Advertisement

Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) ve Bain & Company iş birliğiyle hazırlanan "Yurt Dışı Yatırım Endeksi 2018" raporuna göre, Türk şirketleri için yatırım cazipliğinde İngiltere ilk sırada yer aldı.

DEİK/Yurt Dışı Yatırımlar İş Konseyi ve Bain & Company tarafından Türk şirketlerine yönelik geliştirilen "Yurt Dışı Yatırım Endeksi 2018" açıklandı.

DEİK ve Bain & Company'den yapılan açıklamaya göre, endeks, Türk yatırımcılar açısından önem arz eden seçilmiş belli başlı kriterlere göre dünya ülkelerini derecelendiriyor. Dönemsel olarak hazırlanan endeks, yatırım yapılacak ülkenin iç dinamiklerinin yatırım önceliklerini etkilediği gerçeğinden hareketle ülkeleri; yüksek, orta ve düşük gelirli olmak üzere 3 grupta inceliyor.

Geçen 2 yılın birincisi ABD, bu yıl liderliği Birleşik Krallık’a devretti. Özellikle yatırımlarını küreselleştirmeye çalışan Türk şirketleri, kurdukları aracı şirket veya doğrudan yatırımları ile Birleşik Krallık’ı bir üs olarak belirledi. Birleşik Krallık, Türkiye’ye yakınlığı, uluslararası hukuk, finans ve yatırım danışmanlarına erişim kolaylığı ile cazip bir yatırım adresi oldu. Birleşik Krallık, diğer gelişmiş batı ülkelerine kıyasla vergi avantajı, şirket kurma süreçlerindeki esneklik ve para biriminin kullanım kolaylığı ile ön plana çıkıyor. Türk şirketlerinin 2017 yılında tespit edilen yurt dışı yatırım ve şirket satın almalarının işlem bazında yüzde 18’i Birleşik Krallık’ta gerçekleşti.

Doğu Avrupa ülkeleri, çıkışını sürdürdü

Bölgesel bağlamda Amerika'nın biraz ikinci planda kaldığı dönemde, Doğu Avrupa ülkeleri yatırım adresi olarak son yıllardaki çıkışını sürdürdü.

Rapora göre, sıralanan tüm ülkelerin 21 tanesi Avrupa’da yer almakla birlikte endekste öne çıkan önemli bir bulgu, Doğu Avrupa ülkelerinin çıkışı oldu. Polonya, Macaristan, Romanya ve Sırbistan, gerek Türkiye’den gerek dünyadan özellikle imalat operasyonlarına dönük önemli miktarda yatırım çekiyor. Romanya, bu alanda Türk yatırımcıların birinci adresi olsa da, Türk yatırımcılar geçen yıl özellikle Sırbistan merkezli imalat yatırımlarını artırdı. Endekste 2 yıldır iyi bir yer edinen Çekya’nın Türk şirketlerince potansiyelinin altında değerlendirildiği gözlemleniyor. Almanya, Fransa, İspanya, Hollanda ve Belçika gibi gelişmiş Batı Avrupa ülkeleri de önemli birer yatırım adresi olmaya devam ediyor.

Avrupa, Türkiye için yatırım adresi olmaya devam ediyor

Avrupa’nın, Türkiye açısından gerek yatırım kaynağı gerekse yatırım adresi olma niteliği endeks sonuçları ile de destekleniyor. Kendi değer zincirinde üst seviyelere yaklaşan Türk şirketleri, marka ve teknoloji transferi sağlayacak alımlarına gelişmiş ülkelerde devam edecek.

Afrika ülkeleri özellikle fırsat odaklı yaklaşımları olan Türk şirketleri için düşük gelirli ülkeler grubunda önemli yer edindi. Kuzey Afrika ülkeleri, daha çok öne çıksa da Türkiye’nin Sahraaltı Afrika’da gerek siyasi gerekse ekonomik atılımları zaman içerisinde yatırıma dönüştü. Ayrıca, bu yıl Kenya da listeye girmeyi başardı. Son yıllarda Sudan da Türk yatırımcıların ilgi alanına girmeye başladı. Orta Doğu’da yaşanan politik belirsizliğin gelecek dönemlerde de devam edeceğine yönelik algının, Türk yatırımlarının bu bölgeye yönelmesine neden olabileceği düşünülüyor.

Orta gelirli ülkeler sınıfında Çin liderliğini korurken, düşük gelirli ülkeler sınıfında ise Endonezya ilk sırada yer aldı.

Küresel ekonomik hareketliliğin tersine, ekonomi gündeminde çeşitli sebeplerle ikinci planda kalmış Asya Pasifik bölgesi hala önemli fırsatlar barındırıyor. Genç ve büyüyen ciddi bir nüfusa sahip bu ülkelere dönük gerek siyasi gerekse ekonomik ilişkiler son yıllarda önemli mesafe katetti. Listeye girmeyi başaran Çin, Güney Kore, Hindistan, Endonezya ve Malezya’nın yanında bu yıl Vietnam ve Tayland da endekste kendine yer edindi. Hindistan; Orta ve Güney Asya’da en fazla yabancı yatırımı çeken ülke olsa da yabancı yatırım girişleri halen nüfusuna göre çok küçük. Geçen yıl gerçekleştirilen Cumhurbaşkanlığı seviyesindeki ziyaretin, ikili ekonomik ilişkileri güçlendireceği öngörülüyor.

