Advertisement

JP Morgan yayımladığı bir raporunda düşük büyüme, yüksek enflasyon, Rusya-Ukrayna savaşı ve Fed'den önden yüklemeli sıkılaştırma döngüsü gibi faktörlerin gelişmekte olan ülkeler için zorlayıcı olduğu, gelişen ülke varlıklarının temel göstergeler, ülkelerin emtiaya olan bağımlılığı ve politika tepkileri gibi konulardaki farklılıklarıyla ayrışacağı belirtildi.

Türkiye'ye yönelik değerlendirmesinde kurum, politika faizinin yıl sonuna kadar yüzde 14'te kalmasını beklediğini, 2023'ün ilk çeyreği için faiz beklentisinin ise yüzde 18 olduğunu belirtti.

Ortodoks olmayan politikalar ve yüksek küresel emtia fiyatlarının enflasyonda sert yükselişe neden olduğu, TCMB'nin yüksek enflasyona karşı yanıt vermesini beklemediklerini ve asıl riskin yerel yatırımcı güveni olduğunu bildirdi.

Yıllık enflasyonun yüzde 61'e ulaştığı ve ekonomide ciddi problem yarattığı belirtilen raporda "enflasyondaki yükselişi tetikleyen birçok faktör var: kur geçişkenliği, küresel emtia fiyatlarındaki yükseliş, kötü hava koşulları, güçlü iç talep, gevşek para politikası, ortodoks olmayan politika kararları, zayıf para birimi bunlardan birkaçı. Bu faktörlerden birkaçı gelecek aylarda ivme kaybedecek.

Ancak küresel emtia fiyatları yüksek seyrini korutabilir ve tedarik zincirinde sıkıntılar devam edebilir. Enflasyonun yıl sonuna kadar yüzde 65 civarında seyretmesini bekliyoruz." değerlendirmesi yapıldı.

TCMB tahmini

Merkez Bankası'nın yıl sonuna kadar politika faizini yüzde 14'te tutacağı tahmin edilen raporda "Ortodoks politikalar uygulanana kadar enflasyon küresel standartların üzerinde seyredebilir, TL'deki yerel ve küresel risk iştahına bağlı kırılganlık da devam edebilir" ifadesi yer aldı.

Raporda 2022^'de cari işlemler açığının 30.4 milyar dolara yükselebileceği belirtildi.

Rusya ve Ukrayna arasındaki savaşın buradan gelen turist sayısını düşüreceği, ancak buradaki kaybın Avrupa ve Körfez ülkelerinden gelen turistlerle kısmen dengeleneceği bildirildi.

Yatırımcı güveninin hala risk unsuru olduğu belirtilerek "Son 2 yılda uluslararası yatırımcıların piyasalardan çıkış yaptığını gördük. Artık yerli yatırımcı TL ve Türk piyasalarındaki görünümü belirleyecek." dendi.

Büyümede yüzde 3.2 beklentisi

Kurum geçen sene yüzde 11 büyüyen Türkiye ekonomisinde büyümenin bu sene yüzde 3.2'ye gerileyeceğini öngördü. Açıklamada "yüksek ve volatil seyreden enflasyon reel büyüme tahmini yapmayı zorlaştırıyor. Negatif reel faizler ve fiyatlarda artış beklentisi özel tüketimi destekliyor. Ancak sıkılaşan küresel likidite ve Ukrayna savaşına dair belirsizlikler nedeniyle bu yıl yüzde 3.2 büyüme bekliyoruz." ifadesi kullanıldı.

Raporda ayrıca devam eden mali disiplinin hazine üzerindeki baskıyı azalttığı da ifade edildi.