TVRadyo
Abdurrahman Yıldırım
Abdurrahman Yıldırım

Bu faizin normalleşmesi her şeyi hizaya getirecek

ABD 10 YILLIK FAİZİNİN SEYRİ

Faiz en yüksek düzeyine % 13.92 ile 1981 'de çıktı. 32 yıllık düşüş 1.3810 ile 2012'de sonlandı. Bu düzey, küresel krizde dünyanın topluca ve 100 yılda bir gerçekleşen faiz indirimine gittiğinden en dip nokta olarak alınıyor.

Helikopterle para dağıtan adam olarak tanınan Bernanke geçen hafta partinin bittiğini ilan etti. 4 yıldır ekmek elden su gölden yaşayan finansal piyasalar için bunun bedelini ödeme dönemi başladı.

Adını koymak lazım ki, 22 Mayıs'ta başlayıp geçen hafta depreme dönüşen piyasalardaki satış dalgası, ABD hazine faizinin yükselmesi veya normale dönmesidir. 2008'de IMF'nin öncülüğünde dünyada koordineli biçimde faizler tarihi dip düzeylere indirildi. Bunu yaparken FED piyasaya 2.5 trilyon dolara yakın para sürdü. ABD 10 yıllık hazine faizleri yüzde 1.38 ile 100 yılın dibini gördü. Amerika'yı Avrupa ve sonra Japonya izledi.
Sonuçta dünya likiditesindeki büyük artışla ekmek elden su gölden, herkes düğün bayram etti.
PARTİ BİTTİ: Bu likidite artışı ve tarihi düşük faiz, hisse senetlerinden emtia fiyatlarına, gayrimenkulden hazine tahvillerine kadar aşırı alımlara yol açtı. Belki bazı piyasalarda balon oluştu. Böyle bir atmosferde 4 yıl yaşadık ve küresel krizin etkilerini daha az hissettik.
Parasal genişlemenin amacı depresyona girmemek, resesyondan kurtulmak ve nihayetinde ekonomileri toparlamaktı. ABD yapısal önlemeleri de bir ölçüde aldığından, amaç hasıl olmaya başladı. Bu kez verilen paraların geri çekilmesi gerekti. FED Başkanı Bernanke de bunu anons etti, "Parti bitti beyler" dedi.
PARA GÖÇ EDİYOR: Şimdi normalleşme zamanı. Önce parasal genişlemede azalmaya gidilecek, sonra artış sıfırlanacak, ardından faizler yükseltilecek. Bu yeni ortama uyum çalışmaları da piyasalarda ciddi kırılmalara yol açıyor. Bu çerçevede para Amerika'ya geri dönüyor. Sermaye gelişmekte olan ülkelere gittiğinden doğal olarak çekilme de bu ülkelerden oluyor. Gelişmekte olan borsalar bu nedenle son bir ayda yüzde 14 düşerken gelişmiş borsalarda kayıplar yüzde 7'de kaldı.
BORSAYA BANKA DARBESİ: İstanbul Borsası ise yüzde 21.5 ile Yunanistan'ın ardından dünyanın en çok düşen ikinci borsası oldu. Düşüşe bankalar öncülük ediyor. Sanayi hisseleri yüzde 14 değer kaybederken bankalar son bir ayda yüzde 27.8 ile bunun iki katı düştü. Bunda faizin Amerika'da yarım puan yükselmesine karşılık Türkiye'de 3 puan artmasının net bir etkisi var. Çünkü faizlerin artmasından en olumsuz etkilenecek kesim onlar. Artışın getireceği olumsuzluk yanında bankalara yönelik negatif tavır ve söylemlerin de payı olabilir.
BEDEL ÖDEME SIRASI: Amerikan 10 yıllık faizinin geçen hafta yüzde 2.5'in üzerine çıkması ve normal düzeylerine doğru yönelmesi bütün varlık fiyatlarını ve bu arada altın fiyatlarını da normalleşmeye doğru itti. Altın likidite artışıyla yükseldi, şimdi aynı etkiyle düşüyor. FED belki hemen parayı çekmeyecek ama faizlerin normal seviyelerine doğru yükselmesinin yaratacağı etkiyi geçen hafta gördük. Tarihi düşük faizin ve tarihi bol paranın 4 yıldır kaymağını yedik. Normalleşme sürecine girilmesiyle şimdi bunun tersi gerçekleşiyor, geşmiş 4 yılın bedeli ödeniyor. Bu süreç de parasal genişleme gibi uzun sürebilir ve büyük etki yaratabilir. Normalleşen faizler bütün aşırılıkları budayacak, çizgisinden şaşmış her şeyi hizaya getirecek.

SONUÇ: "Bedavaya aldığımız şeyler çok pahalıya mal olur." Jean Anoilli

 

DALGADAN EN ÇOK BORSA VE HAZİNE FAİZİ ETKİLENDİ

22 Mayıs, Bernanke'nin FED'in haziran ayındaki toplantısında parasal genişlemeyi daraltmayı görüşeceğini açıkladığı tarih. Bu bir ayda piyasalar kafasını kaldıramadı. Para musluğunun kısılacağı korkusu, faizleri hızla yukarı itti. Borsalar ciddi oranlarda değer yitirdi. Çoğu para biriminin dolar karşısında değer kaybetmesine yol açtı.
■ Türk Lirasının dolara karşı kaybı, yüzde 4.86 ile sınırlı düzeyde kaldı. Değer kaybında TL dünyada
6. sırada yer aldı.
■ Borsa ise yüzde 21.55 ile dünyada en çok kaybeden ikinci borsa durumunda.
■ Hazine faizinde de bir ayda 3 puanlık artış meydana gelmesi yine dünya sıralamasında Türkiye'yi öne çıkardı.

Yukarı