TVRadyo
Abdurrahman Yıldırım
Abdurrahman Yıldırım

24 Ocak Kararları'ndaki iki dakikalık sır ne?

Forum İstanbul'un Küreselleşme ve Yeni Dengeler konusunu işlediği bu yılki 12 toplantısında bir de nostalji paneli yapıldı. Şekerbank'ın 60. yılı adına yapılan panele 1980'lerin ekonomiden sorumlu bakan ve bürokratları katıldı. Başbakan Yardımcısı olarak Kaya Erdem 24 Ocak Kararları'nın nasıl alındığını, Ekrem Pakdemirli de Özal'ın siyasete girmeye karar verdiği günü anlattı. 1980'li yılların süper müsteşarı, Maliye Bakanı Ekrem Pakdemirli şunları söyledi: "Türkiye sıkıştığı bir ortamda, 1979'da Demirel azınlık hükümeti kuruldu. Özal müsteşar olunca 1968-71 arasında çalışma arkadaşları olarak bizleri çağırdı. Zaten 'Ne olacak bu Türkiye'nin hali' diye kendi aramızda konuşuyorduk. Özal globalleşmeyi ve liberalleşmeyi 1980 öncesinde gördü. Hatta Sovyetler Birliği'nin çökeceğini öngördü. Bu nedenle liberalleşmeye ve globalleşmeye erken başladık. Ama kolay ilerleyemedik. Biz tutucu bir toplumuz. Özelleştirmeleri yapamadık. SSCB dağıldı, 2 yılda tüm özelleştirmeleri yaptılar. Biz 30 yılda tamamlayamadık.
Çünkü 1960'ta karma ekonomi kararı vererek bir yanlış yapmıştık. Ne kadarını devlet, ne kadarını özel sektör yapacaktı? İşte Turgut Bey'in siyasete girmeye azmettiği gün de böyle bir gün. Burdur'da İş Bora Traktör Fabrikası'nda traktörün dişlilerini yerli üretimle karşılayacak proje hazırladık. Müsteşarlık yaptığı DPT'ye gitti. Tabii iyi karşılandı. Ama traktör dişlisini üretme gündeme gelince 'Bu stratejik üretim, bunu devlet yapar' dediler. Hemen Başbakan Yardımcısı Necmettin Erbakan'a çıktı. 'Evet bizim böyle bir programımız var. Motorları, dişlileri devlet yapar' yanıtını aldı. Peki ne zaman yaparsınız? sorusuna da 'Sırası gelecek, yapacağız' dendi. Bu karma ekonomi de 1980'e kadar devam etti."
24 OCAK ÖYKÜSÜ: Turgut Özal'ın yıllarca yanındaki isim eski Başbakan Yardımcısı Kaya Erdem de 24 Ocak Kararları'nın alınış öyküsünü anlattı. Bu dönemde IMF Türkiye Masası Şefi'nin bir aydır Ankara'da beklediğini aktaran Kaya Erdem, programı hazırladıktan sonra 3 Aralık'ta IMF temsilcisini de alarak Başbakan Demirel'e gittiklerini söyledi. Bu sırada IMF temsilcisinin Başbakan ile iki dakika yalnız görüşmek istediğini ve bunun gerçekleştiğini aktaran Kaya Erdem, görüşmenin içeriği konusunu aydınlatmadı. Kaya Erdem şunları söyledi: "Biz programı anlattık. IMF temsilcisi 'Şimdiye kadar uygulanmayan programlar nedeniyle güvenin kalmadığını, durumun tahminin ötesinde ciddi olduğunu' söyledi ve 2 dakikalığına da Başbakan ile yalnız görüşmek istediğini ekledi. Biz, Turgut Bey'le dışarı çıktık.
Daha sonra üzerinde çalışılan önlemleri Özal, Demirel'e aktarıyordu. Program 25 Aralık 1979'da bitirildi. 1.1.1980'de hükümete sunulması kararlaştırıldı. Ama 27 Aralık'ta Genelkurmay Başkanı'ndan Başbakan'a bir mektup geldi. Basın bunu 'muhtıra' diye yorumladı. Demirel mektubun önceki hükümete gönderildiğini savundu. Bu tartışma içinde programın Bakanlar Kurulu'na getirilmesi gecikti. Biz de, Başbakan'ın bilgisi dahilinde önlemleri Genelkurmay üst kademesine anlattık. 2 saat süren iyi bir sunum oldu. Ben elle yazdığım kararları dört dosya haline getirdim. Son olarak 24 Ocak sabahı Özal'ın evinde toplanmıştık. Saat 10'da Özal telefonla Bakanlar Kurulu'na çağırdı. 15 dakika sonra Özal dosyalarla beni çağırdı. Başbakan'ın sağına o, soluna ben oturdum. Kararları bitirinceye kadar Bakanlar Kurulu sürdü. 500 milyon dolar IMF dış kaynak aktaracaktı, OECD de katkıda bulunacaktı. Devalüasyon kararı 19.00 haberlerinde açıklandı. Toplantı gece saat 24'e kadar sürdü. Demirel bakanlara 'Ülke için çok hayırlı kararlar alındı' dedi. Kararlar tarihe Özal ve ekibinin aldığı kararlar diye geçti. Ama kararlarda Demirel'in büyük payı vardır. O zamana kadar hiçbir hükümet bu kararları uygulamak cesaretini gösteremedi. Bu kararları Demirel'e kabul ettirmekte gösterdiği çaba ve beceri, Sayın Özal'ın 24 Ocak kararlarına damga vurmasını sağlamıştır."

Yukarı