Advertisement
GÜNCEL / SİYASET ABONE OL

İSTANBUL (A.A) - 24.03.2011 - Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ''230 milyar dolardan aldığımız milli gelir, 6 yılda yine üç katın üzerinde bir artışla 730 milyar dolara ulaştı. 6 yılda 3 katın üzerinde artan milli gelir, 12 yılda pekala 3 kat artabilir ve 2 trilyon dolara ulaşabilir'' dedi.

Erdoğan, Dolmabahçe Ofisi'nde, ''2023 Türkiye İhracat Stratejisinin Uygulamaya Aktarılması ve Performans Yönetimi Projesi''nin açıklandığı toplantıdaki konuşmasında, artık Türkiye'nin güçlendiğini ve karşı tarafa güven verdiğini kaydederek, ''Güven verdiğimiz için biz, artık çok daha farklı ülkelerin, güçlü ülkelerin talebiyle karşı karşıya kalacağız. Şunu da özellikle söyleyeyim, lütfen talebe arz meydana getirmeyelim. Talebi biz meydana getirelim. Artık dünya bunun üzerine kurulu. Biz kovalayacağız, müşteri beklemeyeceğiz'' diye konuştu.

Otomotivin ilk sırada yer alırken ikinci sıraya demir çeliğin çıktığını, tekstilin üçüncü sırada yer aldığını dile getiren Başbakan Erdoğan, ''Süratle artıyor. Şu anda demir çelikte yaptığımız dev yatırımlarla inanıyorum ki, hem iç piyasada hem dış piyasada çok daha büyük yer alacak güce kavuşacağız. Ona doğru gidiyor'' dedi.

Erdoğan, milli gelir hedeflerinin de gerçekçi olduğunun görüleceği bir rakama ulaştığına işaret ederek, şöyle devam etti:

''230 milyar dolardan aldığımız milli gelir, 6 yılda yine üç katın üzerinde bir artışla 730 milyar dolara ulaştı. 6 yılda 3 katın üzerinde artan milli gelir, 12 yılda pekala 3 kat artabilir ve 2 trilyon dolara ulaşabilir. Bunun için ulaşmaması noktasında herhangi bir şey yok. Ulaştırma da aynı şekilde... Cumhuriyet tarihi boyunca bu ülkede 79 yılda, 6 bin 100 kilometre bölünmüş yol yapıldı. Gerçek ortada. 8 yıl bile değil ama ben 8 yıl diyorum, 8 yılda 13 bin 600 kilometre bölünmüş yol yaptık. Bunlara göre hesabını yapmış olsak, ortaya ne çıkar? Bunu 10'la çarpmamız lazım. 10'la çarptığınız zaman 130 bin kilometre bölünmüş yol demektir. Mezraları, köy yollarını söylemiyorum, bölünmüş yolları söylüyorum. Ben artık ulaştırma bakanına hep şunu söylüyorum; şimdi artık duble yol değil, bunu artık aşıyoruz, şimdi Hazine arazilerinin olduğu yerlerde veya kamulaştırmanın rahat olduğu yerlerde 3 artı 3 yapacağız. Yani 3 gidiş 3 geliş. Türkiye artık bunları yapabilir. Bunlar da zaten adeta otoyol kalitesinde yapılmakta olan yollar.

Bir taraftan artık hızlı trene, öbür taraftan havayoluyla... Zaten ülkemizin dört bir yanına halkın yolu haline geldi havayolu. Bir yabancı girişimci buraya geldiği zaman ülkemizde gidemeyeceği yer yok. Şimdi ikinci adımı atıyoruz. 15 bin kilometre vaadimiz vardı, bizimle dalga geçiyorlardı, 15 bin kilometre şimdi doluyor, ikinci 15 bin kilometreye başlıyoruz. 2023 vizyonumuzda bu da var.''



