Advertisement

Çin’de başlayan ve Türkiye'de ilk vakası 11 Mart'ta görülen corona virüsünün etkileri küresel çapta bir sağlık krizinin çok ötesine geçmiştir.

Ülkemiz bu virüsle mücadeleyi bütün ülkelerden daha iyi idare etmiş, bu süreci en iyi şekilde yürütmüştür. Hükümetimizin çabaları ve insanlarımızın gayretleriyle birçok ülkeye bakarak şuan için çok çok iyi durumdayız.

Alından tedbirlerle hızlı ve etkili adımlar atılmıştır.

Salgının kontrol altına alınmasının ardından Sayın Cumhurbaşkanımızın normalleşme süreci kararı olumlu bir devrenin başlangıcı olacağı kanaatindeyim. Önemli olan bu salgının kalıcı olumsuz etkilerinden kurtulmak için devlet, millet, reel ve özel sektör dayanışma içerisinde olması.

Bu salgının dünya ekonomisinde ve jeopolitiğinde dengeleri etkileyerek kalıcı izler bırakacağı ortada.

Koronavirüs salgını ile birlikte küresel ekonomideki dengeler dünya düzenini yeniden belirlemeye başladı.

Yeni dünya düzenine uyum sağlamanın yolu ve hayatta kalmanın yolu, teknolojiyi hayata entegre etmek ve tüketim ihtiyaçlarına duyarlı olmaktan geçiyor. Bu salgın önümüzdeki yıllarda da dijitalleşen, tedarik zincirini koruyan, üreten şirketler ve ülkelerin rekabet gücünü artıracaktır. Şirketlerimizin ayakta kalması ve daha da ileriye gitmesi için kurumsallaşması, markaya önem vermesi, halka açılması ve yabancı ortaklık kurması gerekmektedir. En önemlisi dijitalleşmeye yatırım yapmalıyız.

İş hayatında ise sahanın gerçeğini en iyi şekilde bilmek ve bunu işine adapta etmekten geçmektedir.

Yeni dünya düzeninde yerimizi almamız gerekiyor. Ticaret Savaşları, salgınlar gibi olumsuzlukların verdiği mesajları iyi okumalıyız.

Ekonomide üretimin ne kadar önemli olduğunu anladık. Kendi kaynaklarımızı iyi kullanarak kendi kendine yeten ülke olmak durumundayız. Milli Sanayi, Milli Tarım, Sağlık politikaları çok önemli. Bu süreçte en önemli ticaret şekli E-TİCARET…

Gelecek dünya içerisinde e-ticaret daha da ileriye gidecektir. Bu salgında e-ticaretin önemini ortaya koymuştur. Pandemi sürecinde e-ticaretin 2,5-3 kat daha arttığına şahit olduk. Türkiye’de ortalama 50 milyon insan, e-ticaret üzerinden alışveriş yaparken, pandemi sürecinde bu oranın daha da arttığını gördük. Pandemiden sonrada e-ticaret alışkanlığının belli oranlarda devam edeceğini tahmin ediyoruz. Onun için üreticilerin bu konuya daha çok önem vererek paketleme ve lojistik gibi anlayışlarını yeniden gözden geçirmeleri faydalı olacağı kanısındayım.Kobilerimiz markalaşmaya önem vermesi gerekiyor. E-ticaret sektörü markalaşmanın önemini de ciddi oranda artırdı. Yeni iş alanlarına ihtiyaç artıyor. Hijyeni ön plana alan çalışmalar devreye alınmak zorunda…Şu an uygulamada olan Kısa Çalışma Ödeneği, kredi taksitlerinin ötelenmesi, vergilerin ötelenmesi vb. gibi teşvikler, zamanı gelince yeniden bir şekilde karşımıza çıkacak. Bu nedenle burada firmalarımızım da finansal hesaplarını iyi yapmaları gerekiyor.

Türkiye’nin en büyük dış açığının enerji kaynaklı olduğunu biliyoruz. Türkiye, özellikle petrol fiyatlarında düşüşü Yeni dönemde dış ticaret açığını dengeleme ve kamu bütçesi adına lehine çevirebilir. Akaryakıtta yüzde 70’leri bulan vergiler nedeniyle bu vatandaşa çok fazla yansımıyor. Ancak kamu bütçesi dengesi açısından lehde bir gelişme olarak görülebilir.

Son günlerde Dövizin dış müdahalelerle de yükselmesi vatandaşımızı tedirgin etmektedir. Bu süreçte Dünyada ve Türkiye’deki ekonomik durgunluğun yanı sıra faiz spekülatörlerinin de etkili olduğu kanaatindeyiz. Dövizin yükselmesine karşı başta tasarruf olmak üzere Merkez Bankası rezervlerinin sıkı tutularak güven ve istikrar ortamının süreceğine dair inancın pekiştirilmesi gerekir.

Zor günlerden geçiyoruz. Bu günlerin üstesinden geleceksek burada hem bizlere hem de devlete önemli görevler düşüyor. Devlet, piyasaların açılması ve üretimin canlanması için destek verirken, bizlerinde aldığımız destekleri verimli şekilde kullanıp, üretimin artarak devam etmesini sağlamamız gerekiyor. Normalleşmenin tamamlanması herkesin üstüne düşen fedakarlığı yerine getirmesi ile mümkün olacak. Tüm Kurumlarımız Seferberlik Ruhu ile Çalışıyor. Herkes ve her birey birlikte ne iş yaparsa yapsın işini en iyi yapmanın gayreti içinde olmalıdır. Biz bir olacağız, biz beraber olacağız. İnşallah bu salgın bitecek. Dayanışmayı en üst seviyeye çıkarak bu mücadeleyi kazanacağız. Birlikte güçlüyüz.

Ömer GÜLSOY

Kayseri Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı