Advertisement

Denizbank Genel Müdürü Hakan Ateş'e göre gelecek yılın ilk yarısında yüksek faiz ortamı devam edecek.

Anadolu Ajansı'na konuşan Ateş, "2021'in ilk yarısında yüksek faiz ortamının devam etmesini ve yavaş bir büyüme bekliyoruz. Yılın ikinci yarısından itibaren ise finansman koşullarındaki rahatlamaya paralel ekonomik aktivitenin toparlanmasını ve 2021 yılı genelinde büyümenin yüzde 3-4 aralığında tamamlanmasını bekliyoruz" değerlendirmesini yaptı.

Hakan Ateş, 2020 yılında küresel ekonomiyi etkisi altına alan küresel salgının yarattığı endişe ve belirsizlik ortamının maalesef büyüme beklentilerini negatif yönde etkilediğini söyledi.

"2020'nin pozitif büyümeyle tamamlanmasını öngörüyoruz"

Bu yılın başında küresel ekonomide yüzde 3'lük büyüme beklendiğini hatırlatan Ateş, "Ülkeler, ekonomik sıkıntılarını aşmak için bu süreçte güçlü mali önlem paketleri uygulamak durumunda kaldı. Ağırlıklı olarak da kredi mekanizmaları ile hem şirketleri hem hanehalkını desteklemeye çalıştık. Beklentilerin aksine alınan önlemlerin etkisi ile 2020'nin pozitif büyüme ile tamamlanmasını öngörüyoruz." ifadelerini kullandı.

2021 yılına bakıldığında, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'ndan (TCMB) gelen açıklamalara istinaden enflasyonla mücadelenin öncelikli hedef olacağını aktaran Ateş, "Bu sebeple yılın ilk yarısında yüksek faiz ortamının devam etmesini ve yavaş bir büyüme bekliyoruz. Yılın ikinci yarısından itibaren ise finansman koşullarındaki rahatlamaya paralel ekonomik aktivitenin toparlanmasını, 2021 yılı genelinde büyümenin yüzde 3-4 aralığında tamamlanmasını bekliyoruz. Sıkı para politikası ve enflasyonla mücadele programının enflasyon üzerindeki aşağı yönlü etkisini, maliyet yönlü baskıların da hafiflemesiyle yılın ikinci çeyreğinden itibaren göreceğimize inanıyorum." şeklinde konuştu.

"2021'de mevduatların faize paralel artmasını öngörüyoruz"

Denizbank Genel Müdürü Ateş, 2008-2009 krizinin aksine bu dönem mevcutta yaşanan finansal sistemde değil, kamu sağlığı kaynaklı bir kriz olduğunu vurguladı.

Bankaların, ülkelerin maliye politikalarının uygulanmasına özellikle kredi genişlemesi ile aracılık ederek problemin kaynağı değil, aksine çözümün parçası rolünde olduğunu belirten Ateş, "Yılbaşından bu yana TL kredi artışı yüzde 40'ı geçti. Dolayısıyla takipteki kredi oranı artışının 2021 yılında mevcut duruma göre daha yukarıda olacağını öngörüyoruz. Diğer taraftan bankalarımız yüzde 19 sermaye yeterlilik oranları ve ihtiyatlı olmak adına önden yüklemeli karşılıklar ile süreci yönetebilecek durumdalar" dedi.

Ateş, gelirler tarafında, geçen dönemde faizlerdeki gerilemeye paralel net faiz marjında iyileşme sağlandığını ancak tekrar faizlerin yükselme eğiliminin marjları aşağıya çektiğini söyledi.

Faiz dışı gelirler tarafında ise hizmet gelirlerine ilişkin düzenlemenin gelir azaltıcı etkisi olduğunu ifade eden Ateş, "Sonuç olarak, artan karşılıklar ve azalan gelirlerle mücadele, 2021 yılında bankalarımızın önceliği olacak. Artan faiz oranları sebebiyle 2020 yılının sonuna paralel olarak 2021 yılında kredi genişlemesinin yavaşlamasını bekliyoruz. Sektörde TL kredi büyümesinin yüzde 13-15 civarında olmasını, buna mukabil yabancı para kredilerin mevcut 165 milyar dolar seviyesinde kalmasını, TL mevduatların ise faize paralele artmasını öngörüyoruz." diye konuştu.