TVRadyo
Abdurrahman Yıldırım
Abdurrahman Yıldırım

İhracatta en pozitif gelişme

Dün açıklanan mart ayı dış ticaret verileri ekonominin gidişi hakkında önemli bilgiler içeriyor.

* Küresel kriz sonrasında ithalat aylık bazda ilk kez yüzde 4.8 geriledi. Bu, ekonomide yavaşlamanın teyidi anlamına geliyor.
* İhracat mart ayında yüzde 12.2 arttı. Ama asıl ithalatın düşmesi sonucu dış ticaret açığı yüzde 25 azaldı. Dış ticaret açığında bu boyutta bir düşüş yine küresel kriz sonrası ilk kez yaşandı.
* İlk çeyrek itibarıyla ithalatta yüzde 0.7 azalmaya karşılık ihracatta yüzde 12.6 artış meydana geldi. Bunun sonucu dış ticaret açığı yüzde 17.5 daraldı. Geçen yılın aynı döneminde açık yüzde 97 büyümüştü. Rakamlar dış ticaret açığında tam bir toparlanmaya işaret ediyor.
* Dış ticaret verilerinde asıl pozitif rakam ise AB ülkelerine bağımlılığın giderek azalması oldu. Yani ihracattaki artış, AB ülkeleri dışına yönelinerek gerçekleştirildi. Resesyona giren Euro Bölgesi’ne Türkiye’nin ihracat yönüyle bağımlılığı da en düşük düzeyine indi.



AB BAĞIMLILIĞI AZALDI:
Yukarıda yer alan rakamlarda görülebileceği gibi, küresel krize kadar AB ülkelerine yapılan ihracatın toplam ihracata oranı yüzde 56-58 arasında değişiyordu. Krizde en ağır darbeyi AB Bölgesi alınca Türkiye’nin ihracatı da etkilenmeye ve azalmaya başladı. Son üç yılda AB’nin ihracat içindeki payı yüzde 46’ya indi. Bu yılın ilk üç ayında oran yüzde 42’ye, martta ise yüzde 41’e kadar düştü. Gittikçe azalan bir eğilim söz konusu. AB Bölgesi’ne yönelik ihracatın payının gerilemesinde sevinilecek bir durum yok. Ancak AB’ye rağmen genel ihracatı artırmanın Türkiye için çok olumlu bir yanı var.

KURTULUŞUN YOLU:
İhracatın yaklaşık yarısının yapılmasından dolayı bu bölgedeki ekonomik durgunluk ve resesyondan bire bir etkilenmek söz konusuydu. Nitekim uluslararası kuruluşların yaptığı Türkiye tahminlerinde bu etkiyi açıkça görmek mümkün. Büyüme hızının 2012 yılı için yüzde 2-3 arasında tahmin edilmesinde en büyük gerekçe, AB’nin durgunluğa girmesinden doğacak etkiydi. Geçmişte bu etki yaşandı da.
Ancak şimdi durumun değişmekte olduğu artık netleşti. Türkiye ihracatını Avrupa dışına yönlendirmeyi başardı. Başardı ki, Avrupa’ya ihracat tutar olarak yerinde sayarken genel ihracat yüzde 10’un üzerinde bir artışı yakaladı. Son bir yıllık ihracat mart itibarıyla 139 milyar dolara çıktı.
İhracatta pazar çeşitlendirmesine gitmenin ilk somut sonuçlarını görüyoruz. Bu durum Türkiye’nin AB ile aynı ekonomik kaderi bu kez paylaşmayacağının açık göstergesi. Resesyon veya durgunluk AB bölgesinde uzun yıllar devam etse bile, ihracat yoluyla bunun Türkiye’ye bulaşması engellenmiş olacak. Bunun için Türkiye’nin yapması gereken açılan yoldan bütün hızıyla yürümek olacak.

SONUÇ: “İnsan ancak çalıştığını kazanır.” Mevlânâ




Yukarı