Advertisement

Mobius Capital Partners Kurucu Ortağı Mark Mobius Bloomberg HT’nin sorularını yanıtladı.

Mobius, yeni ekonomik önlem paketinin TL’nin değer kaybı açısından oldukça olumlu bir adım olduğunun altını çizerken, Türkiye için en büyük makro riskin ihracat piyasasının kapatılması olduğunu söyledi.

Mobius’un ifadelerinde öne çıkanlar şunlar oldu:

Biz Türkiye’ye yatırım yaptık ve yapmaya devam edeceğiz. Hiçbir şekilde elimizde olanı satmıyoruz. Hükümetin son attığı adım iyi bir adımdı. Çünkü insanlara yardımcı oluyorlar ve TL’nin değer kaybı açısından iyi bir adım oldu. Düşük lira maliyeti ihracatçılara yardımcı oluyor. Aynı zamanda turizme de yardımcı olacak bir şey. Çok fazla negatif bir şey yok.

Mesela ihracat yapan bir şirkete yatırım yapıyoruz. Daha ucuz lira olması o şirkete yardımcı oluyor. Geliri dolar veya euro cinsinden ama gideri TL cinsinden mi buna bakıyoruz.

En büyük makro risk ihracat piyasasının kapatılması olur. Kovid'in tekrar üretime engel olması da diğer bir risk olabilir. Türkiye önemli bir piyasa olmaya devam edecek, en likit piyasalardan.

Özsermaye karlılığı yüksek şirketlerin hisselerinin alınması gerekli. Para birimindeki devalüasyona karşı en iyi koruyacak şey hisselerdir. Altın da öneririm, belki portföyünüzün yüzde 10’nu altın olmalı ve eğer eviniz yoksa ev almanızı tavsiye ederim. Altın iyi performans sergilemeye devam edecek, kısa vadede kazanç beklemeyin.

ABD’de enflasyon inanılmaz arttı ve bu da beklenen bir şeydi. Fed yüksek ihtimalle faizleri arttıracaktır, kısa vadeli olumsuz etki olacaktır.

Altın fiyatları, Omikron varyantına dair endişelerin azalması ve doların zayıflamasıyla yeniden 1.800 doların üzerine tırmandı. Gram altın ise küresel altın fiyatlarındaki yükselişe rağmen dolar kurundaki gerilemeyle 600 TL’nin altına indi.

Dolar, Omikron vakalarının artmasına rağmen hastaneye yatma riskinin daha düşük olmasıyla hızlı bir düşüş yaşadı. Doların en çok işlem gördüğü para birimlerine karşı performansını ölçen Bloomberg Dolar Spot Endeksi çarşamba günü yüzde 0,5 civarında düşüş kaydederek 1.186 seviyesinden 1.179’a geriledi.

Philip Futures Emtia Müdürü Avtar Sandu ise altın piyasalarında momentumun azaldığını ve yıl sonuna kadar fiyatların konsolide olacağını düşündüğünü söyledi. Sandu, “Altın 1.810-1.760 dolar arasına sıkışmış durumda. Gümüş ve diğer değerli metaller de Omikron endişelerinin geçmesiyle yatırımcıların odağında” diye ekledi.

Gram altın fiyatı

Gram altın, küresel altın fiyatlarının 1.800 dolara çıkması ve dolar/TL’deki yükselişe geçen haftayı 950 TL civarında kapatmıştı. Haftaya dolar/TL’deki yükselişten destek bularak 1.000 TL'nin üzerinde başlayan gram altın, salı günü dolar/TL’deki dalgalı seyri takip etmişti. Gram altın perşembe günü dolar/TL'deki düşüşün yüzde 10'un üzerine çıkmasıyla 600 TL'nin altını gördü.

Ons altın fiyatı

Ons altın, Fed toplantısının yarattığı belirsizliğin kalkmasıyla geçen haftaki kayıplarını silerek haftayı 1.800 doların üzerinde kapatmıştı. 4 haftanın ardından ilk defa haftayı kazançla kapatan ons altın, yeni haftaya düşüşle başlamıştı. Salı günü 1.800 dolar sınırına kadar tırmanan ons altın, perşembe günü 1.805 dolar civarında işlem görüyor.

EROL OYTUN ERCAN

Hafta başında açıklanan kur korumalı vadeli Türk lirası mevduatların detayları salı günü belli olurken yabancı stratejistler ve portföy yöneticileri yeni finansal enstrümanın piyasaları uzun vadede nasıl etkileyebileceğini değerlendirdi.

