Advertisement

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) politika faizini 200 baz puan artışla yüzde 17 seviyesine yükseltti.

Ekonomistlerin beklentisi politika faizinin 150 baz puan artışla yüzde 16,50 seviyesine çıkarılacağı yönündeydi. Bloomberg HT anketine katılan kurumlar arasında en düşük beklentiyi paylaşan kurum faizin 75 baz puan artışla yüzde 15,75; en yüksek beklentiyi paylaşan kurum 200 baz puan artışla yüzde 17’ye yükselmesini beklediğini açıklamıştı.

Karar metninde enflasyona ilişkin risklere dikkat çekilerek güçlü bir sıkılaştırma kararı verildiği belirtildi. Konuyla ilgili olarak karar metninde şu ifadeler kullanıldı: "Kurul, enflasyon görünümüne dair risklerin bertaraf edilmesi, enflasyon beklentilerinin kontrol altına alınması ve dezenflasyon sürecinin en kısa sürede yeniden tesisi için, 2021 yılsonu tahmin hedefini göz önünde bulundurarak, güçlü bir parasal sıkılaştırma yapılmasına karar vermiştir."

İç talep enflasyon görünümünü bozan unsurlar arasında sayıldı

TCMB, iç talep koşulları, döviz kuru başta olmak üzere birikimli maliyet etkileri, uluslararası gıda ve diğer emtia fiyatlarındaki yükseliş ve enflasyon beklentilerindeki bozulmanın fiyatlama davranışları ve enflasyon görünümünü olumsuz etkilemeye devam etttiğini ifade etti.

Bu değerlendirmelerinin ışığında banka önümüzdeki dönemde parasal duruşun sıkılığının, enflasyonu etkileyen tüm unsurlar dikkate alınarak, enflasyonda kalıcı düşüşe ve fiyat istikrarına işaret eden güçlü göstergeler oluşana kadar kararlılıkla sürdürüleceğini belirtti.

Metinde, "Düşük enflasyon ortamının kalıcı olarak tesisinin, ülke risk primlerinin düşmesi, ters para ikamesinin başlaması, Döviz rezervlerinin artış eğilimine girmesi ve finansman maliyetlerinin kalıcı olarak gerilemesi yoluyla, makroekonomik ve finansal istikrarı olumlu etkileyeceği değerlendirilmiştir." ifadeleri kullanıldı.

"İç talep cari işlemler açığını artırıyor"

TCMB'nin karar metninde cari işlemler açığındaki artışa da dikkat çekildi. TCMB salgın döneminde sağlanan yüksek kredi büyümesinin birikimli etkileriyle güç kazanan iç talebin cari işlemler açığını artırdığını belirtti. Banka, milli gelir verileri ve son çeyreğe ilişkin göstergelerin iktisadi faaliyette güçlü bir seyre işaret ettiğini bununla birlikte artan vaka sayıları nedeniyle getirilen kısıtlamaların başta hizmetler sektörü olmak üzere iktisadi faaliyetin kısa vadeli görünümüne dair belirsizlik oluşturduğu ifade edildi.

Prof. Dr. Hakan Kara: Piyasanın da kararı olumlu yorumlayacağını düşünüyorum

Bloomberg HT’ye konuk olan Bilkent Üniversitesi İktisat Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hakan Kara ve İş Portföy Genel Müdür Yardımcısı Nilüfer Sezgin, Merkez Bankası’nın Aralık ayı faiz kararını değerlendirdi.

Prof. Dr. Hakan Kara, Merkez Bankası’nın beklenenin üzerinde bir faiz artışı yaparak doğru bir adım attığını kaydetti. Önümüzdeki dönemde enflasyona dair risklerin büyük olduğunu söyleyen Kara, Merkez Bankası’nın enflasyon dinamiklerinde piyasanın öngördüğünün ötesinde bir bozulma gördüğünü ifade etti.

