Bloomberght
SON DAKİKA
Bloomberg HT Tarım İklim krizi kahvede arz ve fiyat baskısını artırıyor

İklim krizi kahvede arz ve fiyat baskısını artırıyor

  • İklim değişikliği, dünyanın başlıca kahve üretim bölgelerinde sıcaklıkları kritik eşiğin üzerine taşıyarak verimi düşürüyor, kaliteyi bozuyor ve küresel ölçekte fiyat baskısını artırıyor.

19 Şubat 2026, 10:59
Güncelleme : 19 Şubat 2026, 11:06

Climate Central’ın 2021-2025 dönemini kapsayan yeni analizine göre, kahve bitkisinin “zarar eşiği” kabul edilen 30°C üzerindeki gün sayısı artarken, bu tablo en sert biçimde küçük ölçekli üreticileri etkiliyor.

Analize göre, sıcaklıklar 30°C’nin üstüne çıktığında kahve bitkisi ısı stresi yaşıyor. Bu durum verimi azaltabiliyor, çekirdek kalitesini olumsuz etkileyebiliyor ve bitkinin hastalıklara karşı kırılganlığını artırabiliyor. Rapor, bu etkilerin toplamda kahvenin arzını ve kalitesini düşürerek küresel fiyatları yukarı iten bir mekanizma yarattığını vurguluyor.

Küresel arzın yüzde 75’i beş ülkede

Brezilya, Vietnam, Kolombiya, Etiyopya ve Endonezya; küresel kahve arzının yaklaşık yüzde 75’ini sağlıyor. Rapora göre, bu beş ülke artık ortalama olarak yılda 144 günden fazla “kahveye zarar veren sıcak” koşullar yaşıyor. Analiz, iklim değişikliğinin etkisi olmasaydı, bu tür sıcak günlerin yılda yaklaşık 57 gün daha az olacağını hesaplıyor.

Sıcaklık artışının yanı sıra yağış düzenindeki değişim de kahve üretimini sıkıştırıyor. Rapor, kahve bitkisi için düzenli ve yeterli yağışın şart olduğunu; yıllık yağışın 59-79 inç aralığında olmasının “optimal” kabul edildiğini belirtiyor. Kuraklıkların hasadı düşürebildiği vurgulanırken, Brezilya’daki 2023 kuraklığı da son dönemdeki kahve fiyat artışlarıyla ilişkilendiriliyor.

Zararlı ve hastalık riski yükseliyor

İklim değişikliğinin sıcaklık ve yağış desenlerini değiştirmesi, zararlı ve hastalık baskısını da büyütebiliyor. Raporda kahve yaprak pası ve kahve meyve kurdu gibi etmenlerin üretim miktarı ve kalite üzerinde belirleyici olabildiği; değişen iklim koşullarının bu risklerin yayılımını ve yönetimini etkileyebileceği ifade ediliyor.

Küresel üretimin yüzde 80’i küçük çiftçiden

Bloomberg'in haberine göre, kahvede kırılganlığın merkezinde küçük üreticiler var.

Rapor, küçük ölçekli üreticilerin (yaklaşık 12 dönümün altında üretim yapanlar) küresel üreticilerin yaklaşık yüzde 80’ini oluşturduğunu, küresel arzın da yaklaşık yüzde 60’ını sağladığını aktarıyor.

Buna karşın, bu üreticilerin iklim uyumuna yönelik ihtiyaç duyulan finansmanın 2021’de sadece yüzde 0,36’sına erişebildiği belirtiliyor.

Uyum maliyeti dikkat çekici: 1 hektar için günde 2,19 dolar

Rapora göre, bir hektarlık bir çiftliğin iklim değişikliğine uyum maliyetinin ortalama günlük 2,19 dolar olduğu hesaplanıyor. Bu tutarın, birçok ülkede bir fincan kahvenin fiyatının altında kalması, finansmana erişimdeki açığı daha görünür kılıyor.

2050 uyarısı kritik

Analiz, yeterli uyum sağlanamazsa 2050’ye kadar kahve tarımına uygun arazinin yüzde 50 azalabileceği uyarısını yapıyor.

Mevcut üretim bölgelerinin zamanla fazla ısınabileceği, bunun özellikle ısıya hassas arabica için daha büyük risk oluşturduğu ifade ediliyor. Öte yandan ısınan dünyada daha önce rakım ve sıcaklık nedeniyle uygun olmayan bazı bölgelerin kahve üretimine elverişli hale gelebileceği belirtiliyor.

Rapor, iklimin uygun hale geldiği yeni alanların ekonomik fırsatlar doğurabileceğini ancak üretimin daha serin yüksek rakımlara kaymasının ormansızlaşma riskini artırabileceğine dikkat çekiyor.

Sürdürülebilir uygulamalar, üretimi korurken, iklim riskini yönetmede öne çıkıyor.

Raporda, kahve bitkilerini gölgeleyen daha yüksek ağaç örtüsü oluşturmanın zararlı sıcaklara karşı koruma sağlayabileceği belirtiliyor. Tam güneşte yetişen kahvenin daha yüksek verim verebildiği ancak yerli ağaçların gölgesinde yetişen kahvenin ekolojik açıdan; özellikle kuşlar için habitat sağlaması ve toprağı zenginleştirmesi gibi ek faydalar sunduğu vurgulanıyor.

Her ne kadar Arabica kahve vadeli işlemleri Temmuz 2025'ten bu yana en düşük seviyeyi görse de rapor, önümüzdeki yıllara dair risklerin artarak arz ve fiyat tarafında baskı yaratacağı uyarısında bulunuyor.