Advertisement

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) 2022 yılına ilişkin enflasyon beklentisini yukarı çekerken, liralaşma stratejisi açıkladı.

TCMB Başkanı Şahap Kavcıoğlu toplantıda dezenflasyon sürecinin hızlı bir şekilde yakında başlayacağını belirtti.

Bankalar için maliyetlerin düştüğüne dikkat çeken Kavcıoğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın özel bankalara yönelik eleştirisini destekleyen ifadeler kullandı.

Kavcıoğlu 20 Aralık tarihinde TCMB'nin tek kuruş satmadığını belirtti.

Başkan Kavcıoğlu Türk lirasındaki değer kaybının faiz indirimi ile ilgisi olmadığını vurguladı.

Kavcıoğlu'nun konuşmasında öne çıkan ifadeler şunlar oldu:

Son rapordan bugüne dek varyantlara ilişkin risklerin canlı kalması bazı ülkelerde 2022 büyüme görünümünü olumsuz etkiledi.

Küresel iktisadi faaliyet üzerindeki risklerin sınırlı olduğunu değerlendiriyoruz, Türkiye'nin dış talep görünümü olumlu seyrini korumaktadır.

Doğalgaz fiyatları yüksek seyrediyor.

Küresel enflasyonda dikkat çeken artışlar gözleniyor. Dünya genelinde manşet ve çekirdek enflasyon hız kazandı.

Enflasyonun etkileri merkez bankaları tarafından yakından takip ediliyor. Gelişmiş ülke merkez bankaları arasındaki söylem ayrışması artıyor.

Gelişmekte olan ülkelere portföy girişleri olduğunu gözlemliyoruz. Portföy akımları hala salgın öncesi seviyelere ulaşamadı.

Çin dışındaki hisse senedi piyasalarına da girişler olduğu, Türkiye'ye yönelik sermaye girişleri Kasım ayında devam ederken, Aralık ayında çıkış gözlendi.

Türkiye'de iktisadi faaliyet 3. çeyrekte kuvvetli seyrini sürdürdü. Türkiye OECD ülkeleri arasında net ihracatın büyümeye en fazla katkı yaptığı ülkeler arasında yer aldı.

Aşılamanın hızlanması küresel ekonomideki toparlanma sürecini destekliyor. Dış talebin iktisadi faaliyete katkısı artıyor. Vaka sayılarında artış gözlense de izolasyon tedbirleri küresel ölçekte daha gevşek uygulanıyor.

Daha gevşek önlemler turizm faaliyetindeki toparlanma eğiliminin belirginleşmesinde önemli rol oynadı. Kartla harcama verilerine göre salgından daha çok etkilenen hizmet sektörlerinde artış oranlarının daha yüksek olduğunu görüyoruz.

Anket verileri firmaların yatırımlarını artırma eğiliminde olduğunu gösteriyor. İlave kapasite ihtiyacının önümüzdeki dönemde de yatırım talebini destekleyecek bir unsur olduğunu değerlendiriyoruz. Uzun vadeli TL finansman imkanları yatırımlar için önemli.

Yüksek frekanslı veriler işgücündeki toparlanmanın iktisadi faaliyetle uyumlu görünüm sergilediğini gösteriyor.

Önümüzdeki dönemde istihdam artışının devam edeceğini öngörüyoruz.

Hizmet gelirleri salgın öncesi seviyelerine ulaştı.

Altın ve enerji dışarıda bırakıldığında cari dengedeki iyileşmenin sürdüğünü görüyoruz. Cari dengenin 2022'de fazla vereceğini öngörüyoruz.

4. çeyrekte yıllık kredi büyümesi tarihsel ortalamalara yakınsadı. Ticari kredilerdeki gelişmeyi önemsiyoruz.

Enflasyon görünümü

Yılın son çeyreğinde döviz kuru gelişmeleri enflasyondaki yükselişin en önemli belirleyicilerinden biri oldu.

Enflasyondaki yükselişte temel mal, gıda ve enerji grupları öne çıktı.

3. çeyrekte iç talep ivmelendi. Takip eden çeyrekte iç talebin olumlu seyrini koruduğunu gözlemliyoruz. Büyümenin daha dengeli bir kompozisyonda gerçekleştiğini görüyoruz.

