Bakan Bayraktar'dan İran gazı açıklaması
-
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, İran gazı anlaşmasında olası bir uzatma için görüşme yapılabileceğini ancak şu an için resmi bir müzakere sürecinin başlamadığını belirtti.
Türkiye’nin enerji ithalatında stratejik bir paya sahip olan İran doğalgazı için kritik bir takvime girildi.
Antalya Diplomasi Forumu kapsamında gazetecilerin sorularını yanıtlayan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, iki ülke arasındaki doğalgaz akışını sağlayan sözleşmenin sona ermek üzere olduğunu açıkladı.
Reuters'ın haberine göre, Bakan Bayraktar, Türkiye’nin enerji portföyünü güçlendirmek ve kaynak çeşitliliğini artırmak adına stratejik adımlar attığını vurguladı.
Bakan, Türkiye’nin gaz tedarikini çeşitlendirme stratejisi kapsamında Rusya’dan sıvılaştırılmış doğalgaz (LNG) alımı da dahil olmak üzere farklı opsiyonları değerlendirdiğini ifade etti.
Bayraktar, İran gazında "Olası bir uzatma üzerinde görüşmeler yapılabilir ancak şu an itibarıyla yürütülen bir müzakere bulunmuyor" dedi.
İran gazında hacim kaybı
Sözleşme detayları ve gerçekleşen akış verileri, son yıllarda İran hattında operasyonel sorunlar yaşandığını ortaya koyuyor:
Kontrat hacmi yıllık 9,6 milyar metreküp (bcm) seviyesinde. Geçtiğimiz yıl ise İran’dan 7,6 bcm gaz ithal edildi.
EPDK verilerine göre, boru hattı akışı kontrat hacmine en son 2022 yılında ulaşabildi. O tarihten bu yana teknik arızalar ve bölgesel gerilimler nedeniyle arzda kesintiler yaşanıyor.
Enerjide kritik dönem
İran ile olan doğalgaz kontratının yenilenme süreci, Orta Doğu’daki Hürmüz Boğazı krizi ve bölgesel istikrarsızlığın tırmandığı bir döneme denk geliyor.
Türkiye, LNG kapasitesini artırarak ve farklı tedarikçilerle (Rusya, ABD, Azerbaycan) olan bağlarını güçlendirerek, İran ile yapılacak olası bir masada elini güçlendirmeyi hedefliyor.
Türkiye’nin bölgesel bir enerji merkezi olma amacı çerçevesinde, uzun vadeli boru hattı gazı ile spot LNG arasındaki dengeyi koruması kritik önem taşıyor.
Kontratın sona erme tarihinin kış ayları öncesine denk gelmesi, iç piyasa arz güvenliği açısından takvimin hassasiyetini artırıyor.