Advertisement

ECB   beklentisinin   geride   kalması   ile  piyasalarda  bir  miktar  kar realizasyonu yaşanabilir.

Avrupa  Merkez  Bankası’nın (ECB) uzun zamandır merakla beklenen toplantısı dün gerçekleştirildi ve sonuçlar şaşalı bir şekilde kamuoyu ile paylaşıldı. Kısaca yorumlamak gerekirse, beklentilere göre daha fazla politika aracının daha yüklü bir şekilde getirildiği görülürken içerik açısından tatmin edici olmaktan bir miktar uzak olduğu kanaatindeyiz. Yani, sözde büyük ancak özde soru  işaretleri  taşıyan  bir politika paketi ile karşı karşıya olduğumuzu düşünüyoruz.   Alınan   kararları  ve  olası  piyasa  etkilerini  özetlemek gerekirse:

a)  ECB  beklenildiği üzere faizlerde indirime gitti: Politika faizi 10 baz puanlık  bir  indirimle %0.15’e; mevduat faizi 10 baz puanlık bir indirimle eksi  %0.10’a;  borç verme faizi ise 35 baz puanlık bir indirim ile %0.40’a getirildi. Böylelikle uzun zamandır gündemde olan negatif faiz düşüncesi de hayata geçirilmiş oldu. Bu adım ile bir taraftan bankalar ellerindeki fazla likiditeyi  ECB’ye park etmek yerine kredi vermeye teşvik edilecekken diğer taraftan   parasal  aktarım  mekanizmasının  etkin  bir  şekilde  çalışması desteklenecek. Bu adım beklentiler dahilindeydi.

b) ECB, tahvil alımları karşılığında finansal piyasalara verdiği likiditeyi sterilize  etmek suretiyle piyasalardan geri çekiyordu. Yaklaşık 175 milyar Euro  büyüklüğünde  olan  bu  tutarın sterilize edilmemesine karar verildi. Daha  çok  teknik  bir  adım  niteliğinde  olan  bu  karar ile ECB’nin mali piyasalara  bilançosunu daha da genişletebileceği sinyalini vermiş olmasını önemsenmeli. Bu adımın atılıp atılmayacağına ilişkin beklentiler karışıktı.

c) ECB, bankacılık sektörüne kredi verme koşulu ile 400 milyar Euro’luk bir likidite  genişlemesi  yapabileceğini  duyurdu (TLTRO – koşullu uzun vadeli refinansman  operasyonu). Daha önce İngiltere’nin uygulamış olduğu “funding for  lending”  tarzındaki  bu uygulama ile bankaların kredi verme iştahının teşvik  edilmesi  amaçlanıyor.  Bu husustaki beklentiler 40-100 milyar Euro arasında  yoğunlaşırken  atılan  adım  daha  büyük  oldu. Ancak, bankaların varlık  kalitelerinin  gözden  geçirildiği  bir  ortamda (AQR), bu tarz bir imkanı   kullanıp   kullanmamak   tartışılabilir.  Bu  nedenle  de  ECB’nin bilançosunun  400  milyar  Euro  artış  kaydedeceğini  beklemek  çok  doğru olmayabilir.

d)  ECB, beklentiler arasında yer almayan varlığa dayalı menkul kıymet alım programını   (ABS)   gündemine  aldığını  belirterek  bu  yönde  çalışmalar yapılacağını  beyan  etti.  Bu  açıklamanın  ardında  ABS alımı olacağından ziyade  ECB’nin  her  türlü adımı atmaktan imtina etmeyeceği görüşünün daha ağırlıklı yer aldığı kanaatindeyiz.

e)  ECB’nin yapmadığı tek şey tahvil alımı suretiyle niceliksel genişlemeye gitmeyecek olması. Zaten bu yönde de bir beklenti bulunmuyordu. ECB Başkanı Draghi,  basın  toplantısında,  bu  adımların  nihai  olmadığını,  daha  da artırılıp   genişletilebileceğine  vurgu  yaparak  açıklamaları  destekleme
yönünde  bir  strateji  izledi.  Faiz  cephesinde  ECB’nin aşağı yönde yeri olmadığını  düşünmekle  birlikte  TLTRO  ya da ABS alımları ile sonsuz yeri olduğunu öngörüyoruz.