Döviz kurlarına bağlı fiyatlama davranışı enflasyonu yükselten en belirleyici unsurlardan oldu.

Kur gelişmelerinin ve ithalat fiyatlarının yanı sıra tedarik zincirindeki aksamalar da üretici fiyatlarının yükselmesine neden oluyor.

Teslim sürelerinin yeniden uzadığını görüyoruz.

Politika faizinde Eylül-Aralık döneminde toplamda 500 baz puan indirim yaptık. Ocak ayına geldiğimizde faizi sabit tutmaya karar verdik.

Kararların birikimli etkilerini yakından takip ediyoruz. TL'yi öncelikleyen geniş kapsamlı bir gözden geçirme sürdürüyoruz.

Emtia fiyatları önceki rapora göre yüksek seviyelerini korumakla birlikte oynak bir seyir izledi.

Enflasyon tahmini yükseltildi

Ham petrol tahminini 2022 yılı için ortalama 80,4 dolar oldu. (Önceki 77,5 dolar)

2022 yıl sonu gıda enflasyonu tahmini yüzde 13,9'dan yüzde 24,2'ye yükseldi. 2023 yıl sonu gıda enflasyon tahmini yüzde 10 oldu.

2022 yıl sonu enflasyon tahmini yüzde 11,8'ten yüzde 23,2'ye yükseldi. 2023 yıl sonu enflasyon tahmini yüzde 8,2 oldu.

Enflasyonda yakın dönemde gözlenen yükselişte; bir süredir küresel emtia fiyatlarındaki artışlar ile tedarik süreçlerindeki aksaklıklar gibi arz yönlü unsurlar ve talep gelişmeleri etkili olmaktaydı.

Son aylarda ise bunlara ek olarak, döviz piyasasında yaşanan sağlıksız fiyat oluşumlarına bağlı döviz kurlarına endeksli fiyatlama davranışları önemli rol oynadı.

Fiyat istikrarı ve finansal istikrarın tesisi için atılan adımlar ile birlikte, sağlıksız fiyat oluşumlarının zemini ortadan kaldırılmıştır.

Fiyat istikrarı ve finansal istikrarın tesisi için atılan adımların sonuçlarına ek olarak, arz-talep uyumsuzlukları ve tedarik süreçlerindeki aksaklıkların kademeli olarak azalması ile önümüzdeki
aylarda dezenflasyon sürecinin başlamasını öngörüyoruz.

Kapasite kullanım seviyeleri ve diğer öncü göstergeler yurt içinde iktisadi faaliyetin, dış talebin de olumlu etkisiyle güçlü seyrettiğine işaret etmektedir.

Enflasyonu artıran arz-talep uyumsuzlukları ve kapasite kısıtlarının ortadan kaldırılmasını ve cari işlemler dengesindeki eğilimin güçlenmesini önemsiyoruz.

Bu bağlamda, ticari ve bireysel kredileri yakından takip ediyoruz. Ekonomiye sağlanan
kaynakların, etkin bir biçimde, amacına uygun faaliyetlere yönlendirilmiş olmalarını sürdürülebilir fiyat istikrarı için gerekli görüyoruz.

Liralaşma stratejisi

“Liralaşma Stratejisi” TCMB’nin politika gözden geçirme sürecinin asli unsurlarından biridir.

"Liralaşma Stratejisi” yeni finansal ürünler, teminat çeşitlendirilmesi ve likidite yönetimi uygulamaları vasıtasıyla, Türk lirasının sistemdeki kullanımını merkeze alan bütüncül bir yaklaşımla oluşturulmaktadır.

Bu strateji kapsamında TCMB, bir dizi uygulamayı yakın zamanda hayata geçirmiştir.

2021 yılı Aralık ayında yabancı para ve altın mevduatların TL’ye dönüşümü desteklenerek, TL mevduat tercihinin güçlenmesi yönünde bir adım atılmıştır.

Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın tamamlayıcı ürünüyle birlikte döviz kurlarında oluşan
sağlıksız fiyat oluşumlarının önü alınmıştır.

Para politikası aktarım mekanizması etkinliği açısından, fonlama miktarı, kullanılan araçlar, dağılım, vade ve teminat yapısı gibi likidite yönetiminin unsurları önem arz etmektedir.

