Bloomberght
SON DAKİKA
Bloomberg HT Haberler Yılmaz: Mevsimsel dalgalanmalar olabilir ama enflasyonda düşüş eğilimi sürecek

Yılmaz: Mevsimsel dalgalanmalar olabilir ama enflasyonda düşüş eğilimi sürecek

  • Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, aylık bazda mevsimsel ve geçici dalgalanmalar görülebileceğini belirtirken, genel yönün daha düşük enflasyon ve daha istikrarlı bir finansal ortama doğru olduğunu vurguladı.

  • Yılmaz, arz yönlü politikalarda önceliklerinin sırasıyla gıda, konut, enerji, lojistik ve insan kaynağı olduğunun belirlendiğini, bu başlıklarda atılacak adımların enflasyonla mücadele ve sürdürülebilir büyümeyi destekleyeceğini söyledi.

25 Şubat 2026, 22:24 Güncelleme :

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, enflasyonda düşüş eğiliminin önümüzdeki dönemde de süreceğini belirterek, "Önümüzdeki dönem enflasyonda düşüşün devam ettiği bir dönem olacak. Aylık bazda geçici etkilerle, mevsimsel etkilerle bazı dalgalanmalar olabilir ama genel istikamet önemlidir. Genel istikametimiz daha düşük enflasyona doğrudur, daha istikrarlı bir finansal ortama doğrudur." dedi.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, ATO Congresium'da düzenlenen Geleneksel MÜSİAD Ankara İftarı'nda yaptığı konuşmada, pandemi ve sonrasını kapsayan 2020-2024 döneminde dünya ekonomisinin 100 birimden 115 birime yükseldiğini, aynı dönemde Türkiye ekonomisinin ise 100 birimden 130 birime çıktığını ve küresel ortalamanın yaklaşık iki katı oranında büyüme kaydettiğini ifade etti.

Bu süreçte finansal alanda istikrarsızlıklar yaşandığını ve enflasyon oranlarının yükseldiğini dile getiren Yılmaz, "Enflasyon oranını aşağıya çekmek, makro finansal istikrarımızı güçlendirmek, öngörülebilirliğimizi artırmak şu andaki politikalarımızın temel önceliğini oluşturuyor." diye konuştu.

Enflasyonla mücadelede belirli bir mesafe kat edildiğini vurgulayan Yılmaz, Mayıs 2024'te yüzde 75,5 seviyesine kadar yükselen enflasyonun, bu tarihten itibaren yaklaşık 45 puan gerilediğini söyledi.

Cevdet Yılmaz, değerlendirmelerini şöyle sürdürdü:

"Önümüzdeki dönem enflasyonda düşüşün devam ettiği bir dönem olacak. Aylık bazda geçici etkilerle, mevsimsel etkilerle bazı dalgalanmalar olabilir, ama genel istikamet önemlidir. Genel istikametimiz daha düşük enflasyona, daha istikrarlı bir finansal ortama doğrudur. Özel sektörümüz açısından da 2026 yılının finansa erişim ve finansal koşullar bakımından daha olumlu bir yıl olacağını rahatlıkla ifade edebiliriz. Bir yandan genel makro istikrarı sağlayarak bu olumlu görünümü desteklemeye çalışıyoruz. Türkiye, enflasyon ve faizlerde düşüş seyrine girmiş durumda. Ancak bu makro iyileşmeyi beklemeden, selektif olarak adlandırdığımız seçici politikalarla reel sektörü de desteklemeyi sürdürüyoruz."

Türkiye ekonomisinin ilk kez 1,5 trilyon doları aşan bir büyüklüğe ulaşacağını belirten Yılmaz, kişi başına gelirin 18 bin dolara yakın seviyelerde gerçekleşmesini beklediklerini ifade etti. Yılmaz, bu göstergelerle Türkiye ekonomisinin nominal dolar bazında dünyanın 16'ncı büyük ekonomisi, satın alma gücü paritesine göre ise 11. büyük ekonomisi konumuna geleceğini ve bu süreçte uluslararası konumun güçlenerek yoluna devam edileceğini söyledi.

Arz yönlü politikalarda beş ana başlık

Yılmaz, para ve maliye politikalarının eşgüdüm içinde ve disiplinli şekilde uygulandığını, bunun yanı sıra yapısal dönüşümler ile arz yönlü politikalara da önem verdiklerini dile getirdi.

