Bloomberght
SON DAKİKA
Bloomberg HT Haberler Deutsche Telekom'un gelirleri 119 milyar Euro’yu aştı

Deutsche Telekom'un gelirleri 119 milyar Euro'yu aştı

  • Deutsche Telekom'ın 2025 yılı sonuçlarına göre gelirler organik bazda yüzde 4,2 artışla 119 milyar Euro'nun üzerine çıkarken, şirketin operasyonel kârlılığını gösteren düzeltilmiş EBITDA AL yüzde 4,7 artarak 44,2 milyar Euro'yu aştı. Şirket, hissedarlarına hisse başına 1 Euro temettü önerdi.

  • Şirketten yapılan açıklamada, yapay zekâ yatırımlarının büyümenin yeni ekseni olduğu ifade edildi.

Deutsche Telekom'un gelirleri 119 milyar Euro’yu aştı
13 Nisan 2026, 10:47 Güncelleme :

Deutsche Telekom, Bonn’da gerçekleştirilen Hissedarlar Toplantısı’nda finansal performansını ve gelecek dönem büyüme vizyonunu paylaştı. Şirket, hissedarlarına hisse başına 1 Euro temettü önerdi. Bir yıl önce verilen sözün tutulduğunu vurgulayan Deutsche Telekom CEO’su Tim Höttges, bu sonucu uzun yıllardır istikrarlı biçimde sürdürülen stratejinin somut karşılığı olarak değerlendirdi.

Deutsche Telekom’un 2025 yılı finansal karnesinde, gelirler organik bazda yüzde 4,2 artışla 119 milyar Euro eşiğini aştı. Aynı dönemde operasyonel kârlılığın göstergesi olan düzeltilmiş EBITDA AL ise organik olarak yüzde 4,7 büyüyerek 44,2 milyar Euro seviyesine ulaştı.

Mevcut ivmenin 2026 yılında da süreceğini öngören şirket yönetimi, yıl başında paylaşılan hedeflere olan bağlılığını ve güvenini koruyor.

Tim Höttges, giderek daha öngörülemez hale gelen küresel ortamda güvenilirliğin iş dünyası için en kritik başlıklardan biri olduğunu vurgulayarak, Deutsche Telekom’un Avrupa ve Amerika’daki çift yönlü büyüme yapısının şirketi benzerlerinden ayrıştırdığını ifade etti. Höttges, şirketin hem Avrupa’da hem de ABD’de büyümesini sürdürmesini “coğrafi bir tesadüf değil, stratejik bir avantaj” olarak tanımladı.

Yapay zekâ yatırımları büyümenin yeni ekseni

Toplantının öne çıkan konularından biri olan yapay zeka, Deutsche Telekom dünyasında artık bir yardımcı teknoloji olmanın ötesine geçerek büyümenin yeni ekseni olarak tanımlanıyor. Tim Höttges’in ekonomiyi dönüştürecek devasa bir güç olarak nitelediği yapay zeka; ağ arızalarının kendi kendine onarılmasından kod yazımına, pazar analizlerinden karmaşık hukuki süreçlerin yönetimine kadar geniş bir yelpazede operasyonel kasları güçlendiriyor.

Dijital asistan dünyasına yeni bir soluk getiren ve ilk kez Mobil Dünya Kongresi’nde (MWC) vitrine çıkan “Hey Magenta”, bu dönüşümün kullanıcıya temas eden yüzü olarak dikkat çekiyor. Gerçek zamanlı çeviri yapabilen, restoran rezervasyonundan randevu planlamaya kadar pek çok görevi üstlenen asistan hem sabit hem mobil ağlarda cihaz bağımsız bir deneyim sunuyor. Üstelik bu teknolojik kolaylık, "önce güvenlik ve gizlilik" prensibiyle şekilleniyor. Asistan yalnızca kullanıcı çağırdığında devreye giriyor ve veri saklamayarak kişisel güvenliği koruma altına alıyor.

Deutsche Telekom’un teknoloji vizyonu sadece kendi süreçleriyle de sınırlı değil. Münih’te hayata geçirilen Yapay Zeka Fabrikası, Avrupa’nın dijital kapasitesini ve teknolojik egemenliğini artıracak stratejik bir hamle olarak konumlanıyor. Bu merkez; KOBİ’lerden dev kuruluşlara kadar tüm ekosistemin, yapay zeka uygulamalarını güvenli, kontrollü ve bağımsız bir altyapı üzerinde geliştirmesine olanak tanıyacak bir inovasyon üssü görevi görecek.

Sinan Kılıçoğlu: Ölçek, güven ve teknoloji aynı anda değer üretiyor

Deutsche Telekom Türkiye Genel Müdürü Sinan Kılıçoğlu ise, açıklanan sonuçların yalnızca güçlü finansal performansa değil, aynı zamanda yeni dönemin telekom vizyonuna da işaret ettiğini belirterek şunları söyledi: “Deutsche Telekom’un açıkladığı rakamlar, telekomünikasyon sektörünün artık yalnızca bağlantı sunan bir yapı olmadığını açık bir biçimde gösteriyor. Hisse başına 1 Euro ile şirket tarihinin en yüksek temettü önerisinin yapılması; gelirlerin 119 milyar Euro’nun, operasyonel kârlılığı gösteren düzeltilmiş EBITDA AL’in ise 44,2 milyar Euro’nun üzerine çıkmasıyla destekleniyor. Bu güçlü performans; ölçek, stratejik istikrar ve teknoloji yatırımlarının bir araya geldiğinde nasıl somut bir değer ürettiğini ortaya koyuyor.

Bugün rekabet avantajı; sadece altyapı gücünden değil, aynı zamanda güvenilirlikten, veri egemenliğinden ve yapay zekâyı somut iş sonuçlarına dönüştürebilme kabiliyetinden doğuyor. Deutsche Telekom’un sergilediği performans, bu büyük dönüşümün en güçlü göstergesidir.”