TVRadyo
Abdurrahman Yıldırım
Abdurrahman Yıldırım

Ne kadar gerginlik düşmesi o kadar türbülans azalması

Hafta sonu yapılan açıklamalar Gezi Parkı gerginliğinin azalacağına işaret ediyor. Gerginlikle finansal piyasalarda ortaya çıkan ekstra hareketler de azalabilir. Bu durumda Türkiye piyasaları yeniden dünyanın yönüngesine girebilir.
Ancak küresel piyasalarda da yaz dönemi satışları devam ediyor. Ayrıca hem ABD'nin parasal genişlemesinin eylülde kırpılacağı hem de Japonya'nın önlemlerinin şimdilik iyi sonuç vermediği korkusuyla satışlar var.

Son dönemin türbülansı en büyük haftasını geride bıraktık. 3 Haziran’da başlayıp 6 Haziran’da dip
yapan dört günlük türbülans haftanın son günü yatışır gibi oldu. Piyasalar verdiği kayıpların bir kısmını geri aldı.
BORSADA HASAR: Dönüp geriye baktığımızda en ağır hasarın borsada olduğunu görüyoruz. Ama bu
piyasadaki hasar da ekonomiyi pek etkilemez. Yine de rakamları verelim. Borsa endeksi bankaların
öncülüğünde düştü. Son bir haftada bankalar yüzde 9.57, BİST 100 yüzde 8.90 ve Sanayi Endeksi yüzde 7.99 geriledi. Bitişikteki tablodan izlenebileceği gibi, Borsa İstanbul’u ikinci sırada Mısır ve üçüncü sırada Japonya izledi. BİST, dünya borsaları arasında haftalık vadede en fazla değer yitiren
piyasa oldu. Geçen hafta dünya borsalarının ortalamasını yansıtan MSCI Endeksi yüzde 0.51, gelişen piyasalar endeksi de yüzde 2.69 geriledi. İstanbul Borsası çok net biçimde dünyadan negatif ayrıştı.
Bunda, küresel etkinin olduğu şüphesiz. Ancak yurtiçinde Gezi Parkı gerginliğinin ve bankaların kârlarını azaltması beklenen yeni düzenlemelerin gündeme gelmesini de eklemek gerekli. Ayrıca yeni
artırılan kredi notunun kâr realizasyonuna yol açması da normaldi. İMKB’de bu kadar büyük etkinin ortaya çıkmasının bir nedeni yabancı yatırımcıların bu piyasada üçte iki oranında ağırlıkta bulunmaları.
FAİZDE YÜKSELME: Geçen hafta ikinci en çok etkilenen faiz piyasasıydı. Hazine faizi mayıs ayını yüzde 6.05 ile bitirdi, küresel faiz yükselişi yanında iç etkenlerle geçen hafta yüzde 7.25’e kadar tırmandı ama haftayı yüzde 6.54’le kapattı. Yarım puan ciddi bir artış. Kaldı ki faizler 17 Mayıs’ta reyting notunun artmasıyla yüzde 4.58’e kadar inmişti. Buradan başlayan yükselişin üzerine geçen haftanın yükü bindi. Böylece kısa bir sürede Hazine faizi 2 puanlık bir düzeltme yaptı.
KURDA İSTİKRAR: En az etki döviz piyasasındaydı. Belki kurun istikrarsızlaşmasının önlenmesi, faiz ve borsada daha kötüye gidişi durdurdu. Yarım dolar yarım Euro’dan oluşan döviz sepeti mayıs sonunda 2.1558 iken 6 Haziran’da 2.2101’e kadar yükseldi. 4 günlük artışı yüzde 2.5’i buldu. Son 1.5
gündeki toparlanmayla bunun 1.7 puanı geri alındı. Sonuçta döviz sepeti haftayı 2.1726’dan tamamladı ve artışı yüzde 0.77 ile sınırlı kaldı. Yine bitişikte yer alan tablodan izlenebileceği gibi, dünya paralarının dolar karşısında değişimi bakımından TL 16. sırada yer alıyor.
Eğer vadeyi biraz daha uzatır ve küresel piyasaların doruk noktası olan 22 Mayıs’a kadar vardırırsak TL’nin yüzde 1.24’lük kayıpla dolar karşısında 12. değer yitiren para olduğunu görüruz. Normalde döviz piyasasında canlanma daha da geriye gidiyor.

 

Piyasalar 'eylülde gel' şarkısını söylüyor

İstanbul'dan Vali ve Belediye Başkanı'nın yaptığı açıklamalar, Ankara'da yeni bir balk0n konuşmasının beklenmesini, Taksim Gezi Parkı gerginliğini azaltıcı ve gündemden düşürücü çalışmalar olarak değerlendirilebilir . Bu çalışmalarla yeni haftada gerginlik iyice azaltılabilirse Türkiye finansal piyasaları yeniden küresel piyasaların yörüngesine girebilir.
Küresel yörüngede ise şimdilik satış var. Eylülde FED'in parasal genişlemeyi kısmaya başlayacağının beklenmesi ve Japonya'da alınan parasal genişleme önlemlerinin şimdilik pek iyi sonuçlar doğurmaması, satışlara iki ana gerekçe oldu. ABD 10 yıllıkları yüzde 2'nin üzerinde seyrediyor. Parasal gevşemeye rağmen Japon faizleri yükseldi. Bu durum özellikle gelişmekte olan piyasalar üzerinde baskı yaratıyor.
Gelişmiş piyasaları daha çok ABD borsalarının performansı ayakta tutarken, gelişmekte olanlar daha erken düşüşe geçti ve daha hızlı değer yitiriyor. Nitekim yılbaşına göre bu piyasaların ortalaması yüzde 9.5, 9 Mayıs'a göre yüzde 7.9, 22 Mayıs'a göre yüzde 6.4 değer kaybetti. İstanbul Borsası ise yılbaşı değeri dolayında ve MSCI Endeksi'nin yüzde 10'luk negatif getirisine maruz kalmış değil.
Küresel piyasalar bir de yaz tatiline girmek üzere. Hemen her mayısta yaşanan "Hisseleri sat, tatile git" eğilimi bu yıl gecikmeyle de olsa tekrarlandı. Haziranda bu kâr satışlarının devamı geliyor. Eylülde tatil dönüşü piyasalar FED'in kararı ile de birlikte kendine yeni bir yön çizebilir.

SONUÇ: "Parasız düşünür, paralı iki misli düşünür." Tolstoy

 

Yukarı