Aberdeen Standard Kıdemli Yatırım Yöneticisi James Athey, yeni uygulamanın kredibilite ve güvene dayandığını belirtek, “Eğer mudiler yeni uygulamanın güvenilir olduğuna inanmazlarsa dolara olan talep devam edecektir. Küresel yatırımcılar da güven duymazsa Türk lirası satmayı sürdürecektir” dedi.

Şu an için portföylerinde Türk lirası ve Türkiye hazine tahvillerinin ağırlığını ortalamanın altında tutmaya devam ettiğini belirten Athey, “Makroekonomik sorunlar şu an için sürüyor ve değişecek gibi görünmüyor. Çok fazla yanıtlanmamış ve yanıtlanamayacak soru var” diye ekledi.

"Türk lirası için geçici bir rahatlama sağlar fakat ekonomideki yapısal problemleri değiştirmez"

Medley Advisor Gelişen Piyasalar Direktörü Nick Stadtmiller, uygulamayla ilgili sorunun Türk lirası değer kaybettikçe hükümetin mevduat sahiplerinin zararlarını karşılamak için daha fazla Türk lirası basmak zorunda kalması olduğunu ifade etti.

“Bu Türk lirasındaki değer kaybını daha da artırır” diyen Stadtmiller, yeni finansal enstrümanın işe yaraması halinde planın da işe yaracağını ama enstrümanın işlememesi halinde Türk lirasının daha da fazla değer kaybedeceğini belirtti.

Bu uygulamanın Türk lirası için geçici bir rahatlama sağlayacağını fakat ekonomideki yapısal problemleri değiştiremeyeceğini vurgulayan Stadtmiller, politika yapıcıların ekonomik problemleri çözmek için faizleri artırmamakta kararlı olduğunu kesinleştirdiklerini söyledi.

"Yeni plan maliyetli”

TD Securities Portföy Strateji Müdürü Cristian Maggio de hükümetin dolar kurundaki oynaklıkları kompanse etme planının çok maliyetli ve sürdürülemez olabileceğini belirtti.

Kur 11 seviyesindeyken Türk lirası mevduat miktarının 241 milyar dolara karşılık geldiğini vurgulayan Maggio, “Kur 18 seviyesindeyken Türk lirası mevduat miktarı 148 milyar dolara karşılık geliyor, yani hükümet Pazartesi günkü gibi bir kur hareketini kompanse etmek istese bunun faturası 94 milyar dolar civarında olacaktır. Yeni uygulama sürdürülemeyebilir. ” diye ekledi.

Faiz artırımlarının gerekli ve aynı zamanda kaçınılmaz olduğunu vurgulayan Maggio, faizler yükselene kadar Türk lirasının hala yükselme riski bulunduğunu belirtti.

"En önemli soru mudilerin hükümete güvenip güvenmedikleri"

ITC Capital Kıdemli Kur Stratejisti Piotr Matys ise yeni uygulamayla ilgili sorulması gereken soruların başında Türkiye’deki mudilerin kurdaki değer kaybından kaynaklanan zararlarının hükümet tarafından karşılanacağına güvenip güvenmedikleri olduğunu söyledi.

Matys, hükümetin ortodoks olmayan politikalar izlemeye devam etmesi halinde dolar/TL’de kalıcı bir gerileme sağlanamayacağını dile getirdi.

Monex Europe Kıdemli Kur Stratejisti Simon Harvey de yeni kur korumalı mevduat uygulamasının Türk lirasındaki değer kayıplarının önüne geçeceğini, Türk ekonomisindeki makroekonomik temelleri değiştiremeyeceğini vurguladı.

Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Fitch Ratings, 20 Aralık’ta duyurulan kur korumalı Türk lirası vadeli mevduatlarıyla düşen kur ve azalan dolarizasyonun sürdürülebilir olduğu müddetçe Türk bankaları için pozitif olacağını fakat duyurulan programın kapsamının, etkisinin ve uygulamasının belirsiz olduğunu söyledi.

Negatif reel faiz, para politikası belirsizlikleri ve enflasyon baskısının 2022 yılında kurdaki oynaklığın ana sebepleri olacağını belirten Fitch, yüksek seviyedeki refinansman gereklilikleri ve dolar mevduatları dolayısıyla Türk bankalarının kurdaki oynaklığa karşı kırılgan olduğunu belirtti.

Türkiye’deki zorlu operasyonel ortamın, azalan güvenin ve Türk lirasının daha fazla zayıflama ihtimalinin makroekonomik ve finansal istikrar için risk oluşturacağını belirten Fitch, bunun Türk bankalarının kredi profili için negatif olacağını ifade etti.