Advertisement

BLOOMBERG HT ARAŞTIRMA

Üretimde ciddi değişimler beklenen otomotivde ilk yıllarda değişmeyen şey fiyatlar olacak.

Otomotiv üreticileri teknolojik ve iş modelinde 100 yılı aşkındır sürdürdükleri üretim bantlarında önemli değişikliklere hazırlanıyor. Yeni nesil elektrikli araçlar, elektrikli sarj istasyonlarından uçan arabalara kadar gelecek 10 yıllık süre zarfında gelişmeler öngörülüyor.

Dünyanın en büyük otomotiv üreticileri dizel ve benzinli araç üretimlerini 2030-2040 dönemleri arasında sonlandırmayı planlıyor.

Örneğin, BMW 2030 yılında toplam satışlarının yüzde 50’sinin elektrikli araç olmasını bekliyor. Ford, Avrupa’ya satacağı tüm araçların 2030’dan sonra elektrikli olacağı bilgisini paylaştı. Jaguar Land Rover ise 2025 yılında tam anlamıyla elektrikli araçlara geçeceğini duyurdu. Ancak bu planlama ve beklentiler dikkatleri çip sorununa çevirdi. Artan talepleri çip sorunu nedeniyle karşılayamayan şirketler, bu planlarla daha fazla çip sorunu yaşamayacak mı? Yani uzun vadeli planların oldukça net ve keskin bir şekilde çizildiği ortamda, gelecek yıl bu firmaların ne kadar araç üreteceği veyahut çipe hangi vadede ulaşacağı büyük soru işareti...

Çip bekleme süresi 26 hafta

Susquehanna Financial Group’tan alınan bilgiye göre, 2020 yılında 12 hafta civarında olan çip bekleme süresi bugün 26 haftaya çıkmış durumda. Uzmanlar çip krizinin 2022 yılının ilk yarısında da sürmesini bekliyor. Fakat iyimser olmasını beklenen tablo ise; dünya genelinde 2022 yılınının ikinici yarısında tedarik zincirindeki sorunların yavaş da olsa azalması bekleniyor.

Konu ile ilgili bilgilendirme notu paylaşan Fitch ise, yakın zamanda sektör ile ilgili paylaştığı raporda küresel araç satışlarının artacağını tahim etse de 2019 döneminin yaklaşık yüzde 6 altında kalmasını bekliyor. 2022 yılının ilk yarısında da 2021 yılında olduğu gibi arz/talep dengesizliğinden ötürü araç fiyatlarının güçlü kalmaya devam etmesini bekliyor. Fakat yılın geri kalanında artan üretimin ve stokların fiyatlarda normalleşme sağlayacağı öngörülüyor.

Türkiye'de üretim düştü

Türkiye’de 2021 yılında 782 bin otomobil, 548 bin otomobil dışı olmak üzere toplamda 1,331,643 araç üretildi. 2019 yılında toplamda 1,4985,143 araç üretilirken, 2021 yılında bu seviyenin yüzde 10 altında araç üretildi. Özellikle 2021 yılının Nisan ve Mayıs aylarında kapanmaların etkileri otomotiv firmalarının üretim bantlarına ara vermelerine sebep oldu.

Borsa İstanbul’da işlem gören halka açık firmaların otomotiv üretim rakamlarında ayrışmalar görüldü. Otomobil üretim rakamları 2019 yılına göre daha zayıf performans gösterirken, otomobil dışı (kamyon, traktör, kamyonet vb.) üretimde tek bir firma dışında artış görüldü. Özellikle otomobil dışı üretimin çip ihtiyacının otomobile göre daha az olması ayrışmanın en büyük sebeplerinden biri oldu. Halka açık firmalarda; otomobil dışı üretimde 2019 yılına göre daha az üretim gerçekleştiren tek firma Karsan olurken, diğer firmalar içerisinde üretimini yüzde 113’e kadar artıranlar oldu. Otomobil cephesinde ise Ford Otosan yüzde 87 üretiminin azalmasıyla en fazla gerileyen halka açık firma oldu. Halka açık olmayan otomobil firmalarının üretimleri 2019’a göre yüzde 9 gerilerken, otomobil dışı firmaların üretimin yüzde 57 arttı.

Altın fiyatları, Fed’in Mart ayında faiz artıracağına dair beklentiler ve ABD’de tahvil faizlerinin yükselmesiyle geriledi. Gram altın ise dolar/TL’deki yatay seyirle küresel altın fiyatlarındaki gerilemeyi takip etti.

Fed’in Mart ayında faiz artıracağına dair beklentilerin artmasıyla 2 yıllık ABD Hazine tahvilinin faizi yüzde 1’in üzerine çıkarken 10 yıllıkların faizi yüzde 1,88’e çıktı. Yatırımcıların ABD’de yükselen enflasyona dair endişeleri artarken swap piyasaları bir yıl içerisinde dört adet 25 baz puanlık faiz artırımını fiyatlamaya başladı.