Önceki döneme kıyasla artan petrol fiyatları, yakın pazarlardaki ekonomik görünümü az da olsa yukarı çekmeyi başardı. Irak ve Suudi Arabistan’ın yatırımcılar için daha iyi bir izlenim yarattığı görülüyor. İran, yaptırımların devreye alınması sonrası önceki yılki rüzgarını kaybetti. En fazla Türk yatırımını barındıran Rusya’nın, Ukrayna ve batı ülkeleri ile yaşadığı ekonomik ve politik sorunlar sebebiyle çektiği doğrudan yabancı yatırımlar 2014’ten bu yana hızla düşüyor. Ülke, Türk yatırımcıları açısından da bir önceki yıla göre daha düşük bir derece elde etti.

 

 

- Türk şirketleri, 15 yılda 30 milyar doları aşkın birleşme ve satın alma işlemi gerçekleştirdi

 

2017 yılında yurt dışında 2 milyar dolarlık sıfırdan yatırım ve yarım milyar dolarlık birleşme ve satın alma işlemi gerçekleştirildi. İmalat, lojistik, inşaat malzemeleri, ahşap işleme, enerji ve gıda sektörlerine yatırım ön plana çıktı.

Endekse göre, bölgesel ve küresel coğrafyada öne çıkmak isteyen Türk şirketleri, 2017 yılında yurt dışında 2 milyar dolarlık (2016 yılında 2 milyar dolar) 72 sıfırdan yatırıma imza attı. 2017 yılında Türk şirketleri tarafından yurt dışında yarım milyar dolarlık 17 birleşme ve satın alma işlemi (2016 yılında 3,6 milyar doları) gerçekleştirildi. 2017 ile birlikte son 15 yılda Türk şirketleri, yurt dışında toplamda 30 milyar doların üzerinde 300 adet birleşme ve satın alma işlemi gerçekleştirmiş oldu.

 

- "Türkiye’nin yurt dışına yatırımları 20 kat arttı"

 

Açıklamada görüşlerine yer verilen DEİK Başkanı Nail Olpak, küresel yurt dışı yatırım tutarının 1990 ila 2000 yılları arasında 4 trilyon doları civarında iken, 2000 ila 2017 yılları arasında yaklaşık 5 kat artışla 20 trilyon dolarının üzerine yükseldiğini, aynı dönemde Türkiye’nin, yurt dışına yaptığı yatırımı yaklaşık 20 kat artışla 40 milyar dolara çıkardığını bildirdi.

Türk iş insanlarının, bugün dünyanın dört bir yanında çeşitli sektörlerde önemli yatırımlara imza attığını vurgulayan Olpak, "Bizler de DEİK olarak, yatırımcılarımızın önünü açmak ve onlara yol göstermek için dünyada 138 ülke ve bölgede faaliyet gösteren 145 iş konseyimizle ticari diplomasi faaliyetleri yürütüyor, yatırım fırsatlarını araştırıyor ve üyelerimizi bu bağlamda teşvik ediyoruz." ifadelerini kullandı.


Bu yıl üçüncü kez hazırlanan ve zamanın değişen şartlarına göre güncellenen Yurt Dışı Yatırım Endeksi’nin, Türk şirketlerinin yurt dışı yatırımlara artan ilgisini çarpıcı sonuçlarla ortaya çıkardığını aktaran Olpak, şunları kaydetti:

"Bu bağlamda yatırımcılarımızın, yatırım kriterlerinin başında pazar büyüklüğünün geldiğini gördük. Ayrıca, öne çıkan kıstaslar arasında kalkınmışlık düzeyi ve mevzuat altyapısı da endeksimizin ortaya çıkardığı sonuçlar arasında yer alıyor. İnanıyorum ki, endeksimizde yer alan tüm bu kıymetli bilgiler önümüzdeki dönemde de yatırımcılarımızın dünyaya açılma serüvenlerinde onlara ışık tutar, rehberlik eder ve Türkiye’den küresel markalar çıkmasına vesile olur."

 

- "Küresel ölçekte her sektörde ilk 500’e giren şirketlere sahip olmalıyız"

 

DEİK Yurt Dışı Yatırımlar İş Konseyi Başkanı ve Bain & Company Şirket Ortağı Volkan Kara da "Bu yılki raporumuzun bulgularından da görüleceği üzere, önceki yıla kıyasla küresel yatırım akışlarında hafif bir dalgalanma yaşandığı görülse de yurt dışına giden Türk yatırımlarında son yıllarda yakalanan hızın fazla altına inilmedi." değerlendirmesinde bulundu.

Kara, endekste son dönem Türk yatırımcılarının davranışlarına paralel olarak yatırım adreslerinin seçiminde; başta Doğu Avrupa ülkeleri ve komşu coğrafyalar olmak üzere, organik ticari bağı olan ülkeler ve politik ilişkilerin hareketlendiği ülkelerin öne çıktığını belirterek, gıda, inşaat ve taahhüt, lojistik, ağaç ve kâğıt ürünleri imalatı, enerji ve perakendenin ise en fazla yatırım yapılan sektörler olduğunu bildirdi.

Yurt dışı yatırımın küresel rekabetçilik için çok önemli olduğunu vurgulayan Kara, "Kendi değer zincirinde üst basamaklara tırmanmak isteyen şirketler için yeni nesil destek mekanizmalarının geliştirilmesi artık elzem bir konudur. Küresel ölçekte her sektörde ilk 500’e giren şirketlere sahip olmamız gerekiyor." ifadelerini kullandı.