Bu çerçevede, mevcut Türk Lirası likidite yönetiminin temel bileşenleri olan APİ ve swap
işlemlerinin büyüklüğü, toplam fonlamadaki payları, imkân bazında dağılımı ve teminatlandırma yapısı “Liralaşma” stratejisi kapsamında gözden geçirilmektedir.

Reel sektöre finansal sistem tarafından sağlanan kredilerin belirlenmiş amaçlarına uygun kullanımı, söz konusu buluşmanın finansal istikrarı güçlendirmesi dolayısıyla Türk lirasının temellerinin sağlamlaştırılması açısından elzemdir.

Bu kapsamda, TCMB ihracatı ve yatırımları reeskont ve Yatırım Taahhütlü Avans Kredileri (YTAK) yoluyla desteklemektedir. Bir yandan hedefli kredilerle ihracat ve cari dengeyi, yatırımları ve istihdamı destekleyerek; diğer yandan kredi büyümesini dengeli bir bileşimle istikrarlı kılacak adımları atarak fiyat istikrarının sürdürülebilir bir zeminde tesis edilmesine katkı sunacağız.

TCMB’nin politika gözden geçirme sürecinde liralaşma stratejisi çerçevesinde, yakın, orta ve uzun vadede devreye alınacak tüm uygulamaların odağı, fiyat istikrarının sürdürülebilir bir zeminde
yeniden şekillenmesi amacıyla finansal sistemin liralaşmasını sağlamak olacaktır.

"TCMB 20 Aralık'ta tek kuruş satmamıştır"

20 Aralık'ta TCMB tek kuruş satmamıştır. Bireysel ve kurumsallar 20 Aralık'ta 2,25 milyar dolar sattı. Bilançoda rezervlerin düşmesine yönelik yorumlar yanlıştır. Rezervlerdeki düşüşte BOTAŞ'a yapılan döviz satışı etkili oldu. Rezervlerimizin yükseltilmesi yönündeki çalışmalarımız yoğun şekilde devam ediyor. BAE ile swap anlaşması yaptık. 1-2 ülke ile görüşmelerimiz devam ediyor.

Kur korumalı TL mevduatı modelimizle kurun enflasyona olan etkisi sıfırlanmış olacaktır. Enflasyonun indirilmesinin en önemli ayaklarından biri bu.

Liralaşma stratejisi enflasyonun üzerinde olumlu etki gösterecek. Dezenflasyon sürecini hızlı bir şekilde başlatacağız. Liralaşma süreciyle enflasyon tek haneye inecek ve Türkiye'nin gündeminden kalkacak.

ÜFE'nin TÜFE'ye yansıyacağı yorumları yanlış.

Piyasa faizleri konusunda Aralık ayında yaşanan olayları baz alarak konuşmak çok doğru değil, bankalarla biz de görüşüyoruz, bankalar da gerekli adımı atacaktır.

Kur korumalı enstrümanda yavaş davranan bankalar var, buradan onlara da sesleneyim.

Bankacılık sektörü kaynaklarında maliyet düşüyor, vade uzuyor.

Türkiye ekonomi modelinde TCMB olarak üzerimize düşen düşük maliyetli finansman konusunda gereğini yapıyoruz.

Sadece TCMB'nin sağladığı imkanlar bu işe yetmez, bütün bankacılık sektörünün de bu işe girmesi lazım, daha düşük oranda kredileri finanse etmeleri gerekiyor.

Bankanın ortalama maliyetleri yüzde 16-17 civarında. Bu maliyetlerle yüzde 30'larda kredi vermeleri doğru değil. TCMB olarak bu maliyetlerle yüksek faizli kredi verilmesine razı değiliz. Cumhurbaşkanımız bu konuda söylediklerinde haklıdır.

Türkiye’nin kalıcı fiyat istikrarını sağlayabilmesi için üretimi artırması lazım cari dengeyi sağlaması lazım. Bunun dışındaki kararların geçici olduğunu gördük.

Türkiye’nin kalıcı fiyat istikrarını sağlayabilmesi için üretimi artırması lazım cari dengeyi sağlaması lazım. Bunun dışındaki kararların geçici olduğunu gördük.

İç borçlanmada dövizle borçlanma diye bir şey söz konusu olmayacak.

Kur korumalı mevduata DTH'lardan dönüş 4,7 milyar dolar oldu. Tüzellerle birlikte bu rakam artacaktır.