Politika yapıcıların mesajlarından sonra ABD Merkez Bankası Fed’in Mart ayında faizleri artırması beklenirken, yatırımcılar 10 yıldır faizleri artırmayan Avrupa Merkez Bankası’nın erken bir faiz artırımına gidebileceğini düşünüyor.

Ons altın fiyatı

Ons altın geçen hafta neredeyse 1.830 dolara kadar ulaştıktan sonra kazançlarının bir kısmını silerek haftayı 1.816 dolardan kapatmıştı. Yeni haftaya dalgalı bir seyirle başlayan değerli metal, çarşamba günü sabah saatlerinde 1.812 dolar civarında bulunuyor.

Gram altın fiyatı

Gram altın geçen hafta dolar/TL’deki düşüşle 773 TL’ye kadar geriledikten sonra haftayı 790 TL civarında kapatmıştı. Yeni haftaya yatay bir seyirle başlayan gram altın, dolar/TL’nin 13,53 civarında seyretmesiyle 788 TL civarında bulunuyor.

Petrol fiyatları, yakıt tüketiminin toparlanması ve stoklardaki düşüşle beraber yükselirken Kahramanmaraş’ta petrol boru hattında yaşanan yangında piyasaları etkiledi.

Brent petrolün yakın vadedeki teslim kontratları ile uzak vadedeki teslim kontratları arasındaki fark artarak Kasım ortasından bu yana en yüksek seviyeye tırmandı. Yakın vade ve uzak vade kontratlar arasındaki fiyat farkının artması piyasada fiyatların yükseliş trendined olduğuna işaret ediyor.

Boru hattının geçen yıl günlük 450 bin varil civarında petrol aktardığı belirtilirken, analistler arzın geçici bir süre eksilmesiyle beraber kontrat vadeleri arasındaki farkın daha da artabileceğine dikkat çekiyor.

Kahramanmaraş'taki patlama sonrasında Brent petrol sabah saatlerinde yüzde 1,2 yükselişle varil başına 88,55 dolara çıkarken, ABD tipi ham petrol yüzde 1,3 yükselişle 86,56 dolar oldu. Boru Hattı'nın gün içerisinde yeniden transfere başlayacağına dair haberler sonrasında fiyatlar kısmi olarak geriledi.

Kahramanmaraş'ta petrol boru hattında patlama

Kahramanmaraş'ın Pazarcık ilçesindeki petrol boru hattında meydana gelen patlama sonrası çıkan yangın söndürüldü.

BOTAŞ'tan yapılan yazılı açıklamada, dün akşam saatlerinde Irak-Türkiye Ham Petrol Boru Hattı'nın yaklaşık 511. kilometresinde henüz belirlenemeyen nedenle patlama olduğu ve bunun sonucunda yangın meydana geldiği hatırlatılarak, şunlar kaydedildi:

"Başta BOTAŞ Acil Müdahale Ekipleri, Kahramanmaraş Büyükşehir Belediyesi, Gaziantep Büyükşehir Belediyesi, Kahramanmaraş Orman Bölge Müdürlüğü itfaiye teşkilatları ile güvenlik birimleri olmak üzere tüm ekiplerimizin özverili çalışması sonucu yangın tamamen söndürülmüş olup soğutma çalışmaları devam etmektedir. Petrol boru hattı gerekli tedbirlerin alınmasına müteakip en kısa sürede devreye alınacaktır."

Bank of America, yayımladığı bir araştırma raporunda Türkiye’de enflasyonun 2022 yılında ortalama yüzde 52,6 olacağını, yıl sonunda ise yüzde 40 seviyesinde gerçekleşeceğini belirtiyor.

Enflasyonu düşürmek için girdi fiyatlarını düşürecek mali önlemlerin ve KDV indirimlerinin gelebileceğini belirten BofA, bu tarz önlemlerin kura bağlı olan fiyatlar üzerinde sınırlı bir etkisi olacağını ve mali bir yük yaratacağını vurguladı.

Artan kur ve enflasyondan dolayı reel sektörün finansman ihtiyacının önemli derecede arttığına değinen banka, politika faizindeki düşüşe rağmen bankalardaki faiz oranlarının arttığına dikkat çekti.

"Kur korumalı mevduat mali olarak sürdürülebilir değil"

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın doğrudan döviz müdahalesiyle toplamda 7,3 milyar dolarlık satış yaptığını belirten BofA, duyurulan kur korumalı Türk lirası mevduatının ihtiyaç olduğu takdirde daha fazla rezerv kullanılabileceğini işaretini verdiğini dile getirdi.

BofA, kur korumalı Türk lirası mevduat uygulamasının negatif reel faizden kaynaklanan sorunlara çözüm üretemeyeceğini ve mali olarak sürdürülebilir olmadığını da vurguladı.

Türk lirasındaki likidite sıkışıklığının kredi garanti fonu ve kamu bankalarına sermaye enjeksiyonlarıyla çözülebileceğini belirten BofA, fakat bunun Türk lirasındaki değer kaybını artırabileceğini ifade etti.

