Advertisement

Dünya Bankası Başkanı Robert Zoellick, ''küresel ekonominin yeni tehlikeli bir bölgeye girdiğini'' söyledi.

Zoellick, George Washington Üniversitesi'nde yaptığı konuşmada, ''Avrupalı ülkeler ortak para birimi konusundaki ortak sorumluluklarına ilişkin zorlu gerçeklere direnç gösterdikleri için küresel ekonomi yeni bir tehlikeli döneme girdi'' dedi. Avro Bölgesi ülkelerini, Avrupa'daki borç krizini önlemede sert önlemler almamakla eleştiren Zoellick, bu ülkelerin sorumlu hareket etmediğini, çünkü işleyeceğini garanti altına almadan ortak para birimi oluşturduklarını ifade etti.

Avrupa, ABD ve Japonya'daki yetkililerin ekonomik modeldeki değişime direnen tutumlarının küresel ekonomiye zarar verebileceği uyarısında bulunan Zoellick, ''ABD, Avrupa ve Japonya, ekonomileri sorunlarını çözmek için zor kararları almayı uzun süredir geciktiriyorlar. Avrupa, Japonya ve ABD sorumluluklarıyla yüzyüze gelmediği sürece sadece kendilerini değil küresel ekonomiyi de perişan edecekler'' dedi.

Uluslararası Para Fonu (IMF) Başkanı Christine Lagarde, gelişmiş ülkelere, küresel ekonomiyi tehdit eden zayıf büyüme ve yüksek borçlar kısır döngüsünü kırmak için cesur ve koordineli adımlar atmaları çağrısında bulundu.

Lagarde, ABD'deki düşünce kuruluşu Woodrow Wilson Merkezi'nde yaptığı ''Küresel Ekonomik Zorluklar ve Küresel Çözümler'' başlıklı konuşmada, sürdürülebilir küresel toparlanma için bir yol olduğuna inandığını, bu yolu takip edebilmek için, dünya genelindeki liderlerin durumu kurtarıcı politikalar yerine, güçlü siyasi irade göstermelerine, rekabet yerine işbirliğine ve hareketsizlik yerine eyleme geçmeye ihtiyaç olduğunu vurguladı.

''Büyük çaplı ekonomik kaygıların olduğu bir dönemde yaşadığımız kesin'' ifadesini kullanan Lagarde, ''Müşterek ve cesur adımlar atmadıkları takdirde, büyük ekonomilerin ileriye doğru yol almak yerine, geriye gitmeleri yolunda gerçek bir risk bulunuyor'' diye konuştu.

ABD ve Avrupa'daki liderleri, borçları azaltmak için güvenilir orta vadeli planlar geliştirmeye çağıran Lagarde, bununla birlikte hükümetleri, bütçeleri çok hızlı biçimde konsolide etmenin toparlanmaya ve istihdam yaratmaya zarar verebileceği yönünde uyardı. Avro bölgesindeki liderlerin, tüm bankaların düzgün biçimde sermayeleşmesini sağlamaları gerektiğini de ifade eden Lagarde, büyük borç yükü içindeki Avrupa ülkelerinin devlet harcamalarını kontrol altına alması gerektiğine değindi.

ABD Başkanı Barack Obama, dünya ekonomisinin zayıf kalmaya devam edebileceği, Avro Bölgesi'ndeki krizin sürebileceği uyarısında bulundu. Obama, Washington'da İspanyol gazetecilere, ''Sorun çözülmediği sürece, dünya ekonomisinde zayıflamaları görmeye devam edeceğimizi düşürüyorum'' dedi.

Sorunun, Fransa'da Kasım ayında düzenlenecek G-20 toplantısının önemli bir konusu olacağını belirten Obama, ABD'nin Avro Bölgesi'ndeki krizin çözümü için Avrupa ülkelerinin çabalarıyla ''yakından ilgilendiğini'', ancak büyük Avrupa ülkelerinin bu konuda bir stratejiye karar vermesi gerektiğini söyledi.

Obama, ''Yunanistan'ın daha acil bir sorun olduğu açık. Krizi hafifletmek için önlem alıyorlar, durdurmak için değil'' ifadesini kullandı.

Asya Kalkınma Bankası (ADB), Asya'nın bu yıl için büyüme tahminini Asya ülkelerinin önemli ticari ortaklarının zayıf talebi nedeniyle düşürdü.

