Advertisement

Borsa İstanbul ve Döviz piyasalarındaki oynaklık son dönemlerin en yüksek seviyesine çıktı.

Endeks son 4 işlem gününde yüzde 25 geri çekilirken, aynı süre zarfı içerisinde Dolar/TL tarafında yüzde 38’lik düşüş izlendi.

Benzer hareketlilik diğer yatırım araçlarında da gözlemlendi.

Bu oynaklığın etkisiyle banka ve banka dışı aracı kurumlar teminat seviyelerine Takasbank’ın belirlediği miktarın 2 katına veyahut ek teminat uygulamasına gitti. Ayrıca Vadeli İşlem ve Opsiyon Piyasası'nda (VİOP) işlem gören USD/TL, EUR/TL, RUB/TL ve CNH/TL döviz vadeli işlem sözleşmeleri ile Gram/TL altın vadeli işlem sözleşmelerinde uygulanan yüzde 10 oranındaki alt fiyat limitinin bir günlük yüzde 80'e çıkarılması yatırımcı pozisyonlarının kapanmasında etkili oldu.

Teminat tamamlama çağrıları arttı

Vadeli İşlem ve Opsiyon piyasasında ters pozisyonda kalan yatırımcıların teminat tamamlama çağrıları ciddi oranda arttı. Aralık ayı boyunca VİOP’ta kümülatif teminat tamamlama çağrısı 6,3 milyar TL seviyesine çıktı. Özellikle oynaklığın ciddi oranda hissedildiği 21 Aralık tarihinde sadece 1 günde 1,4 milyar TL’lik teminat tamamlama çağrısı yapıldı.

Aralık ayında ortalama 250-300 milyon TL civarında teminat çağrısı yapılmaktaydı. Mevcut gelişme içerisinde işlem hacimlerinin ciddi oranda artması da bu teminat tamamlama çağrılarını destekledi.

Teminat tamamlama çağrısı nedir?

Piyasada risk Yönetimi Takasbank tarafından yapılıyor. Gerçekleşen işlemler gerçek zamanlı olarak Takasbank tarafından çekilerek pozisyona dönüştürülüyor ve güncellenen hesaplar için son açık pozisyon ve parametre dosyası verilerine göre “bulunması gereken teminat” hesaplanıyor. Sürdürme teminatı, bulunması gereken teminat değerinin yüzde 75’i olarak dikkate alınıyor.

Müşteri hesaplarında risk durumuna göre 0,1,2,3 olmak üzere dört seviye belirleniyor. Sürdürme teminatının [Toplam Teminat+_Geçici Kar/Zarar] tutarına oranı olarak tanımlanan risk oranı yüzde 100’den büyük ise ilgili hesap riskli duruma düşüyor.

Risk seviyesinin 1 veya 2 olması uyarı niteliğinde iken 3 seviyesi riskli statüsüne yaklaşıldığını/riskli olduğunu gösteriyor. Risk durumu 3 olan hesapların tüm pasif emirleri sistemce iptal ediliyor. Risk durumu 3 olan hesaplar, teminat yatırarak ve/veya bulunması gereken teminat tutarını azaltıcı işlem yaparak riskli durumdan çıkabiliyor.

Dolar/TL'deki düşüşün vadeli piyasalarda yüzde 10'a ulaşması sonrasında Vadeli İşlem ve Opsiyon Piyasası'nda (VİOP) işlem gören dolar/TL, euro/TL, ruble/TL ve yuan/TL döviz vadeli işlem sözleşmeleri ile gram/TL altın vadeli işlem sözleşmelerinde uygulanan yüzde 10 oranındaki alt fiyat limiti oranlarının bugün için yüzde 20'ye çıkarıldığı açıklandı.

Dolar/TL çarşamba gününe 12,60 civarında başladıktan sonra gerileyerek günü 12,04 seviyesinde kapatmıştı. Perşembe günü de gerilemeye devam eden dolar kuru 12,3'e kadar yükseldikten sonra yüzde 10'u aşan düşüşle 10,50 seviyesini gördü.

Dolar/TL , pazartesi günü kabine toplantısı öncesinde 18 seviyesini aşarak rekor kırdıktan sonra TL’yi özendirici önlemlerin açıklanmasıyla gerileyerek 12,27 seviyesine kadar düşmüştü.

Dolar kuru salı günü sabah saatlerinde yüzde 14'ten fazla düşüşle 11,09 seviyesini test ettikten sonra yeniden yükselişe geçerek 14 seviyesinin üzerine çıkmış, 14,37 ile salı günü gün içi zirvesini görmüştü.