"Türk lirasının değer kaybı kredi genişlemesine bağlı"

Reel sektöre verilen kredilerde koşul ve takip sistemi nasıl olursa olsun verilen kredilerin ikincil etkilerinin kontrol edilmesinin zor olacağını belirten banka, bundan dolayı Türk lirasının değer kaybetmeye devam edeceğini düşündüklerini ama bunun hızının kredi genişlemesinin zamanına ve miktarına bağlı olduğunu söyledi.

Yüksek seviyelerde bulunan enerji fiyatları düşünüldüğünde Türkiye’nin cari dengesinin pozitife dönmesinin talep baskılanmadığı sürece mümkün olmadığını dile getiren BofA, politika yapıcıların kredi genişlemesiyle yüksek büyüme rakamlarına ulaşma hedefinin cari açığı artırabileceğini ve dolar/TL üzerindeki baskıyı artırabileceğini ifade etti.

BofA, Türkiye’nin zor zamanlarda daha önce birçok kez ortodoks politikalara başvurduğunu fakat bu sefer politika yapıcıların ortodoks politikalara dönülmeyeceğini açıkça ifade ettiklerini belirterek, “Ortodoks politikalara dönülmeden politika hedeflerine ulaşılmasının çok zorlu olacağını düşünüyoruz” dedi.

Standard Chartered Bank, yayımladığı bir araştırma raporunda heterodoks para politikasının yüzde 36’lık yüksek enflasyon ile birleşince Türk lirası için yapısal kırılma yarattığını ve 2022 yıl sonu dolar/TL tahminlerini 12 seviyesinden 20’ye çıkardıklarını söyledi.

Aralık ayındaki fiyat hareketlerinden sonra Türk lirasındaki oynaklığın Bitcoin’i geçtiğine dikkat çeken banka, yazın turizmin canlanmasıyla yaşanacak toparlanmanın negatif net rezervlerden dolayı yapısal kırılmayı tersine çeviremeyebileceğini vurguladı.

Yeni duyurulan kur korumalı Türk lirası mevduatının beklenenin aksine dolarizasyonu düşürmediğini belirten Standard Chartered, yeni enstrümanın kamu maliyesi üzerinde risk oluşturduğunu dile getirdi.

2023’teki seçimler öncesinde ortodoks politikalara dönüş olmayacağını ve para politikasının genişlemeci kalacağını düşünen banka, sürpriz bir erken seçim ihtimalinin 2022'de Türk lirası için diğer negatif faktörlerden biri olacağını söyledi.

Standard Chartered 2022 sonu için dolar/TL tahminini 12 seviyesinden 20’ye çıkarırken 2023 sonunda dolar kurunun 28 seviyesine ulaşmasını bekliyor.

Altın fiyatları, yatırımcıların para politikasının yakında sıkılaşacağına ve Omikron varyantının küresel büyümeye yarattığı risklere odaklanmasıyla dalgalı bir seyir izliyor. Gram altın ise dolar/TL’deki geri çekilmeyle küresel altın fiyatlarındaki dalgalı seyri takip ediyor.

Politika yapıcıların mesajlarından sonra ABD Merkez Bankası Fed’in Mart ayında faizleri artırması beklenirken, yatırımcılar 10 yıldır faizleri artırmayan Avrupa Merkez Bankası’nın erken bir faiz artırımına gidebileceğini düşünüyor.

Ons altının işlem gördüğü fiyat aralığı 2021 yılı boyunca azalırken değerli metalin 50 ve 200 günlük hareketli ortalaması da neredeyse yatay bir hale geldi. Altının 30 günlük volatilitesi de salgın başından bu yana görülen en düşük seviyelere yakın bir seyir izliyor.

Saxo Bank Emtia Strateji Müdürü Ole Hansen, Fed politika yapıcılarından gelen mesajın faiz ve dolara en hassas emtia olan altın üzerinde sınırlı etkisi olduğunu belirterek “Bu sınırlı hareket Mart ayında başlayacak faiz indirimlerinin altın piyasasında çoktan fiyatlandığına işaret ediyor” dedi.

Altının 1.800 dolar seviyesini yeniden destek haline getirdiğini belirten Hansen, 1.830-35 dolar seviyesinin kırılmasıyla sonraki seviyelerin 1.850 ve 1.877 dolar olacağını söyledi.

Ons altın fiyatı

Ons altın geçen hafta neredeyse 1.830 dolara kadar ulaştıktan sonra kazançlarının bir kısmını silerek haftayı 1.816 dolardan kapatmıştı. Yeni haftaya dalgalı bir seyirle başlayan değerli metal, salı günü sabah saatlerinde 1.817 dolar civarında bulunuyor.

Gram altın fiyatı

Gram altın geçen hafta dolar/TL’deki düşüşle 773 TL’ye kadar geriledikten sonra haftayı 790 TL civarında kapatmıştı. Yeni haftaya yatay bir seyirle başlayan gram altın, dolar/TL’nin 13,45 civarında seyretmesiyle 785 TL civarında bulunuyor.