Advertisement

Odeabank, yılın ilk yarısında karlılığını yıllık bazda 51,4 milyon lira artırarak, 20,4 milyon lira net kar elde etti.

Odeabank tarafından yapılan yazılı açıklamada, banka, geçen yılın aynı dönemindeki 31 milyon liralık net zararı, sağladığı 51,4 milyon liralık karlılık artışıyla pozitife çevirmiş oldu.

Odeabank, döviz kurunda yaşanan dalgalanmalara ve küresel piyasalardaki belirsizliğe karşın yılın ilk yarısını 20,4 milyon TL net kar ile tamamlayarak sağlıklı büyümesini sürdürdü. Yılın ilk yarısında geçen yılın aynı dönemine göre aktiflerini yüzde 42,5 artırarak 29 milyar liraya, toplam kredilerini yüzde 39,5 artışla 20 milyar liraya ve toplam mevduatlarını da yine yüzde 39,5 artışla 23,5 milyar liraya yükselten Odeabank, sürdürülebilir büyüme performansını ise yüzde 58,7 oranında arttırdığı 7 milyar lira seviyelerindeki likiditesinden ödün vermeden gerçekleştirdi.

Bu sonuçlara göre Odeabank'ın kredi mevduat rasyosu yüzde 85 seviyesinde gerçekleşirken, şube başına kredi miktarı ise geçen yılın ilk altı ayındaki 318,4 milyon liradan bu yılın ilk altı ayı itibarıyla 377 milyon liraya yükseldi.

- "TL'deki değer kaybı sınırlı kalabilir"-

Açıklamada görüşlerine yer verilen Odeabank Yönetim Kurulu Üyesi ve Genel Müdürü Hüseyin Özkaya, ana performans göstergelerinde yılın geri kalanında da ilave iyileşmeler beklediklerini belirterek, "Belirsizliklerle dolu mevcut ekonomik konjonktüre karşın yılın ilk yarısında elde etmiş olduğumuz finansal başarılardan dolayı çok mutluyuz" dedi.

Özkaya, Türkiye'nin sürdürülebilir büyümesine destek olacak şekilde yılın ilk yarısı itibarıyla özkaynaklarını yıllık bazda yüzde 30,7 artışla 2,5 milyar liraya, çalışan sayısını bin 504 kişiye ve şube sayısını da 53'e yükselttiklerinin bilgisini vererek, "Türkiye'nin geleceğine yatırım yapan bir banka olarak, Türk bankacılık sektörünün önde gelen oyuncularından biri olma hedefiyle çalışmaya ve emin adımlarla büyümeye devam edeceğiz" değerlendirmesinde bulundu.

Ağustos ayı itibarıyla liranın değerinin, dolar karşısında reel olarak Nisan 2003'ten beri en düşük seviyesine gerilediğini anımsatan Özkaya, şunları kaydetti:

"Merkez Bankası'nın devreye girmesiyle birlikte, ABD Merkez Bankası'nın (Fed) faiz artırabileceğine yönelik piyasa beklentisine rağmen, yıl sonuna kadar Türk Lirası'ndaki değer kaybı, yılın ilk yarısına kıyasla daha sınırlı kalabilir. Düşük kamu borç stoku ve sağlıklı sermayelendirilmiş bankacılık sektörü ile geçmiş 15 yılda, görece pozitif ayrışan Türkiye'nin, önümüzdeki dönemde de 'finansal istikrar bilinciyle' pozitif ayrışabileceğine inanıyor ve Odeabank olarak da bu inançla ekonomiye desteğimizi zaman içerisinde sürekli artırmayı hedefliyoruz. Zorlu ve belirsizliğin yüksek olduğu bir dönemden geçiyoruz ancak kısa vadeli sorunların uzun vadeli fırsatları gölgede bırakmaması gerektiğini hatırlatmak istiyoruz."

Özkaya, geçen yıldan bu yana Odeabank'ın küresel ekonomik konjonktüre ilişkin beklentilerinin büyük oranda gerçekleştiğini de vurgulayarak, şu ifadeleri kullandı:

"Dünya genelinde düşük enflasyon ve düşük büyüme olarak tanımlayıp uzunca süre çeşitli platformlarda dile getirdiğimiz müzmin durgunluk senaryosunun, bugün daha fazla kesim tarafından sahiplenildiği görülüyor. Bu analiz ışığında, 2014 sonundan beri Fed'in faiz artırımına gideceğini bekleyenlerin aksine, faiz artırımının gecikmeli ve beklenenden yavaş olacağını vurguluyorduk; nitekim geride kalan bir yılı aşkın zamandan sonra piyasa beklentileri de benzer bir eğilim gösterdi. Yılbaşında makroekonomik tahminlerimizin müşterilerimizle paylaşırken öngördüğümüz diğer iki ana risk unsuru; Avro Bölgesi'nin ABD'ye kıyasla ekonomik performans ve para politikası duruşu açısından negatif ayrışması ve Çin'de büyümenin hız kesmesiyle ile yapısal sorunların su yüzüne çıkmasıydı. Yılın ilk yedi ayında hem Yunanistan krizi hem de Çin Borsasında izlenen çöküş ile birlikte maalesef bu öngörülerimizin yerindeliği gözler önüne serildi."

AA