Bloomberght
SON DAKİKA
Bloomberg HT Haberler Fitch'ten Orta Doğu için Hürmüz analizi

Fitch'ten Orta Doğu için Hürmüz analizi

  • Fitch Ratings, Hürmüz Boğazı'nın kısa süreli kapanmasının Orta Doğu ekonomileri üzerinde farklı düzeylerde etkiler yaratabileceğini, ancak bölge ülkelerinin mevcut kredi derecelendirme seviyeleri çerçevesinde bu şoku büyük ölçüde absorbe edebilecek kapasiteye sahip olduğunu değerlendirdi.

05 Mart 2026, 20:11 Güncelleme :

Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Fitch Ratings, Hürmüz Boğazı'nın kapanmasının Orta Doğu ülkelerinin ekonomileri üzerindeki etkisinin ülkelere göre farklılık göstereceğini, ancak bölgedeki ekonomilerin mevcut kredi derecelendirme seviyeleri çerçevesinde bu etkiyi absorbe edebilecek kapasiteye sahip olduğunu bildirdi.

Kuruluş tarafından yayımlanan analizde, Hürmüz Boğazı'nın kapanmasının bölge ekonomilerine etkisine ilişkin değerlendirmelerin belirli varsayımlara dayandığı belirtildi. Buna göre analiz, Boğaz'ın fiilen bir aydan daha kısa süreyle kapalı kalacağı ve enerji üretimi ile ulaşım altyapısında ciddi bir hasar oluşmayacağı varsayımı üzerine kurgulandı.

Bu çerçevede Fitch, Hürmüz Boğazı'nın kapanmasının Orta Doğu ülkeleri üzerindeki ekonomik etkisinin farklı seviyelerde hissedileceğini, ancak mevcut kredi notları dikkate alındığında ülkelerin bu şoku absorbe edebileceğini öngördü.

Körfez İşbirliği Konseyi üyesi ülkeler ile Irak, Umman hariç olmak üzere hidrokarbon ihracatlarının büyük bölümünü Hürmüz Boğazı üzerinden gerçekleştiriyor.

Bahreyn, Irak, Kuveyt ve Katar ise ihracatlarının yüzde 87 ila yüzde 95'ini bu geçit üzerinden sevk ediyor. Halihazırda Irak ve Katar'ın üretimlerinin önemli bir kısmını durdurduğu da belirtiliyor.

2025 yılına ait sevkiyat verileri ve kapatma süresince petrol fiyatının varil başına 85 dolar seviyesinde olacağı varsayımı temel alınarak yapılan hesaplamalara göre, Hürmüz Boğazı'nın kapalı kaldığı her hafta söz konusu dört ülkenin hidrokarbon ihracat gelirlerinde Gayri Safi Yurtiçi Hasıla'nın (GSYH) yaklaşık yüzde 0,4'üne denk gelen bir azalma yaşanabileceği tahmin ediliyor. Bu kaybın bir bölümünün depolanan hidrokarbonların satışından elde edilecek gelirlerle telafi edilebileceği, ancak kaybın tamamen karşılanmasının zor olacağı değerlendiriliyor.