Ekonomistler, yıllık enflasyon hedefinde ciddi bir revizyona giderek yılsonu enflasyonunu yüzde 11,4 puan artışla yüzde 23,2'ye çeken Merkez Bankası'nın tahminini piyasa tahminlerinin altında buldu. Enflasyon Raporu'nu Bloombert HT'de değerlendirmelerde bulunan ekonomistlere göre Merkez'in tahminleri oldukça iyimser.

Enflasyonun olumsuzluğu öne çıkıyor

Enflasyondaki olumsuzluğunun Merkez Bankası tahminlerinde de önce çıktığına dikkat çeken Tacirler Yatırım Başekonomisti Özlem Bayraktar Gökşen ise tahminlerin, piyasa beklentilerinin altında olduğunu dile getirdi.

Özlem Bayraktar Gökşen, "Enflasyon tahmininde çok ciddi sert yukarı yönlü bir revizyon var, piyasaya paralel bir çerçeveye çekildiğini görüyoruz. Ama bu yine de piyasa beklentilerini altında. Bizim kurum tahminimize bakıldığında yılı, yüzde 30’un üzerinde bir enflasyonla bitirebileceğimizi öngörüyoruz. Merkez Bankası, Mayıs ayına kadar yıllık enflasyonda yükseliş, sonrasında kademeli, hafif ılımlı bir düşüş öngörüyor. Aralık ayında ise çok hızlı bir düşüş var. Bunun da baz etkisi olduğunu görüyoruz. Raporda, yüzde 50’lere yakın yıllık bir enflasyon tahminin de öne çıktığını görüyoruz. Enflasyonda görünümün oldukça zorlu ve olumsuz olduğunu, aslında Merkez Bankası da kendi enflasyon patikası ile öne çıkarıyor" değerlendirmesinde bulundu.

“Merkez'in üst sınırı taban olarak almak lazım”

Merkez Bankası'nın fiyatlama davranışlarını yönetemediğini dile getiren Bürümcekçi Araştırma ve Danışmanlık Kurucusu Haluk Bürümcekçi görüşlerini, "Son dönemde orta noktayı değil üst sınırı baz almak gerekiyor. Merkez Bankası bize üst sınır olarak yüzde 27.8 diyor. Bunu taban gibi düşünmek lazım. Daha gerçekçi piyasa beklentilerinin yüzde 30'un üzerinde olduğu söylenebilir. Bu tahminler, tamamen iyimser olarak açıklanmış. Yıl içinde yaşananlar da tahminleri etkileyebilir. Merkez Bankası fiyatlama davranışlarını yönetemiyor" sözleriyle özetledi.

“Seçimlerden önce tek hane hedeflenmiş durumda”

Bloomberg HT yayınına katılan Spinn Danışmanlık Kurucu Ortağı Özlem Derici Şengül de şu açıklamalarda bulundu:

"Bizlerin beklentilerine biraz daha yaklaşmaş durumda. Son çeyrekte çok hızlı bir düşüşe ulaşılabileceği varsayılıyor. Muhtemelen, son çeyreğe kadar faiz aracılığı ile herhangi bir aksiyon alınmayacak. Bu tarafta gevşemeye izin verecek bir görünüm yok. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın 'seçime tek haneli rakamlarla gideceğiz' demesi ile son çeyrek daha hedeflenmiş durumda."

Türkiye'de yüksek enflasyonun sorun yarattığını ve daha da yükselme riski taşıdığını belirten Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD) Türkiye Direktörü Arvid Tuerkner, bunun da yatırımları olumsuz etkilediğini ifade etti.

Bloomberg HT yayınına katılan Arvid Tuerkner, Türkiye'deki yatırım ortamından Merkez Bankası'nın faiz politikasına, kur korumalı mevduat hesabından EBRD olarak Türkiye'de verdiklere desteklere kadar bir dizi konuda değerlendirmelerde bulundu.

