Advertisement

Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, İstanbul Ataşehir'de bulunan Hazine ve Maliye Bakanlığı yerleşkesinde Yeni Ekonomi Programı (YEP) açıkladı.

Konunun uzmanları Yeni Ekonomi Programı'nda açıklanan rakamları Bloomberg HT'ye değerlendirdi;

Şekerbank Başekonomisti Dr. Gülay Elif Yıldırım,

Genel itibari ile baktığımızda beni gördüğüm kadarıyla piyasada hepimizin konuştuğu bir çerçeve oluşturulmuş. Sonrası için de bir alternatif senaryonun oluşturulması çok olumlu, çünkü o kadar çok belirsizlik var ki. Salgının gidişatı açısından böyle bir yaklaşımla büyüme anlamında eksi 1.5 beklenti 2020 yılı için makul ve sonrası için ben açıklananları makul buluyorum. Yüzde 5.8’in içinde çok büyük bir baz etkisi olacak. 0.3 üzerine bir büyümede baz etkisi hesaplanıyor ama bir de kontratların yenilenmesi ve genel olarak emtiadaki görüntü artı turizmde 25 milyar dolar kayıp olmayacağı öngörüsü var.

Özyeğin Üniversitesi Öğretim Görevlisi Gizem Öztok Altınsaç,

Baz senaryoda bu yılı artıda bitiyoruz. Önümüzdeki yılda 5.8 gibi yüzde 6’ya yakın bir beklenti telaffuz edildi. Aslında bir de yan senaryo yapılmış, kötümser senaryo bu piyasa beklentisine daha yakın. Bu yıl yüzde 1.5 daralma önümüzdeki yıl da yüzde 3.7’lik bir büyüme, bu biraz daha piyasa beklentisine yakın. Bu yıl yan büyüme 4. Çeyrekteki rakama bağlı olarak gerçekleşecek. Önümüzdeki yıl için 5.8 piyasa tahminin oldukça yukarısında.

V tipi toparlanma oldu ama bunun geri geliş kısmı 3. Çeyrekte oldu. Dolayısıyla yaşandı ve geride kaldı. Bundan sonra dünya ile birlikte büyümenin toparlanması devam edecek mi yoksa biraz tökezleme mi göreceğiz bunu anlamaya çalışıyoruz. Yüksek bir büyüme var, önemli olan kaynak meselesi Türkiye’nin büyümesi için ya iç ya da dış tasarrufu kullanacaksınız. İç tasarrufu, kredi büyümesini biz bu yıl epey kullandık. Önümüzdeki yılı aslında bu yıla çektik. “Dışarıdan fon sağlamamız mümkün olur mu?” şu anda risk primimiz çok yüksek, burada da zorlanıyoruz. Dolayısıyla ben burada yan senaryoya daha yakınım.

Piri Reis Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Erhan Aslanoğlu,

Sayın Bakan'ın konuşmasının başında finansal piyasalarda atılan adımlar, pandemi döneminde buradan artık bir geri dönüş ve normalleşme olacağı vurgusuydu. BDDK’nin attığı adımlar, Merkez Bankası’nın tüm ekonomi birimleri ile attığı adımlar ile ilintili olabileceğini düşünüyorum. Önümüzdeki dönemde de devam edeceği vurgusuydu. Bu Türkiye’de son dönemde makroekonomik dengeler ve finansal istikrar konusunda en sıkıntı yaşanan konulardan birisiydi. Bu mesajın verilmesini olumlu ve artı olarak görüyorum. Pandemi ilk çıktığında politikaların daha geçici olarak ele alındığını görüyorduk. Alternatif senaryoların oluşturulması, pandeminin yarattığı belirsizliğin vurgulanması bu işin kısa vadeli değil orta ve uzun vadeli belirsizlik barındırdığının göstergesidir. Makroekonomik tahminler yanılma payı en yüksek olan kısım. Burada önemli olan ne kadar yakın ve ne kadar gerçekçi olabildiğidir. 2 yıl önceki vurgu “dengelenme” tekrar gelmiş. Geçen yıl değişimdi, şimdi tekrar dengelenme oldu. Makroekonomik ve finansal istikrar konularında dengelenmeye ihtiyaç var. İlk kez iyimser ve kötümser senaryolar yapılarak bir büyüme tahmini yapılması olumlu. İyimser senaryodaki, oldukça iyimser kalıyor. Sayın Bakanın kötümserlik diye vurguladığı tahmin aslında biraz daha gerçekçi duruyor. Yine de pandeminin bize ne getireceğini bilemediğimiz bir dünya var. Enflasyon ve cari dengede büyümedeki kötümser ve iyimser tahminlere göre aslında enflasyon ve cari dengedeki tahminler de değişebilir. O yüzden emin değilim. Enflasyon tahminin gene bu sene için görece iyimser kaldığını fakat enflasyonun yüksek gittiği yılların ardında baz etkisiyle birlikte bir düşüş olur. Biz gelecek yılın sonunda 8-9’lara 8 de iyimser kalabiliyor ama tek haneli rakamlara inebiliriz. Ama pandeminin geride kaldığı , normalleşmenin başarılmaya çalışıldığı ve Türkiye’nin ekonomisini etkileyen faktörlerin normalleşmenin olması durumunda olabilir.