ADB, yenilediği ''Asya Kalkınma Görünümü'' raporunda, Japonya hariç gelişmekte olan 45 Asya ülkesinin 2011 yılı ve 2012 yılı büyüme tahminini yüzde 7,5'e indirdi. ADB, nisan ayında açıkladığı raporda, Asya'nın 2011 yılında yüzde 7,8 ve 2012 yılında yüzde 7,7 büyüyeceği tahmininde bulunmuştu.

Manila merkezli ADB'nin raporunda, Çin'in 2011 yılı için büyüme tahmini yüzde 9,6'dan yüzde 9,3'e ve 2012 yılı için büyüme tahmini de yüzde 9,2'den yüzde 9,1'e düşürüldü. Hindistan'ın da bu yıl 2011 yılında yüzde 7,9 ve gelecek yıl yüzde 8,3 büyüyeceği tahmin ediliyor. Hindistan'ın daha önce bu yıl yüzde 8,2 ve 2012 yılında yüzde 8,8 büyüyeceği tahmin edilmişti.

Enflasyonun bir ''tehdit'' oluşturmaya devam edeceğine işaret edilen raporda, daha önce yüzde 5,3 olacağı tahmin edilen tüketici fiyat enflasyonunun bu yıl yüzde 5,8'e çıkacağı, 2012 yılında ise yüzde 4,6'ya gerileyeceği öngörüldü.



-ABD EKONOMİSİ-



ABD'de Ağustos ayında Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE) ve perakende satışlar bir önceki aya göre değişmedi.

Çalışma Bakanlığının açıklamasına göre ÜFE, son 12 ayda ise büyük bölümü yüksek gıda ve akaryakıt fiyatlarından kaynaklanmak üzere yüzde 6,5 arttı. Ağustos ayında ÜFE'nin değişmemesi enflasyon baskılarının hafiflemesi olarak yorumlandı. Geçen ay gıda ve akaryakıt hariç çekirdek ÜFE ise yüzde 0,1, son 12 ayda yüzde 2,5 yükseldi.

Ticaret Bakanlığı da geçen ay perakende satışların temmuz ayına göre değişmediğini açıkladı.

Açıklamada, ağustos ayında elektronik, akaryakıt ve gıda malları satışlarının arttığı, otomobil, mobilya ve tekstil satışlarının ise düştüğü kaydedildi. Geçen ay otomobil hariç perakende satışlar ise yüzde 0,1 arttı.

Çalışma Bakanlığı, geçen ay Tüketici Fiyat Endeksinin (TÜFE) yüzde 0,4 arttığını bildirdi. Temmuz ayında TÜFE yüzde 0,5 yükselmişti. Ağustos ayında gıda ve enerji fiyatları hariç çekirdek TÜFE ise yüzde 0,2 arttı. Çekirdek TÜFE son 12 ayda yüzde 2 yükseldi. Bu yaklaşık üç yıldır en büyük yıllık artış olarak kayıtlara geçti.

Bakanlık, geçen hafta işsizlik maaşı başvurularının da önceki haftaya göre 11 bin artarak 428 bine çıktığını belirtti. Geçen hafta, 4 haftalık ortalama işsizlik maaşı başvuruları ise, önceki haftaya göre 4 bin yükselişle 419 bin 500'e çıktı.



-AVRUPA EKONOMİSİ-



Avrupa Merkez Bankası (ECB), piyasalara dolar likiditesi sağlamak üzere ABD Merkez Bankası (Fed), Japonya Merkez Bankası (BoJ), İngiltere Merkez Bankası (BoE) ve İsviçre Merkez Bankası ile anlaştı. Anlaşmayla, üç ayrı orta vadeli kredi operasyonuyla yıl sonuna kadar dolar likiditesi sağlanacağı ve operasyonların 12 Ekim, 9 Kasım ve 7 Aralıkta gerçekleştirileceği ifade edildi.

ECB Başkanı Jean Claude Trichet, ECB, merkez bankalarının piyasalara ABD doları sağlamaya yönelik ortak hareketlerinin, birlik içinde hareket ettiklerini gösterdiğini söyledi. Trichet, küresel bazda koordineli alınan piyasalara dolar likiditesi sağlama operasyonları kararının, merkez bankalarının küresel seviyede çok yakın bir işbirliği içinde bulunduğunun açık işareti olduğunu bildirdi.