Merkez Bankası'nın yüksek enflasyon ortamında ortodoks olmayan bir kararla gösterge faizini aşağı çektiğini hatırlatan Tuerkner, "Bu Türkiye ekonomisinde güven sorunu yarattı ve bu da TL'ye olumsuz yansıdı. Türk lirası değer kaybı yaşadığında bu her zaman daha fazla enflasyona sebep olur. Zaten TCMB de enflasyon tahminini artırdı. Enflasyonun yüksek olması yatırımlar için daha zor bir ortam yaratıyor. Ayrıca, şirketler gelirleri ve kredileriyle alakalı uyumsuzluk yaşıyor. Gelirleri Türk Lirası fakat aldıkları kredi döviz cinsinden olabiliyor. Yani hâlâ şirketlerin gelir ve giderleri arasında bir uyumsuzluk var" diye konuştu.

"Bankalar riske bakar"

Enflasyon ve çok oynak bir döviz kuru olmasına karşın Türkiye'deki bankaların bunu daha önce gördükleri için rahat yöneteceğini belirten Tuerkner, "Evet Merkez Bankası'nın faizi var ama bir banka kredi verdiğinde, bu krediyi alan kişinin veya kurumun risk değerlendirmesini yapıyor, gösterge faizine o kadar da bakmıyor. Bankalar kredilerini belli bir faizle veriyorsa bu size ekonomideki mevcut risk seviyesini gösterir" ifadelerini kullandı.

"Türkiye'de politika farklı"

"Kur korumalı TL hesabı ile TL mevduatlara istenilen geçiş olur mu bilmiyoruz ama olsa bile bu kısa vadeli bir çözüm olur çünkü çok fazla döviz kuru oynaklığı var. Şimdi riskler mali tarafa kaymış durumda. Nihayetinde bu kısa vadeli bir çözüm" diyen Tuerkner, enflasyonla mücadele için farklı önlemler alınmasını umduğunu söyledi. Tuerkner, genelde ortodoks şekilde enflasyonla başa çıkmanın yolunun merkez bankasının faizleri indirmesi olduğunu ancak Türkiye'deki politikanın farklı olduğunu dile getirdi.

Yeşil yatırıma destek

Türkiye'de rekor seviyede yatırım gerçekleştirdiklerini anlatan Tuerkner, geçen yıl 2 milyar euroluk yatırımları olduğunu, bu yatırımın yüzde 55'inin yeşil yatırıma gitti bilgisini verdi. Bu yıl da 1.5 milyar euro civarında destek planlandığını belirten Tuerkner , yeşil yatırımların öne çıkacağını sözlerine ekledi.

Fed piyasa beklentileri doğrultusunda politika faizini yüzde 0-0,25 aralığında sabit tuttu.

Bloomberg anketine katılan ekonomistlerin beklentisi politika faizinin sabit tutulacağı yönündeydi.

Karar metninde faiz artışlarının yakında başlayacağı belirtilirken, bilançonun küçültülmesine yönelik operasyonun da sıkılaşmanın ardından geleceği ifade edildi.

Metinde yüzde 2'yi aşan enflasyon ve güçlü istihdam piyasasıyla birlikte Federal Açık Piyasa Komitesi'nin faizleri yakında artırmaya başlamasının uygun olacağını öngördüğü belirtildi.

Karar metninde varlık alım operasyonunun da Mart ayı başında tamamlanacağı duyuruldu.

Karar oybirliği ile alındı.

Kararın açıklanmasının ardından ABD endekslerinde yukarı yönlü hareket hızlandı.

Bloomberg Stratejisti Cameron Crise kararın ardından yaptığı değerlendirmesinde piyasaların ilk tepkisinde görüldüğü gibi güvercin bir tonun söz konusu olmadığını belirtti.

Faiz artışı için Mart ayına yönelik sinyal verildiğine vurgu yapan Crise yönlendirmeden kademeli vurgusunun kaldırıldığına dikkat çekti.

"Varyantlar dolayısıyla riskler devam ediyor"

Metinde ekonomik görünüme ilişkin olarak yeni virüs varyantları dolayısıyla da risklerin devam ettiği vurgulanırken ekonomi ve istihdamın güçlü olduğu, istihdam kazanımlarının da sağlam nitelikte bulunduğu ifadeleri yer aldı.

Metinde arz ve talep arasındaki dengesizliğin enflasyona katkı sunduğu da vurgulandı.

Karar metninde, "İstihdam artışı son aylarda güçlüydü ve işsizlik oranı önemli oranda düştü" ifadeleri kullanıldı.

