TVRadyo

Analiz: Bakliyatta nasıl ithalatçı konuma geldik? (1)

Analiz: Bakliyatta nasıl ithalatçı konuma geldik? (1)

Türkiye, bakliyat üretimindeki gerileme ile net ithalatçı konuma düşerken destek primlerinin artırılması ile üretimde artış hedefleniyor. Ekilebilir tarım arazilerinin her geçen gün azaldığı bir ortamda uzun vadede primlerin tek başına yeterli olup olmayacağı ise soru işareti

27 Ocak 2015 Salı, 19:06 Güncelleme: 18 Aralık 2015 Cuma, 12:15

Türkiye'de bakliyat ürünlerine yönelik üretim son yıllarda ciddi bir gerileme trendinde.

TÜİK verilerine göre 1990’larda 630 bin ton olan kırmızı mercimek üretimi, 2013’te 395 bin tona geriledi.

216 bin ton olan yeşil mercimek üretimi 22 bin tona gerilerken, aynı dönemde nohut üretimi 860 bin tondan 506 bin tona düştü.

Kuru fasulye üretimi ise 210 bin ton seviyelerinden 195 bin tona inerken bakla üretimi de 75 bin tondan 18 bin tona geriledi.

Hepimizin bildiği bu rakamların özeti olarak 1990’lı yıllarda 2 milyon ton seviyelerindeki kuru bakliyat üretimi geçen yıl itibariyle 1.1 milyon tonu gördü.

Üretim ile paralel şekilde baklagil ekilen tarım arazileri de hızla azalıyor.

1990'lı yıllarda 20 milyon dekar olan Türkiye'nin bakliyat ekim alanı 2013 yılında 8 milyon dekara geriledi.

 

 

- Baklagil ekim alanı ve rekoltede hızlı bir kayıp yaşanıyor –

Kısacası son 20 yılda ekim alanı yüzde 60, rekolte de yüzde 40 civarında geriledi.

Ekim alanlarındaki daralmaya karşın verim birçok bakliyat ürününde artış gösterse de söz konusu durum toplam bakliyat üretiminin artmasını sağlayamaya yetmedi.

Arzdaki yetersizlik ithalatın artışına eden oldu.

Ziraat Mühendisleri Odası’nın 8’inci Teknik Kongresi’nde yapılan sunumlarda da bu konu gündeme geldi.

2000 yılında 78 milyon $’a ulaşan baklagil dışalımı, 2003’e kadar azalma göstererek 14 milyon $’a kadar geriledi ama daha sonraki yıllarda sürekli artış gösterdi.

- Türkiye bakliyatta net ithalatçı konuma düştü - 

2013 yılında baklagil ithalatı 235 milyon $’ı bulan Türkiye bu alanda net ithalatçı konuma düştü. Baklagil ithalatının büyük kısmını kırmızı mercimek oluştururken bunu fasulye ile yeşil mercimek izliyor.

 

 

Üretim politikasındaki eksiklik ve yanlışlıkların da etkisiyle Türkiye’de baklagil yetiştiriciliği çiftçinin isteğine bağlı hale gelmiş durumda. Bu trend son dönemde oldukça ciddi boyutlara ulaştı.

Hükümet, bu alanda üretimi artırmak adına geçtiğimiz haftalarda yeni adımlar attı. Bakliyatta kilogram başına verilen primi yüzde 100 artırma kararı alındı. Bakliyatta tohumluk kullanım desteği de yüzde 20 artırılarak dekar başına 10 TL’den 12 TL'ye çıkarılıyor. Pirinçte de KDV %8’den %1’e indiriliyor.

Bloomberg HT'ye konuk olan Sezon Pirinç Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Erdoğan, bakliyat yerine daha az üretim maliyeti olan ürünlere yönelen çiftçinin yeniden bakliyat ekmesi için geçtiğimiz haftalarda atılan söz konusu adımları olumlu bir gelişme olarak değerlendiriyor.