Kara, Merkez Bankası’nın 200 baz puanlık faiz artışı kararı hakkındaki değerlendirmesinde şu ifadelere yer verdi:

“Merkez Bankası büyük ihtimalle Aralık ayı enflasyon verileri açıklandığında tekrar olumsuz bir tepki olmaması açısından, piyasanın önünden giderek beklenenden daha fazla sıkılaştırma yapmayı tercih etti gibi görünüyor. Bu kararın iktisadi birimler nezdinde güven kazanması açısından geçen aydan daha kritik bir hamle olduğunu düşünüyorum. Piyasa beklentilerinden çok ayrışmayan ama onların biraz üzerine çıkan, çok doğru bir hareket oldu. Piyasanın da kararı olumlu yorumlayacağını düşünüyorum.

İş Portföy Genel Müdür Yardımcısı Nilüfer Sezgin ise, PPK kararı hakkında şu değerlendirmeleri yaptı:

“Merkez Bankası karar metninde iç talebin güçlü olduğuna dair bir vurgu yaptığını görüyoruz. TCMB Başkanı’nın 16 Aralık’taki sunumda ise “ısınma” ifadesini kullanmıştı. Dolayısıyla ben bunların birbirini destekleyen bir içerik olduğunu düşünüyorum. Kasım ayında gerçekleşen toplantıda, enflasyonda bir yükseliş kaydedileceği fakat bunun geçici olacağına dair bir ifade vardı. Bu ifade bizlere, “Piyasa ve Merkez Bankası arasında enflasyona dair risklerin tespitiyle ilgili farklılık mı var?” sorusunu sordurtmuştu. Fakat bu toplantıda enflasyondaki risklerin geçici olduğuna dair bir işaret göremiyoruz. Dolayısıyla, enflasyona dair daha şahin bir söylem olduğunu söylemek mümkün.”

Yabancılar da olumlu karşıladı

TCMB'nin faiz kararını yabancı kurumlar da olumlu karşıladı.

Citi'den gelen yorumda, "Banka sıkı para politikasını sürdürme kararlılığını vurguladı. Enflasyonda kalıcı bir düşüşe ve fiyat istikrarı sağlanana kadar politika duruşunu koruyacağını belirtti. Bizim beklentilerimize göre enflasyon 2021 yılının ilk yarısına kadar yüzde 14 seviyelerinin üzerinde kalıp, yıl sonuna doğru yüzde 11’e kadar geri çekilebilir." değerlendirmeleri yer aldı.

Goldman Sachs, bugünkü kararda, kredi büyümesinde yavaşlama ve mevduat faizlerindeki yükselişin para politikasındaki değişime işaret ettiğini belirtti. Kurum politika faizinin zirveye ulaştığını ifade etti.

Benzer yorum Barclays'ten de geldi. Kurum enflasyon tahminleri göz önüne alındığında son kararla birlikte faiz artırımının sonuna geldiğini ifade etti.

Ağbal sıkılaşma vurgusu yapmıştı

TCMB Başkanı Naci Ağbal, geçen hafta yaptığı 'Para ve Kur Politikası' metni sunumunda "Enflasyona ilişkin yukarı yönlü riskler 2021 yılında para politikasının sıkı ve kararlı bir duruş sergilemesini zorunlu kılmaktadır. Gerekirse parasal duruşumuzu daha da sıkılaştıracağız" ifadelerini kullanmıştı.

Ağbal aynı toplantıda enflasyonla mücadele kararlılığını da vurgularken “Fiyat istikranının orta ve uzun vadeli kazanımlarına odaklanarak para politikasında kararlılıkla sıkı duruş sergileyeceğimiz, enflasyonu düşürerek fiyat istikrarı doğrultusunda kazanımlar elde edeceğimiz bir yıla giriyoruz. Politika duruşumuzu fiyat istikrarı temel amacı doğrultusunda belirleyerek uygulayacağız. 2021 yılı sonu için yüzde 9,4 hedefine ulaşma kararlılığı içindeyiz.” değerlendirmesini yapmıştı.