TVRadyo
Abdurrahman Yıldırım
Abdurrahman Yıldırım

Çifte gaga için gelenler gagalanarak dönüyor

 

Yabancıların Türkiye’deki sıcak para stoku geçen yıl kabardı. Hisse senedi ve tahviller yoluyla gelen portföy yatırım tutarı 20 milyar doları aştı. Sıcak para girişinde 2012 yılı ardından en iyi ikinci seneyi yaşadık. Küresel risk iştahının yükselmesiyle Türkiye’ye gelen sermaye aynı zamanda getirisini de garanti altına alıyor. Yabancı sermaye geldikçe Türkiye’de döviz arzı bollaşıyor ve kur geriliyor. Kur geriledikçe dolar bazında yabancı sermayenin kazancı da artıyor. Eski Maliye Bakanı Kemal Unakıtan’ın sıcak para için deyimi “gagalama”ydı. Yabancılar hep çifte gagalama için gelirlerdi. Birincisi faiz, ikincisi de TL’nin değer artışıydı.

- Çünkü yatırım yapılan ülke parası değerleniyorsa yabancının kazancı artıyor, yerli para değer kaybediyorsa kârı azalıyor veya zarar ediyor. Yabancılar Türkiye’den geçmişte çok yüksek kazançlar elde etti. Bu konuda dünya birincilikleri de var. Ama bu dönem küresel krizle birlikte son buldu.

- Son yıllarda Türkiye yabancıya pek getiri sunmuyor. Bunda gerileyen faizler, prim yapamayan Borsa ve değer kaybeden TL başat rol oynuyor. Yukarıda yer alan tablodan izlenebileceği gibi, Hazine tahvili son 5 yılın üçünde yabancıya dolar bazında kaybettirdi. Yüzde 4’le kârlı çıktığı yıl 2017 ve yüzde 0.5 ile 2014 yılı. Son 5 yılda Hazine faizi yüzde 7.7’nin altına düşmemesine karşılık dolar kurundaki artışın yüzde 9.2’nin üzerinde gerçekleşmesi böyle bir sonuç doğurdu.

- Aynı durum borsa için de söz konusu. 5 yılın üçünde burada da zarar var. Kazancı olduğu yıl yine 2017. Denilebilir ki her iki tarafta da yabancıyı kurtaran gelişmeler son yıldaydı.

- Son yıllardaki gerçekleşmeler dikkate alınınca gelecek dönemde portföy yatırımlarına Türkiye’den pek kazanç çıkmayacak gibi görünüyor. Çünkü 2018’in geçmiş yıllardan farklı olacağının ortada ciddi işaretleri yok.

- 2013’ten itibaren küresel piyasalardaki dalgalanmalar hem arttı hem boyutu büyüdü. Türkiye’nin dış kaynak ihtiyacı da artarken, cari açığını kontrol altında tutma gereği ortaya çıktı. Faizleri kontrol altında tutmayı en önemli tercih olarak ortaya koyan hükümet ve Merkez Bankası döviz kurunun yükselmesine zaman zaman fırsat veriyor.

- Bu nedenledir ki dolar TL’ye karşı 2013’te yüzde 19.5, 2014’te yüzde 9.2, 2015’te yüzde 25.4, 2016’da yüzde 20.6 ve 2017’de yüzde 7.2 arttı. dolar kuru arka arkaya 5 yıldır artıyor ve bu artış enflasyonun önünde. Geçen yıl dolar artışının düşük kalmasına karşılık asıl artışı yüzde 21.7 ile Euro yaptı.

- 2018’de de faizi kontrol etmek ilk tercih olacağına göre daha serbest kalacak taraf kur olacak. Bütün olumsuz gelişmeler de kendini kur üzerinden gösterecek. Enflasyonun da yükselmesi kur artışlarını besleyeceğine göre 2018’de yabancıların para kazanması yine zor olacak. Zamanında dağıtılan mamadan dolayı çifte gaga atmaya gelen yabancılar son yıllarda çoğunlukla gagalanarak geri dönüyor.

 

 

SONUÇ:

“Geçmişi olmayanın geleceği de yoktur.”

Çerkez Atasözü

ÖNE ÇIKAN HABERLER
Yukarı