Advertisement

Fed Başkanı Jerome Powell ve çalışma arkadaşları, faiz indirimi konusunda üç seçenek ile karşı karşı karşıya; faiz indirimine gidilecek mi? Gidilecekse ne zaman gidilecek? Ve ne kadar olacak?

Fed gözlemcileri, ABD işgücü piyasasına ilişkin Mayıs ayı verilerinin beklenmedik bir şekilde zayıf çıkması, ABD Başkanı Donald Trump'ın Cuma günü Meksika'ya uygulamayı planladığı gümrük tarifesi artışını askıya alma kararına rağmen, ABD merkez bankasının bu yıl faiz indirimine gitme olasılığını artırdı.

Daha muğlak konu ise, Fed'in ne zaman adım atacağı ve bu indirimin ne büyüklükte olacağı (daha geleneksel bir yaklaşım olan 25 baz puan ya da daha fazla etki sağlaması düşünülerek 50 baz puanlık daha güçlü bir indirim) şeklinde.

JPMorgan Chase & Co. baş ABD ekonomisti Michael Ferol, Cuma günü ABD'de tarım dışı istihdamdaki artışın Mayıs ayında sert bir şekilde yavaşladığını gösteren veri sonrası yaptığı değerlendirmede, "Gevşemeye gidecekleri konusunda besbelli daha fazla güven duyuyoruz," dedi ve Fed'in, ABD'nin Meksika ile yasadışı göçmenler konusunda anlaşma sağlayarak bu ülke mallarına uygulamayı planladığı ek gümrük vergilerini askıya almasına karşın, gösterge faizi Eylül ve Aralık aylarındaki toplantılarda 25'er baz puan düşürmesini beklediğini belirtti.

Zayıf çıkan istihdam verileri, Trump'ın Çin ile ticaret savaşını şiddetlendirdiği bir ortamda, zayıf çıkan perakende satışlar, sanayi üretimi ve konut satışlar verilerinin ardından gerçekleşti.

Powell ve çalışma arkadaşlarının faiz indirimi konusunu 18-19 Haziran'da gerçekleştirilecek olan önümüzdeki ilk toplantıda tartışmaya başlamaları bekleniyor, ancak bu toplantıda bu konuda bir karar alınması beklenmiyor.

Ekonomistler, bunun yerine, politika yapıcıların toplantı sonrası yapılacak açıklamada, para politikasının, belki de 30-31 Temmuz'daki toplantıda, gevşetilmesi görüşüne açık olduklarını işaret edebileceklerini kaydediyorlar.

Bank of America ekonomistleri Joseph Song ve Michelle Meyer, 7 Haziran'da müşteriler için hazırladığı notta, "Fed muhtemelen Haziran ayındaki toplantısında çok güvercin bir mesaj verecek" dedi.

Sabırlı Duruş Artık Yok

Dikkatler, Federal Açık Piyasa Komitesi (FOMC) açıklamalarında Ocak ayından beri yer verilen para politikasında sabırlı duruş söyleminde olacak.

Bu söylemin yerine, Fed Başkanı Powell'ın geçen hafta Fed'in ekonomiyi "yakından izlemekte" olduğu ve büyümeyi sürdürmek için uygun adımları amaya hazır olduğu yolundaki açıklamasına paralel bir söylem gelmesi bekleniyor.

ABD hisse senetleri Cuma günü itibariyle, Fed'in faiz indirimine gidebileceği beklentilerinin güçlenmesi ile birlikte yükselişini dördüncü güne taşıdı. Fed fonları faizi (Fed'in gösterge faizi) vadeli piyasası, Temmuz ayı için çeyrek puanlık faiz indiriminin tam olarak fiyatlandığını ve 2019 yılının sonuna dek yaklaşık 70 baz puanlık bir indirim olabileceğini gösteriyor.

