TVRadyo
Abdurrahman Yıldırım
Abdurrahman Yıldırım

Merkez'in beklentisi güçlü sermaye girişi

Geçen yılın ikinci çeyreği hariç, risk alma iştahı yüksekti. Bunun sonucunda gelişmekte olan piyasalara sermaye akımları hızlıydı. Sermaye girişlerinin etkisiyle finansal piyasalarda hatırı sayılır fiyat artışları gerçekleşti. Bazı piyasalar küresel kriz öncesi rekor düzeylerini geçti. Bu yılın ilk çeyreğinde gelişmekte olan ülkelere sermaye akımı aşağı yukarı durdu. Yukarıda Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçının sunumundan alınan grafik de bunu net biçimde gösteriyor. Son yılların en güçlü sermaye girişlerinin yaşandığı bir dönemi geçirmişiz. Sermaye akımlarının ilk çeyrekte tersine dönmesinde, gelişmekte olan piyasalarda kâr realizasyonuna gitme isteği ve gelişmiş ekonomilerin
toparlanma beklentisi etkili oldu gibi.
Türkiye'ye tahvil ve hisse senedi yoluyla giren yabancı sermaye miktarı geçen yılın toplamında 38 milyar dolarlık rekor düzeyinden bu yılın ilk çeyreğinde net bazda neredeyse sıfır düzeyine indi. Halbuki sermaye girişi ekonominin çarklarının dönmesi için hayati önemde. Cari açığın finanse edilmesi, dolayısıyla büyümenin sürmesi veya hızlanması için, sermaye girişlerinin devam etmesi zorunlu.
YENİDEN BAŞLADI: Mart ayının son haftasında Türkiye sermaye girişinde bir sıçrama meydana geldi. Son olarak da Merkez Bankası Para Palitikası Kurulu'nda faizleri düşürürken sermaye girişlerinin güçlü bir şekilde devam edebileceğini belirtti. Para Politikası özetinde şöyle denildi: "Yakın dönemde sermaye girişleri tekrar hızlanma eğilimi gösterirken kredi artış oranları referans değerin üzerinde seyretmektedir. Gerek Türkiye'ye yönelik olumlu beklentiler, gerekse Japonya Merkez Bankası'nın
açıkladığı parasal genişleme paketi önümüzdeki dönemde sermaye girişlerinin güçlü seyredebileceğine işaret etmektedir."
PARA VARSA SORUN YOK: Faizleri düşürmenin ana nedeni ise ihracattaki sayıflama ve buradan büyümeye gelecek olan desteğin tehlikeye girmesiydi. Yüzde 4.5'lük büyümeyi tutturmak için, artık iç talep artışına daha fazla iş düşecek. Faizler bunun için düşürüldü. Büyümeyi destekleyecek bu durumun cari açığı ve enflasyonu artıracağı açık. Ama orada da emtia fiyatlarındaki gerileme Merkez
Bankası'na yardım edecek. Kullandığı enerjinin yüzde 72'sini ithal eden, üretim için aramalı ve hammaddeyi büyük oranda dışarıdan karşılayan bir ekonomide gerileyen emtia fiyatlarının enflasyonu düşürücü ve cari açık artışını törpüleyici etkisi olacağı çok açık.
Üstelik sermaye girişleri güçlü seyredecekse, TL değerlenecek ve enflasyonu aşağıya doğru baskılayacak demektir. Dışarıdan sermaye girişlerine son derece bağımlı bir ekonomi olarak, para gelecekse işler rayında demektir.

SONUÇ: "Bütün kapıları açan anahtar paradır." Moliere

Yukarı