Advertisement

FATF Başkanı Marcus Pleyer bugün Paris’te gerçekleştirilen toplantıda Türkiye’nin ‘Gri Liste’ye alındığını açıkladı.

FATF, Türkiye’nin Uluslararası İşbirliği İnceleme grubu tarafından özel izlemeye alınması tavsiyesinde bulunmuştu. ‘Gri liste’ olarak da bilinen bu grubun içerisinde Arnavutluk, Fas, Suriye, Güney Sudan ve Yemen gibi ülkeler bulunuyor.

Gri liste ne anlama geliyor?

FATF’in kendi sitesindeki tanıma göre, gri liste aslında kapsadığı ülkelerin artırılmış bir izlemeye tabi olmasını öngörüyor. FATF, gri listeye alınan bir ülkenin stratejik eksikliklerini belirlenen zamanda giderme taahhütünde bulunduğunu belirtiyor.

FATF, 1989 yılında kara para aklama, terörün finansmanı ve uluslararası finansal sistemin bütünlüğüne yönelik diğer benzer tehditlerle mücadele etmek amacıyla kuruldu.

Türkiye'nin de kurucu üyesi olduğu FATF, her yıl yaptığı değerlendirme toplantılarında kara paranın aklanması, terör finansmanının engellenmesi alanındaki tabloyu paylaşıyor.

Kara listesi de bulunuyor

Ülkeleri iki farklı listede değerlendiren FATF'nin kara listesine girenler kara para aklama ve terör finansmanı konusunda iş birliğinde bulunmayan ülkelerden oluşuyor. Son olarak İran ve Kuzey Kore gibi ülkeler uluslararası finans sistemini tehdit oluşturdukları gerekçesiyle bu listede bulunuyor.

Gri liste ise kara para aklama ve terörün finansmanı konusunda eksiklikleri bulunan ve risk içeren ülkelerin yakın gözetim altında tutulması anlamına geliyor. Gri listeye alınan ülkeler belirli bir zaman zarfı içerisinde FATF hedeflerinde geride kaldığı stratejik eksikliklerini giderme taahhüdünde bulunarak ve gerekli adımları atarak bu listeden çıkabiliyor. Örneğin haziran ayındaki Son FATF toplantısında Gana listeden çıkarılmıştı.

2011'de gri listeye giren Türkiye 2014'te çıkmıştı

Daha önce 2011 yılında gri listeye giren Türkiye, yapılan düzenlemelerin ardından dönemin Maliye Bakanı Mehmet Şimşek zamanında 2014 yılında listeden çıkarılmıştı.

FATF tarafından Aralık 2019'da yayınlanan bir raporda Ankara'nın “kara para aklama ve terörün finansmanından kaynaklanan riskleri” anladığını söylenirken, “ülkenin bu suçlarla mücadele çerçevesinde ciddi eksiklikler” bulunduğu ifade edilmişti.

Erdoğan, strateji belgesi hazırlamıştı

Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçtiğimiz temmuz ayında yayımladığı genelgede FATF tavsiyelerinin dikkate alınarak, "Türkiye'de Suç Gelirlerinin Aklanması ve Terörizmin Finansmanı ile Mücadelede ve Müsadere Uygulamalarında Etkinliğin Artırılması Strateji Belgesi (2021-2025)"nin hazırlandığını duyurmuştu.

Erdoğan, "FATF, aklama ve terörizmin finansmanı alanında geliştirdiği standartlar çerçevesinde ülkelerin uyum düzeyini de izlemektedir. Bu amaçla, ülkemiz son olarak 2019 yılında dördüncü tur karşılıklı değerlendirme sürecinden geçmiştir. Ülkemizin Karşılıklı Değerlendirme Raporu ise Ekim 2019'da kabul edilmiştir. Bu çerçevede; aklama suçu, bağlantılı öncül suçlar, terörizmin finansmanı suçu ve bu suçlardan elde edilen gelirler ile etkili mücadele edilebilmesi amacıyla, FATF'nin tavsiyeleri de dikkate alınarak, 'Türkiye'de Suç Gelirlerinin Aklanması ve Terörizmin Finansmanı ile Mücadelede ve Müsadere Uygulamalarında Etkinliğin Artırılması Strateji Belgesi (2021-2025)' hazırlanmıştır." ifadelerini kullanmıştı.