TVRadyo
Abdurrahman Yıldırım
Abdurrahman Yıldırım

Murphy Kanunu çalıştı, AB'ye ABD ve Çin eklendi, piyasaları kasıp kavurdu

Küresel piyasalar son 14 yılın en kötü mayısını yaşadı. Avrupa zaten krizin merkezindeydi. Yunanistan yeniden başının belası kesildi. İkinci seçimin yapılacağı 1 7 Haziran'a kadar da gündemde kalmaya devam edecek.
AVRUPA EN BAŞTA: İspanya'da konut krizi banka krizine dönüşmek üzere. Mevduat çekilişleri Yunanistan'dan İspanya'ya sıçradı. Hazine faizi de yüzde 6.63'ü buldu. Kötüye giden İspanya'nın peşinden İtalya'yı ve Fransa'yı da sürükleme potansiyeli var. Çözüm ise henüz ortada yok. Umutlar ancak ay sonundaki AB Zirvesi'ne bağlanabilir.
ÇİN ÇARPTI: Sorun tek bir kıtayla ilgili iken geçen hafta buna ikinci kıta eklendi. Çin'in ekonomisinde yavaşlama hem borsaları hem de emtia fiyatlarını vurdu. Dünyanın en büyük emtia alıcısı durumundaki Çin in beklenenden daha hızlı yavaşlama olasılığı, petrol fiyatlarını da yıl başından önceki düzeyine indirdi. Özellikle İran etkisiyle tırmanan ve yüzde 25 artan petrol fiyatları 128 dolara kadar çıkmıştı. 98 dolara inilmesi de yüzde 25'e varan bir düşüş demek. Petrol fiyatlarının hızla geri çekilmesinde İran olayının yatışmasının etkisi büyük.
ABD SON GÜN VURDU: Bir kıtanın sorunlarına ikincisinin eklenmesi haftanın kötü geçmesine yol açtı. Ancak son gün ABD den gelen istihdam verileri piyasaları kötünün de ötesine, çok kötüye döndürdü. İstihdam verileri de kötünün ötesinde çok kötü geldi. Sonuçta piyasalar yeni bir kara cumayı yaşadı. Çok kötü geçen mayıstan sonra haziranın ilk gününde tam bir deprem yaşandı.
GÜVENLİ LİMAN: Riskli varlıklardan ve ülkelerden çıkan para güvenilir ülke tahvillerine sığındı. Bu nedenle ABD 10 yıllık tahvili yüzde 1.44 ile, Almanya 10 yıllık tahvili yüzde 1.12 ile tarihi en düşük seviyelere indi.
Para bununla da yetinmedi. Hemen hemen bütün emtiaların hızla düştüğü bir zamanda altını yeniden güvenli liman haline getirdi. Cuma günü altının onsu 1.545 dolardan 1.629 dolara kadar yükseldi.
Böylece de haftaya, riskten kaçan paraya iki büyük ülke tahvili dışında altın da eklenmiş olarak giriyoruz.

 

Türkiye'nin pozitif ayrışmasına iki neden

Küresel piyasalardaki gelişmelerin Türkiye'ye yansıması madalyonun ikinci yüzüydü. Dışarıdaki fırtınanın etkisini içeride çok az hissettik. Türkiye'nin olumlu anlamda ayrışmasına iki temel neden gösterilebilir.
■ Biri Türkiye hem emtia hem de petrolü ithal eden bir ülke. Dünyada emtia fiyatlarının gerilemesi ve ileriye yönelik olarak artma ihtimalinin zayıflaması, hem cari açıkta hem de enflasyon üzerinde pozitif etki yaratır. Malum gelinen aşamada en önemli sorun cari açığın yüksekliği ve de enflasyonun çift haneli rakamlarda seyretmesi. Dünyadaki bu gelişmeler ekonominin en önemli sorunlarını yumuşatıcı etki yapıyor.
■ İkincisi ise gelişmelerin dünyada faizleri düşürme ve likiditeyi artırma yönünde yeni bir baskıya yol açması. Nitekim cuma günü ABD Merkez Bankası'nın üçüncü parasal genişlemeye gideceği, Avrupa Merkez Bankası'nın da hem yeni bir LTRO ihalesi yapacağı hem de yüzde 1 olan politika faizini düşüreceği beklenilmeye başlandı bile. Faiz düşüşü ve likidite artışı Türkiye'nin cari açığını daha düşük maliyetle ve rahatlıkla yapmasına yarıyor. TL'yi değerli kılarak enflasyonla mücadeleyi kolaylaştırıyor.
Ortaya etkili bir çözüm konulana kadar küresel piyasalardaki oynaklıkla birlikte kötüleşme de sürebilir. Türkiye'nin pozitif ayrışmayı sürdürüp sürdüremeyeceği ise petrol ve emtia fiyatlarının daha da gerilemesine bağlı.

SONUÇ: "Er ya da geç olası en kötü koşullar zincirlemesi vuku bulacaktır." Murphy

 

 

 

Yukarı