Son dönemde piyasalarda görülen dalgalanmaların, bazılarının bir kaç ay önce düşündüğü gibi küresel ekonominin normale dönmediğinin işareti olduğuna vurgu yapan Trichet, hükümetlere yeni şoklara karşı finansal sistemlerini güçlendirmeleri ve çabalarını artırmaları çağrısı yaptı.

AB Ekonomi ve Maliye Bakanları (ECOFIN), Avrupa'nın borç krizini görüşmek üzere Polonya'nın Wroclaw kentinde biraraya geldi.

Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy, Almanya Başbakanı Angela Merkel ve Yunanistan Başbakanı Yorgo Papandreau, Avrupa bankalarını etkisi altına alan krizle ilgili olarak telekonferans yoluyla görüştü. Papandreu, Yunanistan'ın taahhütlerini yerine getireceği konusunda kesin kararlı olduğunu vurgularken, Sarkozy ve Merkel, ''Yunanistan'ın geleceğinin Avro bölgesinde olduğu konusunda aynı görüşü paylaştıklarını'' belirtti.

Almanya Başbakanı Merkel, Avro Bölgesi ortak tahvilinin bölgenin borç krizine çözüm olarak görülmesine açıkça karşı çıkarak, ''borçları kolektif hale getirmenin sorunu çözmeyeceğini'' vurguladı. Almanya'nın politikasında avronun istikrarlı olmasının en öncelikli konu olduğunu bildiren Merkel, ''Avronun istikrarlı olmasının sağlanması, şimdi ve gelecek için merkezi bir görevdir'' diye konuştu.

Avrupa Komisyonu'nun Ekonomik ve Parasal İşlerden Sorumlu üyesi Olli Rehn, ağır borç yüküyle mücadele eden Yunanistan'ın Avro Bölgesi'nden çıkmasının ya da temerrüte düşmesinin, yalnızca Yunanistan için değil aynı zamanda Avro Bölgesi'ne üye tüm diğer ülkeler, Avrupa Birliği ve dünyanın geri kalanı için politik, sosyal ve ekonomik anlamda dramatik bir maliyeti olacağını vurguladı.

Avrupa Komisyonu Başkanı Jose Manuel Barroso, ''Avrupa Komisyonu'nun, Avro Bölgesi ortak tahvili uygulaması konusunda yakında seçenekler sunacağını'' söyledi. Barroso, ''Bu seçeneklerin bazıları mevcut anlaşmaya dayanarak uygulanabilir, diğerleri anlaşmada değişiklik gerektirecek. Dürüst olmalıyız; bu karşı karşıya bulunduğumuz bütün sorunlara hemen çözüm sunmayacak'' dedi.

AB Komisyonu, 27 üyeli Birliğin 2011 yılı büyüme tahminini yüzde 1,8'den yüzde 1,7'ye düşürdü. Komisyon, 17 üyeli Avro Bölgesi'nin yüzde 1,6 olan büyüme tahminini ise değiştirmedi.

Rehn, ''Avrupa ekonomisiyle ilgili beklentiler kötüleşti. Mali krizden toparlanma genelde yavaş ve engebeli. Buna ilaveten AB ekonomisi zorlaşan dış şartlardan da olumsuz etkileniyor. İç talepte de durgunluk yaşanıyor. Borç krizi daha da kötüleşti ve mali piyasalardaki çalkantı reel ekonomiye hasar verecek'' uyarısında bulundu.

Avrupa Komisyonu, Avro Bölgesi'nin kamu borcunun gayrisafi yurtiçi hasılaya (GSYH) oranının gelecek yıl yüzde 88,7'ye ulaşabileceğini bildirdi. Avro Bölgesi'nin kamu borcu, 2007 yılında GSYH'nin yüzde 66,3'ü, AB'nin tamamında ise GSYH'nin yüzde 59'u seviyesinde bulunuyordu.

Avro Bölgesi'nde enflasyon ağustosta bir önceki aya göre değişmeyerek yüzde 2,5'te kaldı. AB'de de temmuzda yüzde 2,9 düzeyindeki enflasyon Ağustos ayında yerinde saydı.

Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Moody's, Fransız bankalarından Credit Agricole'un ''Aa1'' olan kredi notunu bir basamak düşürerek ''Aa2''ye, Societe General'in ''Aa2'' olan kredi notunu da ''Aa3''e indirdi. Kuruluş, BNP Paribas'nın kredi notunu ve ''negatif'' olan not görünümünü ise korudu.

Fransa Merkez Bankası Başkanı Christian Noyer, Moody's Fransız bankaları Socitete Generale ve Credit Agricole'un kredi notlarını düşürmesini ''nispeten iyi haber'' olarak değerlendirdi.

Noyer yaptığı açıklamada, ''Çok küçük bir indirim ve Moody's'in kredi notları diğer kredi derecelendirme kuruluşlarına göre daha yüksekti, bu yüzden kuruluş bankaların kredi notlarını diğerleriyle aynı ya da biraz daha iyi bir seviyeye getirdi. Fransız bankaları, HSBC, Barclays, Deutsche Bank, Credit Suisse gibi diğer önemli Avrupa bankalarıyla aynı seviyede mükemmel kredi notlarına sahip'' dedi.

Fransa Maliye Bakanı Francois Baroin de, ''Fransa bankalarının sağlam olduğunu ve sermaye artırımına ihtiyaçları bulunmadığını'' söyledi. Baroin, Fransa'nın önde gelen bankalarının milyarlarca avro kar ettiğini belirterek, ''Bu şirketlerin sermaye artırımına ihtiyaçları yok'' diye konuştu.

Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Fitch, İspanya'nın 17 özerk yönetiminden 5'inin kredi notunu düşürdüğünü açıkladı.

Katalonya, Endülüs, Valencia, Murcia ve Kanarya Adaları bölgelerinin uzun vadeli kredi notunu düşürüp, görünümün negatif olduğunu bildiren Fitch, özerk yönetimlerin kamu açıklarını düşürmek için çaba gösterdiklerini, ancak yeterli olmayan bu çabaların artırılması gerektiğini kaydetti.

İspanya Merkez Bankası'nın verilerine göre, yılın ilk çeyreğinde GSYH'nin yüzde 63,2'si düzeyinde bulunan ülkenin kamu borcunun GSYH'ye oranı yılın ikinci çeyreğinde yüzde 65,2'ye yükselerek 702 milyar 806 milyon avroya ulaştı.

İtalya Parlamentosu, bütçe açığı ile kamu borcunu azaltmak için hazırlanan yaklaşık 54 milyar avro değerindeki ikinci tasarruf paketini onayladı.

İtalya Merkez Bankası'nın verilerine göre, ülkenin haziran ayında 1 trilyon 901,9 milyar avroyu bulan kamu borcu temmuz ayında da yükselişini sürdürdü ve 1 trilyon 911,8 milyar avroya çıktı.

Avro Grubu Başkanı Jean-Claude Juncker, Polonya'nın Wroclaw kentindeki ECOFIN toplantısında, ''Yunanistan'a kurtarma paketi kapsamında yapılan yardımın bir sonraki diliminin serbest bırakılmasına ilişkin kararın Ekim ayında verileceğini'' açıkladı.

Yunanistan Başbakan Yardımcısı ve Maliye Bakanı Evangelos Venizelos, ''Ülkesinin gelecek yıl da resesyondan çıkamayacağını, böylece arka arkaya dördüncü yılda da resesyonda olacağını'' söyledi.



-DÖVİZ VE ALTIN PİYASASI-



ABD dolarının, uluslararası Döviz Borsalarında önemli para birimleri karşısında, Pazartesi günü açılış ve Cuma günü kapanış değerleri şöyle oldu:



PARA BİRİMİ PAZARTESİ CUMA

----------- --------- ---------

Japon Yeni 76,8 76,78

İsviçre Frangı 0,8865 0,8755

Kanada Doları 0,9988 0,9783



Londra döviz piyasasında pazartesi günü 1,3593 dolardan açılan avro, cuma kapanışta 1,3798 dolara çıktı.

Aynı borsada pazartesi günü 1,5822 dolardan açılan İngiliz sterlini ise cuma kapanışta 1,5785 dolar oldu.

New York borsasında, geçen hafta cuma günü 1.856,40 dolardan haftayı kapatan altının ons fiyatı dün kapanışta 1.812,10 dolara geriledi.