Beklenenden Daha Önce

Fed gözlemcileri, son ekonomik verilerin ABD merkez bankasının faizleri düşürmek için öngörülenden daha kısa bir sürede harekete geçme olasılığjını artırdığını düşünüyorlar.

New York'ta MacroPolicy Perspectives LLC'nin kurucusu Julia Coronado, Temmuz ve Eylül aylarında 25'er baz puan indirim beklediğini ve daha önceki beklentisinin indirimin Eylül ve Aralık aylarında gerçekleştirilmesi şeklinde olduğunu belirtti.

Coronado, "Eğer ortam sakin olsaydı, zayıf istihdam verilerine dayanarak faiz indirimine gitmeyi değerlendirmelerini beklemezdim," dedi ve "Ancak Trump'ın Meksika'ya tarife artırım tehdidinin ortadan kalkmasına rağmen sakin bir ortamda değiliz" değerlendirmesinde bulundu.

Aralarında Çin ile çözüme kavuşmamış gerilim ve ABD'nin Çin ve Avrupa Birliği'nden (AB) otomobil ithalatına olası ek gümrük tarifesi de olmak üzere diğer ticaret tehditleri de gündemdeki yerini koruyor.

Barclays Plc ekonomistleri Michael Gapen ve Jonathan Millarda Temmuz ve Eylül aylarında faiz indirimi beklediklerini, ancak ilk indirimin 50 baz puan, ikincinin ise 25 baz puan olmasını öngördüklerini kaydettiler.

Kıdemli ABD ekonomisti Millar, "50 baz puanlık artırımla gelmelerinin mantığı, piyasaları şaşırtmak olacaktır," dedi ve "Sınırlı cephanelerinin olması nedeniyle, ilk önce büyük miktarla gelip daha sonra kurşunları sayılı harcayacaklar" şeklinde görüş bildirdi.

Fed2in mevcut politika faizi yüzde 2.25-2.50 aralığında. Bu seviye, ekonominin resesyona girdiği geçmiş dönemdeki 500 baz puanın yaklaşık yarısı kadar.

Büyük çaplı bir indirime muhalif olanlar, böylesi bir adımın yatırımcıları Fed'in paniğe girdiği ve ekonominin aslında çok daha kötü durumda olduğu düşüncesine sevk edeceğini kaydediyorlar.

Durgun Enflasyon

Fed, enflasyon baskılarının zayıf olmasından dolayı daha agresif olmayı göze alabilir. Gerçekten de, Fed Başkan yardımcısı Richard Clarida, Mayıs ayında yaptığı açıklamada, düşük seviyedeki enflasyonun para politikasını gevşetmek için bir neden olabileceğini işaret etti.

Clarida, New York Ekonomi Kulübü'nde 30 Mayıs'ta yaptığı konuşmada, "Eğer gelen veriler enflasyonun inatçı bir biçimde yüzde 2 hedefimizin altında kaldığını ya da küresel ekonomik ve finansal gelişmelerin temel görünümümüze somut aşağı yönlü riskler oluşturduğunu işaret ederse, FOMC politikasını oluştururken bunu dikkate alacak" dedi.

Öte yandan, keskin bir faiz indirimine gitmesi durumunda Fed,  siyasi baskılara boyun eğdiği ve Trump'a 2020 seçimleri için dolaylı destek sağladığı eleştirileri ile karşı karşıya kalabilir. Trump 6 Haziran'da yaptığı açıklamada, Nisan ortasında Twitter yoluyla yaptığı açıklamaya benzer bir şekilde, Fed faiz artırımına gitmedeydi, hisse senedi piyasasının 10,000 puan daha yukarıda ve büyümenin daha güçlü olacağı görüşünü tekrarladı.

Ancak bu riski almakta istekli görünüyorlar.

Clarida, "Bugün bizim önceliğimiz, maksimum istihdam ve fiyat istikrarının sürdürülmesine yardımcı olacak politikaları uygulamak olacaktır" dedi.