Advertisement

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) politika faizinin yüzde 17'de sabit tutulduğu ve sıkılaştırma yönündeki mesajların korunduğu toplantının özetlerinde faizin politikayı belirleyen yegane araç olduğunu belirtti.

Özetlerde kalıcı fiyat istikrarı ve yüzde 5 hedefine varıncaya kadar, para politikası faizi ile gerçekleşen/beklenen enflasyon arasındaki dengenin, güçlü dezenflasyonist etkiyi koruyacak şekilde kararlılıkla sürdürüleceği ifade edildi.

Özetlerde "Sıkı para politikası duruşunun bu şekilde sürdürülmesinin, fiyat istikrarını kalıcı olarak tesis etmesinin yanında, ülke risk primlerinin düşmesi, ters para ikamesinin başlaması, Döviz rezervlerinin artış eğilimine girmesi ve finansman maliyetlerinin kalıcı olarak gerilemesi yoluyla makroekonomik ve finansal istikrarı olumlu etkileyeceği değerlendirilmiştir." ifadeleri yer aldı.

Özetlerde zorunlu karşılık vurgusu dikkat çekti

TCMB toplantı özetlerinde zorunlu karşılıklara ilişkin vurgular dikkat çekti. Özetlerde yakın dönemde kredi ve mevduat faizlerinde bir miktar düşüş gözlendiği, parasal aktarım mekanizmasının etkinliğini artırmak için Türk lirası zorunlu karşılıklarda artış yapılması ihtiyacı olduğu belirtildi.

Bu konuda özetlerde şu ifadeler yer aldı: Para politikası duruşunun para piyasalarına yansımaları mercek altına alınmıştır. Yakın dönemde kredi ve mevduat faizlerinde bir miktar düşüş gözlenmiştir. Kurul, parasal aktarım mekanizmasının etkinliğini artırmak için Türk lirası zorunlu karşılıklarda artış yapılması ihtiyacı olduğunu belirtmiştir. Yine aynı amaçla, zorunlu karşılıkların döviz ve altın cinsinden tesis edilmesine imkân veren Rezerv Opsiyonu Mekanizması dâhilindeki oranların aşağı çekilmesi hususu tartışılmıştır. Kurul, parasal duruşun belirlenmesinde kullanılan yegâne aracın politika faiz oranı olduğunu, zorunlu karşılık oranlarının ise politika faiziyle belirlenen parasal duruşun mevduat, kredi ve diğer para piyasalarına aktarımını etkileyen bir araç olduğunu vurgulamıştır.

Zorunlu karşılık hamlesi piyasayı ikiye bölmüştü

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın zorunlu karşılıklarda her vadede 200 baz puan artışa gitmesi piyasaları ikiye böldü. Goldman Sachs ve MUFG gibi kurumlar, bu adımın merkez bankasının normal bir faiz artışı ile sıkılaştırmaya gidemediği için atıldığı şeklinde yorumlanabileceğini belirtirken diğer görüşler ise bu kararın TCMB’nin yaptığı faiz artışının etkisini güçlendirmek amacıyla alındığını düşünüyor.

MUFG Gelişen Piyasalar Araştırma Müdürü Ehsan Khoman, “Aktarım mekanizmasını daha verimli bir hale getirmek için alınan zorunlu karşılık kararı daha sıkı bir para politikası için destekleyici.” dedi.

Alınan kararın piyasalar tarafından, TCMB’nin politika faizi aracılığıyla sıkılaştırma yapamadığı ve bundan dolayı rezervler aracılığıyla bir sıkılaşma yaptığı şeklinde algılanabileceğini de belirten Khoman, “Türk Lirası’nda çarşamba günü yaşanan düşüş bunun bir göstergesi.” dedi.

Aralarında Murat Ünür’ün de yer aldığı Goldman Sachs International analistleriyse paylaştıkları bir notta, bazı piyasa katılımcılarının bu adımı merkez bankasının normal bir faiz artışı ile sıkılaştırmaya gidemediği için attığı şeklinde yorumlayabileceğini belirttiler.

Bloomberg HT'ye özel röportaj veren İş Bankası Genel Müdürü Adnan Bali de zorunlu karşılık hamlesinin para politikası setiyle uyumlu olduğunu söylemişti.