Advertisement

Avrupa enerji fiyatları rallisine devam ederek Perşembe günü yeni rekor seviyelere ulaştı.

Avrupa’nın kış için doğalgaz stoklamaya çalıştığı dönemde Rusya’nın tedariki azaltmasıyla yaşanan artışlar elektrik santrallerini çalıştırmak için kullanılan doğalgaz piyasasında bir sıkılaşmaya işaret ediyor.

Nükleer reaktörlerin üretiminin yanı sıra rüzgâr ve hidroelektrik üretiminde yaşanan düşüş sıkışmanın artmasına neden olurken talebin azaltılması için müdahale ihtimalini gündeme getirdi.

Bloomberg TV’ye verdiği röportajda, “Rusya’nın gazı kesmesi ve talebin tamamı için yeterli arz olmaması durumunda sınırlı dağıtım olacaktır” diyen Avrupa Enerji Dağıtım Konseyi Başkanı Annegret Groebel, “Karartmalardan kaçınılabilir ancak bunun için bizim şu anda yaptığımız gibi çok fazla şeyin yapılmasını gerektiren bir hazırlık süreci geçirilmesi gerekiyor” ifadelerini kullandı.

Önümüzdeki yıl için Almanya referans enerji fiyatı megavat saat başına yüzde 4,5 artarak yeni bir rekor seviye olan 446 euroya yükseldi. Fransız kontratları ise yüzde 4,4 ile ilk defa 600 euronun üzerinde çıktı. Bu rakam bir varil petrol fiyatının 1000 dolar üzerine çıkmasına karşılık geliyor.

Bu yıl yaşanan sıcak hava dalgası da hidroelektrik üretimi, nükleer santrallerin soğutulması ve enerji emtialarının deniz yoluyla taşınmasında kullanılan kritik su yollarının kurumasına neden olarak yaşanan arz sıkıntısının daha da artmasına neden oldu.

Elektrik üretiminde nükleer gücün yeri önemli olan Fransa’da nükleer santrallerin yarısından fazlasının bakımda olması nedeniyle durumun daha da kritik olduğu değerlendiriliyor. Geleneksel olarak enerji ihracatçısı konumunda olan ülke bu yıl ithalatçı konumuna düşerken komşu ülkelerin de daha fazla doğalgaz yakmasına neden oldu.

“Geçmiş döneme bakıldığında düşük nükleer enerji üretimi ve düşük su kaynakları Avrupa’yı sadece kömür ve doğalgaz gibi sevk edilebilir kaynaklarla karşılanabilecek bir enerji açığıyla karşı karşıya bıraktığı anlaşılıyor” diyen Bloomberg Intelligence Aanalisti Patricio Alvarez, “Bu durumun Rusya’dan tedarikin azaldığı dönemde talebin dirençli kaldığı dönemde yaşanması sorunu daha da büyütüyor” değerlendirmesinde bulundu.