Arz yönlü politikalarda beş ana başlığa öncelik verdiklerini aktaran Yılmaz, şu ifadeleri kullandı:

"Birincisi gıda. Gıda üretimini artırmak zorundayız. Sulama yatırımlarında hem ödenekleri önemli ölçüde artırdık hem de yatırımları tarla içine odakladık. Barajı ve ana kanalı tamamlanmış, son aşamaya gelmiş projeleri önceliklendirdik ve sulamaya çok daha büyük kaynak aktardık. Bunun etkilerini önümüzdeki dönemde göreceğiz. Merkez Bankası'nın YTAK olarak adlandırılan yatırım taahhütlü avans kredileri kapsamına gıdayı da ilk kez bu yıl dahil ettik. Nitelikli gıda projelerini bu programa ekledik. Gıda alanında özel sektörün daha büyük ölçekli ve daha profesyonel yatırımlarını artırmayı hedefliyoruz."

İkinci önceliklerinin konut olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Yardımcısı, vatandaşların en fazla zorlandığı alanların başında konut fiyatları ve kiraların geldiğini söyledi. Bu kapsamda şu ana kadarki en büyük sosyal konut seferberliğini başlattıklarını, 500 bin sosyal konut inşa edeceklerini söyledi. Yılmaz, daha küçük ölçekli, 2 oda 1 salon konutları esas aldıklarını da sözlerine ekledi.

Öncelik verdikleri üçüncü başlığa değinen Cevdet Yılmaz şu ifadeleri kullandı:

"Üçüncü önceliğimiz enerji. Yenilenebilir enerji başta olmak üzere enerjide dışa bağımlılığı azaltmak temel hedefimiz. Bu adım hem cari açığın düşmesine hem de finansal istikrara katkı sağlayacak. Yerli ve daha düşük maliyetli enerji üretimini desteklemek enflasyon açısından da büyük önem taşıyor. Bu çerçevede sanayiyi önceliklendiriyoruz. Yenilenebilir enerji tahsislerinde sanayinin öncelikli olmasını sağlıyoruz. Öz tüketimi esas alıyoruz. Nükleer enerjiden rüzgar ve güneşe, arama faaliyetlerinin artırılmasından kaynak çeşitliliğine kadar geniş bir yelpazede çalışmalar yürütüyoruz. Geçen yıl bu alanda kapsamlı bir yapısal reform paketini Meclis'ten geçirdik. Daha önce dört yıla kadar uzayan bürokratik süreçleri yaklaşık iki yıla indiren bir düzenleme oluşturduk. Bu düzenlemenin ikincil mevzuatı tamamlanma aşamasında. Böylece enerji alanında çok daha hızlı ilerleme kaydetmeyi amaçlıyoruz."

Dördüncü önceliğin lojistik olduğunu belirten Yılmaz, demiryollarına ağırlık verdiklerini ve organize sanayi bölgelerini limanlara ve pazarlara bağlayan iltisak hatlarına özel önem atfettiklerini ifade etti. Beşinci başlığın insan kaynağı olduğunu söyleyen Yılmaz, eğitim sistemi ile işgücü piyasasının ihtiyaçları arasındaki uyumun artırılacağını ve yeni çalışma modelleri üzerinde çalışmaların sürdüğünü kaydetti.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, konuşmasını şu sözlerle tamamladı:

"Bir yandan sağlıklı para ve maliye politikaları, diğer yandan arz yönlü politikalar ve yapısal dönüşümlerle yolumuza devam edeceğiz. Bazı hedeflere bir ay geç, bazılarına üç ay erken ulaşabiliriz. Bunlar mümkündür. Asıl olan izlediğiniz programdır. Doğru bir program uyguladığınızda, kontrolünüz dışındaki faktörler süreci bir miktar geciktirebilir ya da olumlu sürprizler süreci hızlandırabilir. Ancak belirleyici olan, ortaya koyduğunuz hedef ve izlediğiniz programdır. Bu programı kararlılıkla uyguladığınızda hedeflere ulaşılır. Biz de bu anlayışla sabırla ve kararlılıkla programımızı hayata geçiriyoruz. Kamu, özel sektör ve sivil toplumun birlikte hareket ederek dünyanın zorlu koşullarında ülkemizi Türkiye Yüzyılı hedeflerine taşıyacağına yürekten inanıyoruz."