Advertisement

St. Louis Fed Başkanı önden yüklemeli büyük faiz artışlarını tercih ettiğini söyledi ve 40 yılın en yüksek enflasyonunu dizginlemek için yılı yüzde 3,75-4 faiz aralığında bitirmek istediğini tekrarladı.

CNBC kanalına verdiği röportajda, “Sıkılaşmacı para politikasına ulaşmak için hala gitmemiz gereken yol var” diyen Bullard, “Bahar aylarında enflasyonun daha da artmasıyla bu yıl yüzde 3,75-4 seviyesine çıkmamız gerektiğini savundum.

Bunu belirli bir toplantıda mı yoksa diğer toplantılardan birinde mi yapacağınız harika bir soru. Ben önden yüklemeli faizi tercih ederim. Bunun enflasyonla mücadelede Fed'in güvenirlirliğini artıracağını düşünüyorum” değerlendirmesinde bulundu.

Aralarında Bullard’ın da olduğu Fed bölge başkanları bu hafta yaptıkları açıklamalarda enflasyonun hala yavaşlamadığının altını çizdi ve merkez bankasının eskisine oranlar daha güvercin bir para politikasına geçiş yaptığı algısını reddetti.

Fed Başkanı Jerome Powell ise geçtiğimiz hafta Federal Açık Piyasa Komitesi’nin (FOMC) faizleri bu yılsonuna dek yüzde 3,4’e ve 2023 yılından ise yüzde 3,8’e artırmayı öngördüğünü söylemişti.

"Rahatlamak için ikna edici kanıtlar görmeliyiz"

“Yeterince önlem aldığımızı hissetmemiz için manşet enflasyon ve çekirdek enflasyonun tüm göstergelerinde ikna edici kanıtlar görmemiz gerekiyor” diyen Bullard Fed’in fiyatlarda daha geniş çaplı bir yavaşlama görmek için faizleri daha uzun süre yüksek tutmasının muhtemel olduğunu ekledi.

Piyasalar 2023’ün ilk yarısında faiz indirimlerini fiyatlıyor ve bazı yatırımcılar Powell’ın geçtiğimiz haftaki açıklamalarını Fed’in yakında daha az agresif hareket edeceğine dair bir işaret olarak algılamıştı.

Fed geçtiğimiz hafta yapılan FOMC toplantısında faizleri 75 baz puan artırmış ve Powell Eylül ayında benzer büyüklükte bir artışın mümkün olduğunu söylemişti.

Powell önümüzdeki döneme rehberlik edecek net bir yol haritası çizmezken gelecekte yapılacak artışların veriye dayalı olacağını ve toplantıdan toplantıya karar verileceğini kaydetmişti.

Bullard, Powell’ın ABD’nin resesyonda olmadığı düşüncesine destek vererek güçlü istihdam piyasasının iki çeyrek üst üste negatif büyümeden daha güçlü bir gösterge olduğunu ve yılın ikinci yarısında büyüme beklediğini vurguladı.