Gelişen ülke tahvil ihraçları yeniden ilgi odağı
-
Gelişmekte olan ülke tahvili ihraçları, yatırımcıların yeniden risk almaya başlamasıyla güçlü bir geri dönüş yapıyor.
Gelişmekte olan ülkelerin dolar ve euro cinsinden tahvil satışları bu ay, geçen yılın aynı dönemine kıyasla yaklaşık %200 daha yüksek seviyeye ulaştı.
Cuma gününe kadar toplamda 46 milyar dolarlık ihraç gerçekleştirildi. Bu artışta, ABD ile İran arasında bir barış anlaşmasına yönelik beklentilerin güçlenmesiyle piyasa algısının iyileşmesi önemli rol oynadı.
Geçtiğimiz ay savaş nedeniyle riskli varlıklara olan talep ciddi şekilde düşmüş ve tahvil ihraçları gerilemişti. Ancak şimdi piyasalardaki hareketlilik yeniden artarken ve hisse senetleri savaş öncesi kayıplarını geri almaya yaklaştı ve gelişmekte olan piyasalar yeniden getiri arayan yatırımcıların gözdesi haline geliyor.
MFS Investment Management’tan Laura Reardon’a göre piyasa, şimdilik savaş riskini büyük ölçüde geride bırakmış görünüyor. Çatışma öncesinde planlanan ancak ertelenen ihraçlar yeniden gündeme gelirken, yatırımcılar da piyasaların istikrar kazanmasıyla birlikte değerlendirecek nakde sahip. Reardon ayrıca gelişmekte olan ekonomilerin pandemi ve Ukrayna savaşı gibi krizlerden hızlı toparlanma kabiliyetine dikkat çekti. Yatırımcılar özellikle enerji ihracatçısı Brezilya ve Katar gibi ülkelerin tahvillerine yoğun ilgi gösterdi.
Ayrıca Türkiye ve Polonya tarafından gerçekleştirilen ihraçlar da güçlü talep gördü. Şirket tarafında ise Banco do Brasil gibi büyük kurumların yanı sıra Kırgızistan merkezli Eldik Bank gibi daha küçük kuruluşlar da piyasaya geri döndü. Bu talebin arkasında, ABD ile İran arasında sağlanan iki haftalık ateşkes sonrası borçlanma maliyetlerinin düşmesi etkili oldu.
Gelişmekte olan ülkelerin dolar cinsinden tahvilleri için yatırımcıların talep ettiği getiri farkı, ABD tahvillerine kıyasla yaklaşık 245 baz puana gerileyerek savaş öncesi seviyelerin altına indi. Aviva Investors’tan Carmen Altenkirch’e göre bu seviyelerde ihraç yapmak mantıklı; çünkü ülkeler genellikle daha sakin dönemlerde borçlanmayı tercih ediyor ve Türkiye gibi düzenli ihraççılar bu fırsatları değerlendiriyor.
Aberdeen Group’tan Kieran Curtis’e göre, jeopolitik risklere rağmen piyasa koşulları birçok alanda şaşırtıcı derecede dayanıklı.