Türkiye'nin doğum sancısı
-
Toplam doğurganlık hızı 2024 yılında 1,48'e geriledi. Oysa nüfusun kendini yenileyebilmesi için bu oranın en az 2,1 olması gerekiyor. Akademisyen ve uzmanlar Türkiye'nin zenginleşmeden yaşlanmasının demografik fırsat penceresinin 15–20 yıl içinde kapanmasına neden olabileceği; daralan işgücü ve sosyal güvenlik sistemi üzerinde artan baskı gibi sonuçlar doğurabilecek yapısal risklere işaret ediyor.
22 Şubat 2026, 16:00
Güncelleme : 22 Şubat 2026, 16:00
OLCAY BÜYÜKTAŞ
Türkiye’de doğurganlık ciddi anlamda alarm veriyor. Zira veriler doğum oranlarının tarihin en düşük seviyelerine gerilediğini ortaya koyuyor.
Türkiye’de doğum oranları son 20 yılın en düşük seviyelerine gerilerken, nüfusun kendini yenileme kapasitesi de kritik eşiklerin altına indi. Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) Doğum İstatistikleri, hem doğum sayısında hem de doğurganlık hızında yapısal bir düşüşe işaret ediyor.
2023 yılında canlı doğan bebek sayısı 958 bin 408 olarak kaydedildi. Bu rakam, 2000’li yılların başından bu yana görülen en düşük seviyelerden biri. Doğan bebeklerin yüzde 51,3’ü erkek, yüzde 48,7’si kız oldu.