Türkiye’nin CDS’i 563 baz puan seviyesinde bulunurken 10 yıl vadeli tahvil faizi yüzde 22,97 civarında seyrediyor.

Türk lirasının 1 aylık ima edilen oynaklığı salı günü 62,62’ye ulaşarak tüm zamanların en yüksek seviyesini görmüştü. Gösterge en son 13 Ağustos 2018’de 61,47 seviyesine kadar tırmanmıştı.

Küresel tarafta dolarda yaşanan zayıflama da dolar/TL'deki düşüşte etkili oldu. Doların en çok işlem gördüğü para birimlerine karşı performansını ölçen Bloomberg Dolar Spot Endeksi çarşamba günü yüzde 0,5 civarında düşüş kaydederek 1.186 seviyesinden 1.179’a geriledi.

Kur korumalı TL mevduat enstrümanı

Hazine'nin TL mevduat hesaplara ilişkin açıklamasının ardından TCMB de dövizden TL mevduata geçişi destekleyen bir dizi önlem açıklamıştı.

Hazine'nin açıkladığı ürün, gerçek kişilerce TL vadeli hesaplar üzerinde işleyecek faiz ile hesap açılış ve vade tarihlerindeki kur değişim oranı kıyaslanacak ve yüksek olan oran üzerinden hesap nemalandırılacak. Ayrıca bu mevduat ürününe stopaj da uygulanmayacak.

TCMB'nin açıkladığı ise dolar, euro ve sterlin cinsi yabancı hesapların TL vadeli hesaba dönüşmesi halinde fon sahiplerine destek sağlayacağını, TL'ye dönüşümde dövizin TCMB tarafından satın alınacağını açıkladı. Böylece TCMB ilgili adımın kullanılmasıyla oldukça düşük tutarda olan kendine ait rezervlerini artırma imkanı elde edebilecek.

TCMB sisteminde sadece dövizden TL'ye dönüşte destek sağlandı, katılım bankacılığı da gözetildi.

Merkez Bankası ayrıca ihracatçı ve ithalatçı firmalara kur riskini yönetebilmeleri amacıyla, ihale yoluyla ve BİST VİOP'ta TL uzlaşmalı vadeli döviz satışı gerçekleştirileceğini de açıkladı.

TCMB 1 Aralık'ta yapılan ilk döviz müdahalesinde 844 milyon dolar sattığını açıkladı. Yapılan müdahaleler 15 işgünü sonra TCMB tarafından açıklanıyor. Bir sonraki müdahale 3 Aralık’ta olduğundan buna ilişkin veri de Cuma günü açıklanacak.

Ekonomist Haluk Bürümcekçi notunda TCMB'nin döviz satışlarını şöyle değerlendirdi:

Aralık ayı içinde gerçekleşen ve kamuoyuna açıklanan toplam beş döviz satış müdahalesinde yapılan toplam satışın en az 9 milyar dolar civarında olduğunu tahmin ettiğimi daha önce belirtmiştim. Bu arada, TCMB analitik bilançosundaki 20 ve 21 Aralık günleri görülen belirgin değişimler piyasanın dikkatlerini çekti.

Bankanın net döviz pozisyonunun (Dış Varlıklar - Toplam Döviz Yükümlülükleri) toplam 5,9 milyar TL açıldığını ve aynı günlerde swapların 1,1 milyar dolar arttığını gören bazı yorumcular bunun 7 milyar dolarlık döviz satışı yapıldığı anlamına geldiğini yazdılar.

Söz konusu günlerde kamuoyuna duyurulmuş bir doğrudan döviz satış müdahalesi olmamıştı. Ancak döviz pozisyonu üzerinden hesap yapılmasını doğru bulmadığımı, zira aynı dönemde dış yükümlülüklerin 1.6 milyar dolar artmış olmasının döviz pozisyonunu açan faktörler arasında olduğunu belirtmek isterim.

Dış yükümlülük artışını TCMB’nin piyasaya döviz satışları ile ilişkilendirmek doğru değil, bu artış dış borç ödemeleri ile ilgili bir hazırlık nedeniyle olması daha olası. Bu nedenle, analizi net uluslararası rezerv (NUR) üzerinden yaptığımda 4.4 milyar dolar düşüş görüyorum ve bunun 1.1 milyar dolarlık swap artışına rağmen gerçekleşmesi ise döviz satışının 7.0 değil 5.5 milyar dolar olduğunu gösteriyor. Ancak bu satış piyasaya yapılmadıysa kime yapıldığı konusunda bir açıklamanın yapılmasının da gerekli olduğunu düşünüyorum.