TVRadyo
Abdurrahman Yıldırım
Abdurrahman Yıldırım

4 puanın maliyeti 10.5 milyar TL

19 yıl aradan sonra IMF ile borç ilişkisini bitirdiğimiz gün yeni bir gerçeği daha öğrendik. 2006 yılının mayıs-haziran aylarını kapsayan finansal dalgalanmayı bastırmak için Merkez Bankası döviz satışı yapmak isterken IMF faizin yükseltilmesini istemiş. Sonuçta Merkez Bankası faizleri 4 puan yükseltti, piyasalar yatıştı.
■ DURMUŞ YILMAZ'IN İTİRAFI: Bu gerçeği zamanın Merkez Bankası Başkanı Durmuş Yılmazın Wall Street Journal Türkiye'ye yaptığı açıklamadan öğrendik. Yılmaz şunları söyledi: "2006 Mayıs-Haziran dalgalanmasında bazı yabancı fonlar Türkiye'den çıkmak istediler. Bu fonlar Türkiye'yi tanımayan veya yeni tanıyan fonlardı. Onlar ne faiz verirseniz verin çıkmak istiyorlardı. O dönemde biz Merkez Bankası olarak yüksek faiz artırımı yerine döviz satmak istedik. Böylelikle maliyetlerimizi azaltmak söz konusu olacaktı. Ama IMF rezerv biriktirmemizi ve faiz artırmamızı istiyordu. Bu nedenle faizleri 4 puan artırmak zorunda kaldık."
■ GERİYE KALAN TORTU NE: Bu faiz artışından geriye 2 yıllık süre için 4 puan faiz tortusu kaldı. Faiz yüzde 14 yerine yüzde 18 olarak gerçekleşti. Ekstra bu faiz artışının aynı dönemde Hazine'nin gerçekleştirdiği iç borçlanmalara maliyetini 10.5 milyar lira olarak hesapladık. İki yıl içinde Hazine 263 milyar liralık iç borçlanmaya gitti. Alınan bu borcun ortalama maliyeti yüzde 18.1. Halbuki döviz satışı yoluyla piyasaların yatıştırılması yoluna gidilseydi Nisan 2006 itibarıyla Hazine'nin borçlanma maliyeti yüzde 13.9'a kadar inmişti. Faizin maliyetinin 2 yıl süreyle aynı kaldığını varsayarsak, 10.5 milyar lira gibi bir faiz tasarrufu ortaya çıkacaktı. 2006 ve 2007 yıllarında Türkiye'de enflasyon yüzde 8-9 aralığında tek haneliydi, yani faizi yükseltecek bir gelişme yoktu. Sermaye girişleri de hızlıydı. Yukarıda yer alan Hazine ikinci el gösterge tahvilinin seyri buna güzel bir örnek. Mayıs-Haziran 2006'da fırlayan faizler yüzde 14'ten yüzde 30'a kadar çıkmış, ardından gevşemeyle yüzde 17'ye kadar inmiş. Ama aradan 1.5 yıl geçmiş. Bedel bu dönemde ödenmiş.
Üstelik bu bedel sadece Hazine'ye ait olanı. Merkez Bankası'nın politika faizinin yükselmesi aynı zamanda kredi faizlerini de yükseltti, şirketlere de bir fatura çıkarttı. Sermaye hareketlerini hızlandırdı ve TL'yi aşırı değerlendirerek cari açığı büyüttü.
■ IMF'NİN MİSYONU BU: Peki IMF bunu neden istemiş olabilir?
Türkiye'ye düşmanlığından veya faiz artırımı yoluyla birilerine servis vermek amacıyla olduğunu
sanmıyoruz. IMF'nin misyonu uluslararası ödemelerinin düzenli olmasını sağlamak, aksamamasına özen göstermek. Yani ülkelerin borçlarını düzenli ödemelerini sağlamak. Bunun için de öncelikle döviz rezervinin sağlam olması lazım. Türkiye'ye tavsiyesi de bu misyonu ile örtüşüyor. Türkiye şimdi de döviz rezervini artırıyor. Yani tavsiyesi çok da yanlış değil. Ama o zaman faiz artışına zorlamanın Türkiye'ye bir faturası olduğu da gerçek.
■ KENDİ HİKÂYEMİZ: Ekonomiyi iyi yönettiğiniz, borçlanmayı azdırmadığınız, bütçede sağlam gittiğiniz sürece, IMF'ye muhtaç kalmıyorsunuz. Kredi ve stand-by ilişkisi içinde olmazsanız klasik IMF reçetelerine sadık kalmıyorsunuz. Bu anlamda IMF ile göbek bağımız Mayıs 2008'de kesildi. Dün yapılan 2008'de alınan son kredi diliminin geri ödenmesiydi. IMF ile göbek bağımızın koptuğu 2008 sonrasında gerçekleşen ise Türkiye'nin ekonomisini yönetme becerisini göstermesi, kendi ayakları üstünde durduğunu ve büyük bir küresel krizde bile kamu ve özel sektör olarak borçlarını ödeyebildiğini ispatlaması oldu. Bu da tek başına Türkiye'nin kendi ekonomik hikâyesini yazabildiğini gösteriyor.

■ SONUÇ: "Büyük sorumluluk yüklenilmeden, büyük başarı elde edilemez." Anthony Robbins

 

Tuşa bastı borç sıfırlandı

Türkiye'nin IMF'ye olan borcunun son taksidi, Başbakan Yardımcısı Ali Babacan'ın katıldığı mini bir törenle kapatıldı. Babacan'ın transfer tuşuna basmasıyla, IMF'ye olan borç da sıfırlandı. 421 milyon dolar tutarındaki borç, Merkez Bankası'ndan IMF hesaplarına geçti. Babacan, "Tarihi bir günü yaşıyoruz. 19 yıl sonra borcumuz sıfırlandı" dedi. Türkiye'nin, bundan sonraki dönemde IMF'ye kredi sağlayan ülkeler grubuna girdiğini vurgulayan Babacan, "Toplamda 5 milyar dolarlık bir taahhütte bulunduk. Bundan sonra buradan bir transfer yapmamız gerekirse, bu IMF'ye kredi verme transferi olacak" derken 5 milyar dolarlık borca ilişkin müzakereleri teknik düzeyde yürüttüğünü söyledi.

IMF: İŞBİRLİĞİ SÜRSÜN
IMF Türkiye Daimi Temsilcisi Mark Lewis, son taksidin ödendiğini belirtirken, "Türkiye ile işbirliğinin önümüzdeki dönemde de devamını bekliyoruz" diye konuştu.

Yukarı