Advertisement

Kasım ayının başından bu yana Türkiye ekonomisinde yaşanan gelişmeler piyasalarda tüm dikkatlerin Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın (TCMB) Kasım toplantısına çevrilmesine yol açtı.

TCMB'nin son toplantısından bu yana ekonomi yönetiminde köklü değişiklikler yaşanırken, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ekonomide yeni döneme ilişkin mesajları da piyasa aktörleri tarafından oldukça kritik bulundu. Tüm bu gelişmelerin ardından piyasaların Türkiye'de para politikasına ilişkin beklentileri neredeyse 180 derece değişti.

İşte TCMB'nin Kasım toplantısına giderken bilmeniz gereken gelişmeler...

Yeni ekonomi mesajları, yeni bakan, yeni TCMB Başkanı

TCMB'nin son toplantısından bu yana en çok konuşulan konu ekonomi yönetimindeki değişiklikler oldu. Önce 7 Kasım tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanan Cumhurbaşkanlığı kararıyla Murat Uysal TCMB başkanlığından alınarak yerine eski maliye bakanlarından Naci Ağbal atandı. Pazar günü ise Berat Albayrak Hazine ve Maliye Bakanlığı'ndan istifa ettiğini açıkladı. Hafta başında Albayrak'ın istifası kabul edildi ve Albayrak'ın yerine TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu Başkanlığı görevini yürüten Lütfi Elvan atandı.

Ağbal TCMB Başkanı olarak ilk yazılı açıklamasında fiyat istikrarı temel amacı doğrultusunda tüm politika araçlarının kararlılıkla kullanılacağını söyledi. Ağbal'ın atanmasının ardından piyasalarda 19 Kasım öncesi olağanüstü bir toplantı olabilir mi sorusu vardı. Fakat Ağbal yazılı açıklamasında gelişmelerin 19 Kasım'daki toplantıda değerlendirileceğini vurguladı.

Ekonomi yönetiminde yaşanan bu değişikliklerin ardından Salı günü gözler Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın AK Parti grup toplantısında vereceği mesajlara çevrildi. Erdoğan ekonomide yeni bir döneme girildiğini işaret ederken, enflasyonla mücadele vurgusu yaptı. Erdoğan gerekirse acı reçetenin uygulanacağını belirtti. Piyasalar bu mesajları olumlu algıladı ve Türk varlıklarında ralli görüldü. Türk Lirası dolar karşısında rekor seviyeden yüzde 10 düşüş gösterdi.

Kaynak: Bloomberg HT Araştırma Departmanı

Beklentiler 2 yılın en sert faiz artışının olacağı yönünde

Bu gelişmelerin ardından yerli ve yabancı hemen hemen tüm piyasa aktörlerinde beklentiler değişti.

Bloomberg HT Araştırma Departmanı'nın 20 ekonomistin katılımıyla düzenlediği ankete göre bankanın Kasım toplantısında 475 baz puan faiz artışıyla politika faizini yüzde 15'e çekmesi bekleniyor. Ekonomistlerin beklentilerinin gerçekleşmesi durumunda bu, 2018 yılının Eylül ayında yapılan 625 baz puanlık faiz artışından sonra yapılmış en yüksek faiz artışı olacak.

Bloomberg HT'nin anketinde en düşük faiz artışı beklentisi 200 baz puan olurken, en yüksek artış beklentisi 550 baz puan oldu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamaları sonrası değerlendirmelerde bulunan yabancı kurumlar da TCMB'den faiz beklentilerini güncelledi. Barclays, Goldman Sachs ve Deutsche Bank gibi kurumlar Kasım'da 475 baz puanlık faiz artışı beklerken, Türk Lirası krediler ve iç talep büyümesinde normalleşme olduğunu belirten Morgan Stanley 150 baz puanlık artışın yeterli olacağını belirtti.

Oynaklık arttı, opsiyon uzmanları farklı senaryolara hazırlandı

Ekonomi yönetiminde değişimle birlikte beklentilerin de değişmesi Türk Lirası'nda oynaklığın artmasına yol açtı. Dolar/TL 'de işlem aralığı 20 ayın zirvesini gördü. Yaz saati uygulaması dolayısıyla Avrupa ile saat farkının artması da oynaklığa destek oldu. Öncesinde 14'te yani TCMB'nin karar saatinde kapanan haftalık dolar/TL opsiyonları, saat farkı dolayısıyla 15'e kaydı. Böylelikle haftalık/TL opsiyonları TCMB'nin karar saatini de içine aldığından oynaklık arttı.

Bununla birlikte opsiyon uzmanları yeni başkan Naci Ağbal’ın ilk faiz kararı öncesi, faiz artışı beklentilerinin yüksek olduğu dönemde farklı senaryolara da hazırlandı

Türk Lirası'nda bir günlük fiyat değişimine karşı hedge maliyetleri Mart 2019’dan bu yana en yüksek seviyeye yükseldi.

Politika faizi sabit, ağırlıklı ortalama fonlama maliyeti yükselişte

19 Kasım toplantısına giderken Türkiye'de Ağustos'ta başlayan ve farklı para politikası araçları üzerinden uygulanan sıkılaşma ivmesi sürdü. TCMB Eylül toplantısında 200 baz puanlık artış ile politika faizini yüzde 10,25 seviyesine çıkarmıştı. Böylelikle iki yılın ardından ilk kez faiz artışı kararı alınmıştı. Banka Ekim toplantısında ise politika faizini sabit tutarken para politikası operasyonel çerçevesinde değişikliğe giderek Geç Likidite Penceresi işlemlerinde uygulanacak Merkez Bankası borç verme faiz oranı ile gecelik borç verme faiz oranı arasındaki farkın 300 baz puan olarak belirlenmesine karar vermişti.

Bu adımların ardından TCMB'nin kullandığı tüm faizlerin ortalaması alınarak hesap alınarak oluşturulan ağırlıklı ortalama fonlama maliyeti yükseliş kaydetti. 18 Kasım itibariyle ağırlıklı ortalama fonlama maliyeti yüzde 14,80 oldu.

Ağustos'tan beri uygulanan geleneksel yöntemli repo ihalelerinin ortalama basit faizi de yükseliş kaydetti ve yüzde 15'i aştı.

Enflasyon beklentilerindeki bozulma sürdü

Para politikasında farklı araçlarla uygulanan sıkılaşmaya rağmen enflasyon beklentilerindeki bozulma devam etti.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın Kasım ayı Beklenti Anketi'ne göre yıl sonu enflasyon beklentisi yüzde 12,47 oldu. Bir önceki ankette bu beklenti yüzde 11,76 düzeyindeydi.

12 ay sonrası TÜFE beklentisi bir önceki anket döneminde yüzde 10,53 iken, bu anket döneminde yüzde 10,77 oldu. 24 ay sonrası TÜFE beklentisi ise aynı anket dönemlerinde sırasıyla yüzde 9,05 ve yüzde 9,20 olarak gerçekleşti.

Erdoğan toplantı öncesinde son mesajında yüksek faizi eleştirdi, enflasyonla mücadele vurgusu yaptı

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan TCMB toplantısı öncesi gelen son açıklamada enflasyonla mücadele vurgusu öne çıktı. Erdoğan aynı konuşmasında yüksek faiz eleştirisi de yaptı.

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Ekonomi Şurası'na katılan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan "Yatırımcılarımızı yüksek faizlere ezdirmemeliyiz" ifadelerini kullandı. Enflasyonla mücadelenin en önemli öncelikleri olduğunu belirten Erdoğan hedeflerinin enflasyonu tek haneli seviyelere ulaştırmak olduğunu söyledi.