık; düşüncesine güvenen düşünce özgürlüğünden, inancına güvenen inanç özgürlüğünden korkmaz.

ABD'nin de altında imzası olduğu BM kararını son açıklamasıyla ABD yok saymıştır. Şimdi sen bu imzayı yok sayıyor. Hiç kimse hukukun üstünde değil, hiçbir ülke uluslararası hukuku yok sayamaz.

İsrail bir işgal devletidir. Şu anda polisiyle bütün gençleri, çocukları terör estirerek vuruyor. F-16'larıyla Gazze'ye, bir taraftan Filistin'e saldırıyorlar. Niye? Ben güçlüyüm. Güçlü olmak haklı olmak anlamına gelmez. Haklı olan güçlüdür. Bunu böyle bilelim.

HT