-ABD, AVRUPA VE ASYA BORSALARI-



ABD'de dün New York Borsasında Dow Jones Endeksi yüzde 0,66 (75,91 puan) değer kazanarak, haftayı 11.509,10 puandan kapattı. Standard and Poor's 500 Endeksi aynı gün yüzde 0,57 (6,90 puan) artarak 1.216,01 puan ve Nasdaq Bileşik Endeksi de yüzde 0,58 (15,24 puan) yükselerek 2.622,31 puanla haftayı tamamladı.

Amerika kıtasında ayrıca Kanada Borsası yüzde 1,30 ve Arjantin Borsası'nda Merval Endeksi yüzde 0,76 düşüşle haftayı tamamlarken, Meksika Borsası'nda IPC Endeksi yüzde 1,50 ve Brezilya Borsasında Bovespa Endeksi yüzde 1,47 artışla haftayı kapattı.

Avrupa'da da borsaların büyük bölümü haftanın son işlem gününde yükselişle kapandı.

Londra Borsasında FTSE-100 Endeksi yüzde 0,58 (30,87 puan) değer kazanarak 5.368,41 puandan ve Frankfurt Borsasında Dax Endeksi yüzde 1,18 (65,27 puan) artarak 5.573,51 puandan haftayı tamamladı. Paris Borsasında Cac 40 Endeksi ise yüzde 0,48 (14,54 puan) azalarak 3.031,08 puana geriledi.

Avrupa'da ayrıca İspanya'da Madrid Borsasında IBEX 35 Endeksi yüzde 0,61, Hollanda'da Amsterdam Borsası'nda AEX Endeksi yüzde 1,15, İsveç Borsasında OMX 30 Endeksi yüzde 0,27, İsviçre'de Zürih Borsasında SMI Endeksi yüzde 0,36 ve Portekiz Borsasında PSI Endeksi yüzde 0,60 değer kazandı.

Rusya'da Moskova Borsası'nda MICEX Endeksi yüzde 0,90 ve İtalya'da Milano Borsasında FTSE MIB Endeksi yüzde 0,65 değer kaybetti.

Asya'da Japonya'da Tokyo Borsası'nın temel göstergesi Nikkei 225 Endeksi yüzde 2,25 (195,30 puan) artarak 8.864,16 puandan haftayı tamamladı.

Asya'da ayrıca Hong Kong Borsası yüzde 1,43, Güney Kore Borsası yüzde 3,72, Endonezya Borsası yüzde 1,61, Hindistan Borsasında BSE SENSEX 30 Endeksi yüzde 0,34, Singapur Borsası yüzde 0,83, Çin'de Şanghay Borsası'nda SE Composite Endeksi yüzde 0,13, Tayvan Borsası yüzde 2,60 ve Avustralya Borsası yüzde 1,85 arttı.

Tayland Borsası ise yüzde 0,28 düştü.



-PETROL FİYATLARI-



Uluslararası Enerji Ajansı (IEA), bu yıl ve gelecek yıla ilişkin küresel petrol talebi tahminini aşağı yönlü revize etti.

Merkezi Paris'te bulunan IEA yayımladığı aylık raporunda, küresel ekonomide görülen yavaşlamayı gerekçe göstererek bu yıla ilişkin petrol talebi tahminini bir önceki tahminine göre günlük ortalama 0,2 milyon varil azaltarak 89,3 milyon varile, gelecek yıla ilişkin petrol talebi tahminini ise günlük ortalama 0,4 milyon varil azaltarak 90,7 milyon varile çekti.

ABD ham petrolünün Ekim ayı teslimi varil fiyatı 87,96 dolardan ve Londra Brent tipi ham petrolün Ekim ayı teslimi varil fiyatı 112,22 dolardan haftayı kapattı.

ABD ham petrolünün Ekim ayı teslimi varil fiyatı dün 1,44 dolar (yüzde 1,6) değer kaybederek 87,96 dolardan haftayı tamamladı.

Londra Brent tipi ham petrolün Kasım ayı teslimi varil fiyatı da dün 8 sent düşüşle 112,22 dolardan kapandı.

BU HABERE YORUM YAZ
 
22 Eylül 2011 Perşembe, 14:07 Misafir bu son birkac gunde yasanalar gösterdiki bankalar ve finans cevreleri keriz silkelemeye devam diyor.