Bu   açıklamaların   özetinde   ECB’nin   attığı  adımları  dünkü  bültende belirttiğimiz    baz    senaryomuza   yakın   bulunuyor.   ECB’nin   piyasa beklentilerini  karşılamak  adına  bazı teknik unsurları süsleyerek gündeme getirdiğini (b maddesi), niceliksel genişlemeyi koşullandırarak sadece reel ekonomiyi canlandırmak adına adım attığı (c maddesi), ucu açık bir strateji ile  caydırıcı olmayı hedeflediğini düşünüyoruz. Bu yönleriyle bakıldığında sözde  büyük bir paket ile karşı karşıyayız. Ancak, bu adımların önemli bir kısmı  teknik  nitelikte  kaldığından  ve  genişlemeyi  koşullandırdığından dolayı özde çok da büyük bulmuyoruz. Bu nedenle de piyasa etkisinin sınırlı kalacağı kanaatindeyiz. Dün karar sonrasında piyasalardaki ilk etki oldukça olumluydu.  Hisse  senedi endeksleri yeni rekorlar kırarken EURUSD paritesi
1.3500’lere   doğru   geriledi.   Ancak,   sonrasında   kararın   detayları hazmedilince  aşırı  iyimser  tepkilerin  yanlış olacağı anlaşılınca piyasa tepkisi  daha  manalı  hale  geldi. Borsalardaki kazançların bir kısmı geri verilirken  EURUSD  paritesi  de  1.3650 seviyesine kadar yükseldi. ECB’nin aldığı  kararların  piyasalar açısından olumlu olduğunu düşünmekle birlikte çok da abartılmaması gerektiği kanaatindeyiz.

ECB  kararının  ardından gözler bugün ABD’de açıklanacak Mayıs ayı istihdam raporuna  çevrilecek.  Amerikan  Merkez  Bankası’nın  (FED)  işsizlik  için belirlediği  niceliksel  kıstası  devreden  çıkarmasının  ardından istihdam raporu  bir  miktar  önemini  yitirse  de  Amerikan ekonomisindeki gidişatı yansıtması  nedeniyle  hala  çok  önemli  olduğu kanaatindeyiz. Bu kapsamda tarım  dışı  bordrolu  çalışan  sayısının 215bin artması, işsizlik oranının %6.4’e  yükselmesi  bekleniyor.  Daha  güçlü bir istihdam raporunun küresel risk iştahı açısından olumsuz, aksi yönde bir gerçekleşmenin ise piyasaları destekleyici  yönde  bir  etki  doğuracağını  tahmin  ediyoruz.  Bu veriler TSİ15:30’da açıklanacak.

Türk  piyasaları,  ECB  kararı  sonrasında  küresel  risk iştahında yaşanan iyileşmeden  olumlu  etkilendi. USDTRY kuru 2.10 seviyesinin altına inerken BİST-100  endeksi günü %1.8 oranında yükselişle tamamladı. Gösterge bileşik faiz %8.2’li rakamlara gerileyerek orta vadeli rekorunu bir adım daha aşağı taşıdı.  İlk  olarak  ECB  kararının finansal kanaldan ziyade büyüme kanalı üzerinden   Türkiye  ekonomisini  olumlu  etkileyeceği  kanaatindeyiz  zira ECB’nin  adımları  koşulsuz  niceliksel  genişleme  anlamına  gelmediğinden dolayı  finans  kanalı  çalışmayacaktır.  Ancak,  atılan  adımların  Avrupa ekonomilerini  desteklemesi  durumunda  Türk ihracatını olumlu etkileyeceği not  edilmelidir.  ECB kararı muhtemelen TCMB’nin faiz indirimleri önündeki tüm  karşı  görüşleri  de  kaldıracaktır.  Bu  nedenle 24 Haziran’daki Para Politikası  Kurulu  (PPK)  toplantısından  50  baz puanlık bir faiz indirim kararı kuvvetle  muhtemel  görünüyor.  Bu beklentinin hisse senedi ve faiz cephesinde  olumlu, döviz kurlarında ise  yukarı  yönlü bir etki yaratma ihtimalleri  var.  Öte yandan, ECB beklentisinin gündemden çıkması ile mali piyasaların  bir  miktar  kar satışı yaşaması da olası duruyor. Tüm bunları bir araya getirirsek, USDTRY  kurunda  2.10  civarındaki  dengelenme, sonrasında ise yukarı yönlü hareket görüşlerimizi aynen koruyoruz. BİST-100 endeksinde  80  bin  endeksin  üzerinde  yorgunluk  emareleri  olabileceği, faizlerin  mevcut  seviyelerinin  orta vadeli enflasyon beklentiler ile pek uyumlu olmadığına ilişkin tüm görüşlerimizi de koruyoruz.