Powell: Faizi Mart’ta artırma niyetindeyiz

Fed Başkanı Jerome Powell, faiz kararı sonrası düzenlenen basın toplantısında yaptığı değerlendirmede şu ifadeleri kullandı:

"Politikamız artan enflasyon ve güçlü iş piyasası ortamında, gelişen ekonomik ortama göre kendini uyarlamaktadır. Ekonomik aktivite geçen yıl güçlü bir şekilde genişledi. Mali ve para politikası desteği de hane halkının ve işletmelerin sağlıklı finansal koşulları ile birlikte ekonominin dirençli olduğunu bizlere gösterdi.

Kovid-19 vakalarının son dönemde çok hızlı bir şekilde artması elbette ekonomik büyümeyi bu çeyrekte aşağı yönlü baskılayacaktır. Salgın sebebiyle, restoran ve turizm sektöründe harcamalar düştü. Genel olarak hastalık sebebiyle aktiviteler etkilenecektir. Yine de sağlık uzmanları, Omikron varyantının daha önceki varyantlar kadar şiddetli etkilerinin olmadığını belirtti. Bu şekilde bir ilerleme olursa, salgının ekonomik etkileri de azalacaktır. Böylelikle daha hızlı bir büyüme gerçekleştireceğiz.

İş piyasası çok iyi bir ilerleme kaydetti. İstihdam artışı son aylarda güçlü kaldı. İşsizlik oranı ise keskin bir şekilde azaldı. İş piyasası koşullarının iyileşmesi tabana yayılmıştır. İşverenler çalışan bulmakta zorlanmakla beraber, yıllardır görülmeyen bir şekilde ücret artışları yaşanmaktadır. İşgücü katılımı artmasına rağmen aynı zamanda baskılanmıştır.

Enflasyon, yüzde 2 olan hedefimizin üzerinde seyretmektedir. Pandemi ile alakalı olarak talep ve arzdaki dengesizlikler enflasyonun yükselmesine sebep oldu. Özellikle de, darboğazlar ve arz kısıtlamaları artan talebin karşılanmasını zorlaştırdı. Yüksek enflasyona sebep olan etkiler virüsle alakalıdır. Fiyat artışları mallara ve hizmetlere de yayıldı. Gözlemlemeye devam ettiğimiz reel ücret artışı, enflasyon üzerinde yukarı yönlü bir baskı oluşturabilir. Çoğu ekonomistin tahminine paralel olarak biz de enflasyonun yıl boyunca azalmasını bekliyoruz. Fed olarak araçlarımızı, ekonomiyi ve güçlü iş piyasasını desteklemek için kullanacağız.

Fed’in para politikası adımları maksimum istihdam ve fiyat istikrarı hedeflerimizi gerçekleştirmek için yapılmaktadır. Daha önce de söylediğim gibi faizi sabit bıraktık. İş piyasasında çok fazla iyileşme gördük ve enflasyon oranı uzun vadeli hedefimizin üzerinde. Bu yüzden ekonomi çok yüksek derecede para politikası desteğine ihtiyaç duymamaktadır. O yüzden varlık alımlarımızı azaltıyoruz ve yakın zamanda federal fonlama faizi hedef aralığının yükseltmenin uygun olacağı görüşündeyiz.

Faizleri artırma ya da artırmama kararını Mart toplantısında vereceğiz. Faizi, Mart toplantısında artırma niyetindeyiz. Bunu yapmak için koşullar uygun, riskleri gözlemliyoruz."

Enflasyon 39 yılın zirvesinde

Ülkede son gelen veriler enflasyonun geçici olduğu yönündeki söylemin değişmesine yol açmıştı.

Fed Başkanı Powell iki hafta önceki konuşmasında enflasyonu dizginlemek için gerekeni yapacaklarını belirtmiş, ancak “Şu an bulunduğumuz yerden normale giden uzun bir yol var” ifadelerini kullanmıştı.

ABD'de son açıklanan verilere göre yıllık enflasyon Aralık'ta yüzde 7 olarak kaydedilmişti.

Böylelikle yıllık enflasyon Haziran 1982'den bu yana en yüksek seviyeye çıkmıştı.

Aralık ayında tüketici fiyatları aylık bazda ise yüzde 0,6 artmıştı.

Çekirdek enflasyon göstergesi olarak kabul edilen gıda ve enerji hariç tüketici fiyat endeksi Aralık'ta bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 5,5 yükselmişti.