- “Türkiye’de destekler ürün deseni ya da kaliteye göre dağıtılmıyor” -  

2015’te bakliyat üretimine yönelik daha fazla destek verileceğini gördüklerini belirten Erdoğan, “Türkiye’de tarımsal destekler kötü ya da yetersiz değil ancak ürün desenine ve kaliteye önem veren şekilde dağıtılmıyor. Daha bölgesel, genel bir dağılım söz konusu” diyor.

İçinde bulunduğumuz konjonktöre bağlı olarak son dönemde yaşanılan jeopolitik gelişmelerin tarımsal üretimin ne kadar stratejik önemde olduğunu kanıtladığına vurgu yapan Erdoğan, “Giderek ithalatımız artıyor, ithalata bağımlı hale gelmek tarımda son derece tehlikeli bir durum. Birçok ülke herhangi bir problemle karşı karşıya kaldığında kendini korumak için önce ihracat yasaklarını uygulamaya başlıyor” uyarısında bulunuyor.

- ‘Tarımda uzun vadeli planlamaya ihtiyaç var’ - 

Türkiye’nin ithalat yerine içeride üretimi artırmaya yönelik kararları daha fazla alması gerektiğine dikkat çeken Erdoğan, artık tarımın daha uzun vadeli planlanması gerekitği görüşünde.

Türkiye’de makro planlarla tüketim alışkanlıklarına uygun ürünleri üretmek adına üreticileri desteklerle yönlendirmenin önemine dikkat çeken Erdoğan, son yıllarda Türkiye bakliyat üretiminin ciddi şekilde ihmal edildiğini düşünüyor.

Bakliyatların önemli bir bölümünde Türkiye’nin net ithalatçı konumda olduğunu hatırlatan Erdoğan, “Bir zamanlar yeşil mercimekte önemli bir üretici olan Türkiye şuan yeşil mercimek ve barbunyanın hemen hemen tamamını ithal ediyor. Geçen yıl ciddi şekilde fasulye ithal ettik. Kırmızı mercimeği ve nohutu ithal ediyoruz. Bu yıl itibariyle bakliyat üretiminin daha fazla önemsendiğini fark ediyoruz” diyor.

Buraya kadar mevcut tablo üzerinden bir durum tespiti yaptık.

Türkiye’de baklagil üretim yetersizliği yapısal sorun haline gelmiş durumda. Üreticilerin baklagil üretiminden çekilmesinin ise çok çeşitli nedenleri var.Bu nedenleri ve çözüm yollarını da bir sonraki yazıda ele alacağız.

Bloomberg HT Editörü

İrfan Donat

idonat@bloomberght.com

BU HABERE YORUM YAZ
 
28 Ocak 2015 Çarşamba, 18:19 Misafir çiftçi 2 liraya kurufasulye satıyor tüketici 7 tl ye alıyor yanlışlık burada
28 Ocak 2015 Çarşamba, 13:24 Misafir konu tarım olunca hemen liberal piyasa ekonomisi vazgeçilmez oldu. yıllarca demir çelik fahiş karlarla %20 büyüdü kimsenin sesi çıkmadı, kimse rekabet niye oluşmuyor demedi. çiftçi bütün dünyada artan üretim ve aşırı rekabet koşullarında ( türkiye de birde devlet eliyle yükseltilmiş girdi maliyetleriyle)başa çıkamadı aç kaldı, göç verdi, kan verdi, can verdi. şimdi kimse acımasız doğal ortamda yaşamak istemiyor, herkesin gözü şehirde. yıllarca sanayide aşırı kar eden gelişmiş ülkeler aşırı desteklemelerle emek yoğun olmayan tarım ürünlerinde artış sağladılar. hem biz hem onlar için deniz bitti
PİYASA ÖZET
Son %
BIST 100 94.092 -0,37
USD/TRY 4,7478 0,15
EUR/TRY 5,4933 -0,04
EUR/USD 1,1565 -0,22
FAİZ 19,49 0,88
ALTIN/ONS 1.272,89 -0,14
BRENT 74,98 -0,13
Yukarı