-''2011 12 HAZİRAN'INI BİR MİLAT OLARAK GÖRÜYORUM''-



Önemli olanın özgüven olduğunu, Türkiye'ye inandıklarını, millete güvendiklerini ve ''Kaynak Türkiye''dir diyerek son derece iddialı hedefler belirlediklerini anlatan Erdoğan, 8 yılın sonunda da belirledikleri iddialı hedeflerin hemen hemen tamamını tutturduklarını ve yeniden iddialı hedeflerle milletin huzuruna çıktıklarını belirterek, şunları kaydetti:

''İnşallah, azimle, kararlılıkla, cesaretle... Denizin altından Marmaray inşallah 2013'de hizmetinize giriyor. Sultan Abdülmecit 19. asırda projesini ortaya koydu ama o günden bugüne kimse bu adımı atamadı. Ama biz dedik ki bunu Osmanlı'nın bir torunu olarak biz gerçekleştireceğiz. Ne yazık ki, Osmanlının torunu olduğunu zannettiklerimiz 'burada çanak çömlek var' dediler, önümüzü kestiler. İnsandan daha kutsal şey olabilir mi? Her şey insan için olacak. 3 yılımızı yediler çanak çömlekten. 3 yıl gitti. Yazıktır, günahtır. 3 yıl. Bunun maliyet hesabını yapıyor musunuz? Bunların böyle bir derdi yok.

Galataport'u engellediler. Niye? Yahudiye gidiyor diye... Şu Tophane'nin halini görüyorsunuz değil mi? Yani eğer başlanmış olsaydı, şu anda orada pırıl pırıl bir Galataport olacak, gemiler oraya rahatlıkla girebilecekti. Öbür tarafta Haydarpaşaport, yine aynı şekilde... İstanbul'da biz şu anda bile otellerimizde yer yetiştiremiyoruz. Ama bunlarla hem kapasitemizi artıracağız, hem İstanbul'u dünyanın bir kongre merkezi olarak, bir eğitim merkezi olarak, bir sağlık merkezi olarak çok daha farklı bir konuma taşıyacağız. İşte bu heyecanı taşıyamayan insanlarla mücadele ederek ancak bu noktaya gelebiliyoruz.''

Önümüzdeki dönemin çok daha faklı olacağını umut ettiğini ifade eden Erdoğan, ''Ben, 2011 12 Haziran'ını bir milat olarak görüyorum. Çok daha farklı olarak yürüyeceğiz. 500 milyar dolarlık hedefle çok daha farklı yürüyeceğiz. Çünkü o 500 milyar doların meydana getirdiği sinerji, onun meydana getirdiği istihdam kapasitesi, Türkiye'de birçok şeyi hareketlendirir. Bu cesaretle bu hedeflerimizi de tutturacak, en büyük hedefimiz olan Türkiye'yi dünyanın en büyük 10 ekonomisi arasına yükseltme hedefimizi de gerçekleştireceğiz. Hedeflerimizin, vizyonumuzun, ufkumuzun, milletimizle birlikte sivil toplum örgütleriyle de paylaşılıyor olmasından büyük bir heyecan duyduğumu paylaşmak isterim'' diye konuştu.

Erdoğan, TİM'in detaylı bir çalışma yaparak, 500 milyar dolar ihracatın mümkün olduğunu ortaya koyduğunu ve bunun için nasıl bir heyecanla çalışacağını ilan ettiğini dile getirerek, TİM'e, yöneticilerine, ihracatçı birliklerine, ihracatçılara, bakanlara, kurumlara, bürokratlara teşekkür etti.

Konuşmasının ardından TİM Başkanı Mehmet Büyükekşi, Başbakan Erdoğan'a 2023 ihracat stratejisinin altın anahtarını ve projenin özel baskılı kitabını sundu.

Bunun ardından Erdoğan, ''Yüzde 100 yerli otomobil'' konusuna değinerek, Türkiye'nin gemi inşaat sektöründe güçlü olduğunu, uçak motorlarını üretebilen bir ülke haline gelebileceğini belirterek, ''Ben bu noktadaki ideallerimi söylüyorum. Bu millet bunu yapar mı deyince, yani Nuri Demirağ, kendi uçağımızı yapıp uçurduysa, Sivas Divriği'ye bunu uçurduysa, peki şimdi biz bunu niye yapmıyoruz? Bir yerlerden birileri çomak sokuyor. Bu oyuna gelmeyelim, bu oyunu bozalım, Türkiye bunu bozar. Perşembe pazarında, çocukluğumda 20 metrekare içerisinde motor şaftı yapan ustaları biliyorum. Hatta gemi şaftını içeriye sığdıramadığı için dükkanın kapısından dışarı uzatmak suretiyle yapan ustaları biliyorum. Biz artık çok daha büyük imkanlara sahibiz, yaparız'' diye konuştu.