TVRadyo
Abdurrahman Yıldırım
Abdurrahman Yıldırım

Aşağı yatan paraya kapıyı göstermek

Avrupa Merkez Bankası (ECB) iki kez uzun vadeli düşük faizli para operasyonu ile bankalara 1 trilyon Euro'dan fazla para verdi. Vadesi 3 yıl olan bu para Avrupa'daki bankaların batmamaları için belli bir güvence oluşturdu. İşe yaradı. Ama bu para risk almadı, kredi olarak reel ekonomiye gitmedi. ECB'ye gelip park etti. Merkez bankasına yüzde 0.25 faizle gecelik park eden para miktarı 802 milyar Euro'ya kadar çıktı. Bankadan yüzde 1 faizle alınan borç para aynı bankaya yüzde 0.25 faizle yatırıldı. İşte dün alınan karar bu paranın ECB'den kovulmasıydı. Bu paraya verilen faizi yüzde 0.25'ten sıfıra düşüren ECB, 772 milyar tutarındaki Euro'ya kapıyı gösterdi.
PARA NE YAPACAK: Çeyrek puan faize razı olmak demek risk sevmemek demektir. Bu nedenle ECB'de park eden para yine Avrupa'da ama riski en düşük varlıkları tercih edebilir. İlk akla gelen Alman hazine tahvilleri olabilir. Belki bir miktarı hâlâ faiz veren bazı merkez bankalarına gidebilir.
TÜRKİYE'YE GELİR Mİ: Hatta bizim Merkez Bankası da olabilir. Çünkü gecelik faizi yüzde 5. Ama arada alınması gereken bir kur riski var. Bunu hedge ederek belki çok az bir kısmı gelebilir. Ama o bile bize fazla gelecek. Çünkü, kısa vadeli paraya 201 0 kasım ayında biz de kapıyı göstermiştik. Bu nedenle Merkez Bankası gecelik borç alma faizini yüzde 1.5 düzeyine kadar indirmişti. Avrupa'dan para gelme ihtimaline karşı TCMB şimdi bu faizi yeniden aşağı çekebilir. Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı'nın bugünkü konuşmasında yapacağı açıklamalar bu yönüyle önemli olacak.
İHTİYAÇ YOK: Türkiye'nin aşağı yatacak çok kısa vadeli paraya ihtiyacı yok.
■ Çünkü kredi talebi burada da sınırlı. Artırmak da istemiyoruz. Cari açığı düşürmek için kontrollü bir büyüme olsun istiyoruz.
■ Kaldı ki, dışarıdan zaten yüklü miktarda kaynak geliyor. Dün YASED, UNCTAD 2012 Dünya Yatırım Raporu'nu açıkladı. Geçen yıl Türkiye'ye 1 5.9 milyar dolar doğrudan yatırım gelmiş. Bu yıl miktarın daha da yükselmesi bekleniyor.
■ Haziran ayında hisse senetlerinde 897 milyon dolarlık net yabancı alımı gerçekleşti. Yılın ilk yarısındaki alımları 2 milyar 785 milyon dolara çıktı. Bu gidişle yıllık 4.5 milyar dolarlık 2007 rekoru kırılabilir.
■ Yabancıların sahibi olduğu devlet iç borçlanma senetleri stoku haziranda 41.6 milyar dolardan 45.5 milyar dolara çıktı, 3.9 milyar dolar arttı. Düşmekte olan enflasyon ve göreli olarak yüksek kalan faizler yabancıları cezbediyor.
Bu nedenlerden dolayı Merkez Bankası'nın bu parayı istemeyeceğini tahmin ediyoruz.
HAYIRLI SONUÇ DOĞAR MI: ECB'nin çeyrek puanlık politika faiz indirimi piyasalar tarafından fiyatlanmıştı. Kararın piyasaları memnun etmeyeceği ve kâr realizasyonuna yol açacağı biliniyordu. ECB'nin beklenmeyen hareketi, tembel parayı kovması oldu. Bunun hayırlı bir sonuç doğurması için, riskli alanlara gitmesi ve kısmen krediye dönüşmesi lazım. İşte o zaman ECB yeni bir LTRO yapabilir ve parasal genişlemenin devamını getirebilir. Bu da ekonomiyi canlandırıcı olur.
Bu yeni açılım sonuçsuz kalırsa ECB'nin elinde kullanabileceği enstrüman olarak iki tane çeyrek puanlık faiz indirimi kalıyor. Faizde gıdım gıdım indirim başka alternatif kalmadığının bir göstergesi.

SONUÇ: "Talih her zaman güçlüdür. Oltan her zaman hazır olsun; en ummadığın gölde balık vardır." Ovidius

Yukarı