Bloomberght
SON DAKİKA
Bloomberg HT Haberler Deutsche Bank: Çin enerji savaşının kazananı

Deutsche Bank: Çin enerji savaşının kazananı

  • Deutsche Bank özel bankacılık bölümünde gelişen piyasalar baş yatırım sorumlusu Jacky Tang'e göre, Orta Doğu'daki çatışmaların yarattığı petrol ve gaz volatilitesi, Çin'ı ekonomik ve enerji açısından güçlendiriyor.

ab66527e676f8e432ed0986fb414ad39
09 Nisan 2026, 07:03 Güncelleme :

Deutsche Bank özel bankacılık bölümünde gelişen piyasalar baş yatırım sorumlusu Jacky Tang’e göre, savaşın petrol ve gaz piyasalarına aşırı dalgalanma getirdiği bir dönemde, küresel enerji güvenliği yarışı Çin'i daha da güçlendiriyor.

Tang bir röportajda, “Ekonomik ve enerji açısından bu savaşın kazananı Çin” dedi. Deutsche Bank yöneticisine göre, ülkenin dünyanın en büyük temiz teknoloji üreticisi olması, Ortadoğu ithalatından kurtulmak için çaresiz kalan hükümetlere yardımcı olmak için benzersiz bir konumda olmasını sağlıyor.

Tang uzun vadede, “Herkes biliyor ki dünya petrole güvenemez” diyor. Bu farkındalığın, Orta Doğu petrolünü en çok ithal eden Asya’da bir yeniden ayarlamayı zorunlu kılacağını söylüyor. Japonya, Güney Kore ve Hindistan artık enerji çeşitlendirme yolları aramaya daha istekli olacak ve bunun için gerekli ekipmanların kaçınılmaz olarak Çin’den geleceğini belirtiyor.

Bu ortamda, hükümetler enerji bağımsızlığı için çalışmalarını sürdürecek. Dünya kömür tüketiminde lider durumda olan Çin, enerji bağımsızlığı hedefi doğrultusunda temiz teknoloji sektörünü hızla geliştiriyor. Ember’in Şubat raporuna göre, düşük karbonlu kaynaklar artık ülkenin elektrik üretiminin yaklaşık yüzde 40’ını oluşturuyor; on yıl önce bu oran yaklaşık yüzde 25’ti. Barclays Plc tahminlerine göre yenilenebilir enerji, kurulu güç kapasitesinin neredeyse yüzde 50’sini kapsıyor.

Barclays’in baş Çin ekonomisti Jian Chang liderliğindeki bir ekip, 8 Nisan tarihli müşteri notunda, “On yıl süren yenilenebilir enerji yatırımları ve elektrifikasyon, Çin’in enerji şoklarına karşı maruziyetini önemli ölçüde azalttı” dedi. Sonuç olarak, petrol ve gazın ülkenin enerji üretimindeki rolü artık “küçük” olarak görülüyor.