Akaryakıt fiyatlarında eşel mobil mekanizması ve enflasyona olası etkileri neler?
-
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) blog sayfasında yayımlanan bir analizde, Mart 2026'da yürürlüğe giren eşel mobil mekanizmasının enflasyon dinamikleri üzerindeki olası etkileri incelendi.
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) blog sayfasında yayımlanan bir analizde, Mart 2026’da yürürlüğe giren eşel mobil mekanizmasının enflasyon dinamikleri üzerindeki olası etkileri incelendi.
TCMB'de Ekonomist olarak görev yapan Mert Gökcü ve TCMB’de Yardımcı Ekonomist olarak görev yapan Eren sezer tarafından kaleme alınan “Akaryakıt Fiyatlarında Eşel Mobil Mekanizması ve Enflasyona Olası Etkileri” başlıklı blog yazısı, Merkezin Güncesi sayfasında yayımlandı.
Yazıda, jeopolitik gelişmelerin etkisiyle ortaya çıkan ve para politikasının doğrudan kontrol alanı dışında kalan uluslararası enerji fiyat gelişmelerinin enflasyona yansıması, eşel mobil mekanizması sayesinde önemli ölçüde sınırlandırıldığı belirtildi.
TCMB'nin blog yazısında şunlar denildi:
Uluslararası ham petrol fiyatlarındaki değişimler, yurt içi akaryakıt fiyatlarını ve dolayısıyla enflasyon görünümünü etkiliyor. Küresel petrol fiyatlarındaki artışların tüketici fiyatlarına yansımasını sınırlamaya yönelik olarak uygulamaya konulan eşel mobil otomatik bir dengeleyici işlevi görüyor. Bu sistem, vergi bileşenlerinde yapılan ayarlamalarla, petrol fiyatlarındaki yükselişin akaryakıt fiyatlarına yansımasını sınırlıyor. Bu yazıda, Mart 2026’da yürürlüğe giren eşel mobil mekanizmasının enflasyon dinamikleri üzerindeki olası etkilerini değerlendiriyoruz.
Akaryakıt harcamaları, 2026 yılında tüketici sepetinde yüzde 3,21’lik bir paya sahip. Akaryakıt fiyatlarındaki artışlar tüketici enflasyonunu bu pay kanalıyla doğrudan; ulaştırma hizmetleri ve işlenmemiş gıda başta olmak üzere birçok sektöre ise maliyetler kanalıyla dolaylı olarak etki ediyor. Ayrıca, kamuoyu görünürlüğü yüksek olan akaryakıt fiyatlarındaki ani hareketler, beklenti oluşumu ve fiyatlama davranışları açısından önemli bir rol oynuyor. Dolayısıyla, akaryakıt fiyatlarındaki dalgalanmalar hem enflasyonun kısa vadeli seyri hem de maliyet ve beklenti kanallarıyla oluşan fiyat baskıları açısından önemli.
Eşel mobil mekanizması nasıl çalışıyor?
Akaryakıt fiyatları; ürün fiyatı, toptancı-dağıtıcı-bayi marjları, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) gelir payı ve vergilerin toplamından oluşuyor. Ürün fiyatının temel belirleyicileri ise uluslararası petrol fiyatları, rafine marjları ve döviz kuru. Son dönemde yaşanan jeopolitik gelişmeler ile birlikte uluslararası petrol fiyatları hızlı bir şekilde yükseldi. 4 Mart 2026 tarihli Cumhurbaşkanı Kararı ile eşel mobil uygulaması devreye alındı ve akaryakıt ürünlerine uygulanan Özel Tüketim Vergisi (ÖTV) tutarlarında değişikliğe gidildi.
Eşel mobil uygulaması, maliyet değişimlerinin akaryakıt fiyatlarına yansımasını vergi ayarlamaları aracılığıyla kısmen dengeleyen ve fiyat oynaklığını azaltan bir mekanizma olarak çalışıyor. Benzin, motorin veya LPG’de ürün fiyatlarının arttığı dönemlerde vergi bileşeninde indirime gidilerek nihai akaryakıt fiyatlarındaki artışlar sınırlanabiliyor. Akaryakıt fiyatlarının farklı bileşenlerden oluşması, bu mekanizmanın vergi kalemi üzerinden çalışmasını mümkün kılıyor. Nitekim, 2026 Şubat ayı itibarıyla maktu ÖTV tutarlarının benzin içerisindeki payı yaklaşık yüzde 26, motorinde yaklaşık yüzde 24 ve LPG’de ise yüzde 21 düzeyinde.
Yürürlükteki eşel mobil sisteminin manşet enflasyon üzerinde sınırlayıcı etkisi ne kadar olacak?
Bu tahmini yapabilmek için üç temel parametreye ihtiyacımız var. İlki küresel petrol fiyatlarının seyri. İkinci parametre ise küresel petrol fiyatı değişimlerinin ülkemizin akaryakıt fiyat oluşumunda referans olarak belirlediği ürün fiyatlarına (Platts European Market Scan’da CIF MED başlığı altında) ne kadar yansıyacağı. Burada Brent petrol fiyatlarından ürün fiyatlarına geçişkenliğin birebir olduğunu varsayıyoruz. Son parametre ise eşel mobil sistemi olmadığı durumda, Brent petrol fiyatındaki artıştan manşet enflasyona geçişkenlik katsayısı. Bu katsayıyı bulabilmek için 2025 yılında yayımlanan çalışmayı son dönemi içerecek şekilde güncelliyoruz. Bulgularımız, Brent petrol fiyatında yüzde 10’luk bir artışın tüketici enflasyonunu 12 ay sonunda doğrudan ve dolaylı etkiler kanalıyla nihai olarak 1 puan artırdığına işaret ediyor. Toplam etkiyi ise 24 ay içerisinde yaklaşık 1,2 puan olarak hesaplıyoruz.
2026 yılının ilk Enflasyon Raporu’nda Mart 2026-Şubat 2027 arası ortalama Brent petrol fiyatı 58,8 ABD doları olarak varsayılmıştı. Analizimizde, ortalama Brent petrol fiyatının önümüzdeki 12 ay sürecinde (Mart 2026-Şubat 2027) 70 ila 90 ABD doları arasında değiştiği alternatif senaryoları ele alıyoruz. Ortalama Brent petrol fiyatının 70 ABD doları olduğu, Brent petrolden ürün fiyatlarına geçişkenliğin birebir varsayıldığı ve eşel mobil uygulamasının olmadığı durumda, 12 aylık bir dönem sonunda yıllık enflasyon tahmini 1,9 puan yukarı yönlü etkileniyor. Eşel mobil uygulaması enflasyondaki doğrudan ve dolaylı artışların 1,3 yüzde puan daha düşük, bir başka ifadeyle yüzde 0,6 olarak gerçekleşmesini sağlıyor. Eşel mobilin enflasyonu düşürücü etkisi Brent petrol fiyatının ortalama 90 ABD doları olduğu durumda 3,7 yüzde puana kadar çıkıyor.
Özetle, jeopolitik gelişmelerin etkisiyle ortaya çıkan ve para politikasının doğrudan kontrol alanı dışında kalan uluslararası enerji fiyat gelişmelerinin enflasyona yansıması, eşel mobil mekanizması sayesinde önemli ölçüde sınırlandırılabiliyor. Bu yönüyle, söz konusu düzenlemenin dezenflasyon sürecine katkı sağlayacağını değerlendiriyoruz.