TVRadyo
Abdurrahman Yıldırım
Abdurrahman Yıldırım

Büyümede zorluk nerede?

Küresel sermaye hareketlerini izlemesiyle tanınan Uluslararası Finans Enstitüsü, (IIF) mayıs ayında gelişmekte olan ülkelerden başlayan sermaye göçünün devamını öngördü. Yılda iki kez yayımladığı raporlarla tahminlerini duyuran kuruluş, ocak ayındaki beklentilerini haziranda aşağı yönde revize etti. IIF verilerine göre sermaye hareketleri 1.212 milyar dolarla 2012 yılında en yüksek düzeyine çıktı. Bu yıl rakam artmak yerine 25 milyar dolar eksilecek ve 1.187 milyar dolara inecek. Gelecek yıl da bu azalış sürecek ve 20 milyar dolar eksilmeyle toplam sermaye akımları 1.167 milyar dolara düşecek.
Doğrudan sermaye yatırımları ise 2011 yılındaki 593 milyar dolardan 2014'te 523 milyar dolara inecek.
Banka dışı reel sektöre yönelik sermaye akışı da 390 milyardan bu yıl 369'a, gelecek yıl da 44 milyar dolar azalmayla 325 milyar dolara düşecek. İki yıllık azalış 65 milyar dolarla en fazla olan kalem. Demek ki sermaye hareketlerinin zayıflamasından en çok reel sektör etkilenmeye aday.
BÜYÜMEDE REVİZYON: Türkiye, Gelişen Avrupa Grubu içinde yer alıyor. Bu grubun payına düşecek sermaye akışının gelecek yıl 23 milyar dolar azalacağı ve 255 milyar dolara ineceği tahmin edildi. Reel sektöre düşecek pay 132 milyar dolardan 116 milyar dolara inecek.
Uluslararası Finans Enstitüsünün tahminleri, dış kaynak musluklarının giderek kısılmakta olduğunu gösteriyor bize. Bunun Türkiye'deki yatırımlar ve reel sektörün finansmanını etkileyeceği de açık. Dolayısıyla dış kaynak buldukça çarklarını çevirebilen bir ekonominin büyüme hızının düşeceği de açık. Sermaye hareketleri ve Gezi olayları olmadan önce yakalanmış iyi bir ivme vardı. Bizim bu yıl için tahminimiz yüzde 7-75 arasında bir büyümeydi. Ortaya çıkan yeni gelişmeler ışığında büyümenin resmi hedef olan yüzde 4'ün biraz üzerinde, yüzde 5-6 arasında gerçekleşmesini bekliyorum.
ASIL ZORLUK 2014'TE: Canlanmakta olan iç tüketimi, FED'in kararı ve Gezi olayları bir ölçüde baskılasa bile, yavaşlamanın belli zaman alacağını, 6-9 ay gibi bir aralıkta etki yapacağını tahmin ediyoruz. Bu durumda 2013'ü büyüme açısından kurtardık sayılır. Asıl etki ve zorluk ise gelecek yıla kalacak gibi.
Çünkü FED'in beklentileri gerçekleşirse gelecek yılın ortası gibi parasal genişlemeye son verilecek. Amerika'nın yanına başka ülke veya Avrupa'nın eklenip eklenmeyeceğini bilmiyoruz. Eklenirse bu da olumsuzluk olarak bir tarafta tutulmalı.
DÜNYANIN TERSİNE GİDİŞ: Uluslararası Finans Enstitüsü sermaye çıkışlarına en hassas ülkeler olarak Türkiye, Romanya, Polanya ve Fas'ı gösterdi: "Yüksek cari açığı nedeniyle Türkiye'nin kısa vadeli sermaye akışlarına bağımlılığı var. Bu da Türkiye'yi büyük risk altına tutuyor. Sermaye akımlarında bu tersine dönüş, hükümet karşıtı gösteriler nedeniyle arttı. Merkez Bankası'nın kur istikrarına yönelmesi yakın vadeli riskleri azaltıyor. Ama bunu yapmak için de döviz rezervi eriyor."
Sermayenin anavatanına dönmesinin yan etkilerinden Türkiye istisna değil. Üstelik en çok etkilenecek ülkelerden biri. Tuhaf değil mi, dünya ekonomisi normalleşir ve iyileşirken bizim için zor dönem başlıyor.

SONUÇ: "Zorlukları aşmanın tek yolu yeni girişimlerde bulunmaktır." Goethe

Yukarı