Uyarı Notu:
----------------------------------------------------------------------------------
Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeler yatırım danışmanlığı kapsamında değildir.  Yatırım danışmanlığı hizmeti, yetkili kuruluşlar tarafından kişilerin risk ve getiri tercihleri dikkate alınarak kişiye özel sunulmaktadır.  Burada yer alan yorum ve tavsiyeler ise genel niteliktedir.

Bu tavsiyeler mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. HSBC bu dokümanda yer alan menkul kıymetler, finansal enstrümanlar veya benzeri bir yatırım enstrümanının kendi adına ve hesabına ticari amaçla alım/satımını yapabilir; son 36 ay içerisinde bu enstrümanları satın almayı taahhüt etmiş olabilir; veya yöneticiler ile çalışanlarla birlikte alış ya da satış yönünde bir pozisyon almış bulunabilir. Bu dokümanda yer alan menkul kıymetler veya finansal enstrümanların tamamı veya bir kısmının alış/satışından doğan komisyon veya masraflar HSBC tarafından veya onun adına görevli şahıslar tarafından alınabilir.

HSBC bu dokümanı, güvenilir olduğunu düşündüğü fakat bağımsız olarak doğrulanmamış kaynaklardan alınan bilgilere dayandırmaktadır.  İfade edilen fikirler ve tahminler istendiği anda bildirim yapılmaksızın değiştirilebilir. Sunulan göstergesel alım/satım bilgilerini, gerçekte HSBC'nin alım/satım yaptığı/yapabileceği alım/satım bilgileri olarak yorumlanmamalıdır. Sunulan tüm tablo ve grafikler halka açık kaynaklardan ya da kurumumuzca hazırlanmış tablolardan alınmıştır. Bu dokümanda yer alan rakamlar geçmiş performansla ya da modellenmiş geçmiş performansla ilişkili olabilir. Geçmiş performans gelecek performansın güvenilir bir göstergesi değildir.

Bu dokümanın tamamen veya kısmen çoğaltılması ya da içeriğinin HSBC'nin önceden izni olmaksızın ifşa edilmesi  kesinlikle yasaktır.

Bu doküman, dağıtımının hukuka ve ilgili mevzuata aykırı olan herhangi bir ülkedeki herhangi bir kişi veya kuruma dağıtılmak ya da bunlar tarafından kullanılmak amacıyla oluşturulmamıştır.Bu dokümanda atıfta bulunulan ürünler, yatırımlar ve işlemlerle ilgili bağımsız bir değerlendirmede bulunmak ya da araştırma yapmak tamamen kullanıcının sorumluluğunda olup, bu dokümandaki herhangi bir bilginin yatırım tavsiyesi teşkil ettiği düşünülmemelidir. HSBC size yasal, vergiyle ilgili ya da diğer uzman tavsiyeler sağlamaktan sorumlu değildir. HSBC ya da herhangi bir HSBC görevlisi, yöneticisi, çalışanı ya da acentesi işbu dokümanın tamamen ya da kısmen kullanılmasından doğan herhangi bir kayıp ya da zararla ilgili yükümlülük kabul etmez.