TVRadyo
Cüneyt Başaran
Cüneyt Başaran

Bu riski niye aldı?

 

K.Irak’ta işler istediğimiz gibi gitmiyor. Irak’ın kuzeyinde Barzani’nin kontrolündeki “Bölgesel Yönetim”, bütün itirazlar ve uyarılara rağmen bağımsızlık referandumunu yaptı. Ankara’nın “yok hükmünde” dediği, Tahran’ın “sınırlarını kapatıp hava ulaşımını durdurarak” cevap verdiği bu referandumda yüksek bir oranla “Evet” kararı çıkmış durumda. Aslında referanduma baştan beri bütün dünya karşı. İngiltere Dışişleri Bakanı Johnson, “Biz bu referandumu desteklemiyoruz. Bölgede yapılacak herhangi bir referandum Bağdat’ın bilgisi ve onayıyla yapılmalı” şeklinde açıklama yaptı. Washington’dan gelen açıklama da benzer yönde: “ABD, K.Irak’ta yapılan referandumu desteklememektedir. Bölgede yapılacak bir referandum DEAŞ’a karşı olan ortak mücadeleye zarar vereceği gibi bölge için de provokatif ve rahatsız edicidir.” Bu açıdan bakıldığında İsrail dışında K.Irak’ta yapılan referanduma uluslararası camiada destek veren bir başka ülke yok. Ancak uluslararası arenada geçerliliği olmayacağı, ekonomik ve askeri anlamda yaptırımları şiddetli olacağı bugünden belli olan bu referandumu Barzani yönetimi yaptı. Şimdi soru şu: “Bundan sonra ne olacak?”

HİÇBİR ŞEY ESKİSİ GİBİ OLMAYACAK

Başbakan Binali Yıldırım yukarıdaki soru kendisine sorulduğunda “Askeri önlemler ve ekonomik yaptırımlar da dahil her yol masanın üzerinde” dedi ve ekledi: “Artık Türkiye için hiçbir şey eskisi gibi olmayacak. Bundan sonra muhatabımız Bağdat yönetimidir.”

Akıllara bu noktada birçok soru gelebilir. Örneğin, “Son 10-15 yıldır ticari ve nüfuz anlamında Irak Kürt Bölgesel Yönetimi’ne (IKBY) ciddi destek veren Türkiye bugün gelinen noktayı hesaplayamadı mı?” Bunun cevabını Cumhurbaşkanı Erdoğan verdi: “Son ana kadar Barzani’nin bu yanlışa düşeceğini düşünmüyorduk. İlişkilerimizin tarihin en iyi döneminde olduğu zamanda Barzani’nin aldığı bu karar Türkiye’ye ihanettir.” Bu açıdan baktığımızda Türkiye için K.Irak’ta ortaya çıkan durum, beklenen ya da tahmin edilen bir durum değil. Bundan sonrası için de eğer artık “Hiçbir şey eskisi gibi olmayacaksa bu krizin Türkiye’ye etkisi ne olacak?” sorusuna odaklanmakta fayda var. Tabii bu soruda bizim üzerinde duracağımız ekonomi ve ticari alanlarındaki etkiler olacak.

3. BÜYÜK İHRACAT PAZARI IRAK

2016 sonu itibarıyla 7.2 milyar dolarlık yıllık ihracat hacmiyle Irak, Türkiye’nin 3. büyük ihracat pazarı. Aslında bu rakam bundan 3 yıl önce 12 milyar dolar civarındaydı ve Irak Türkiye’nin 1 numaralı pazarıydı. Irak ile ilgili diğer bir nokta ise İngiltere ile beraber nette en yüksek ticaret fazlası verdiğimiz ülkelerin başında geliyor. Geçen sene Irak’tan yaptığımız ithalat sadece 1 milyar dolarmış. Bu sebeple de Türkiye, Irak ticaretinde 6 milyar dolarlık bir ticaret fazlası vermiş. Ticaretin yanında Türk müteahhitlerin Türkmenistan’dan sonra en büyük iş aldıkları ikinci pazar Irak. Yıllık 5 milyar doların üzerinde inşaat işi alıyor Irak’ta Türk şirketleri. Burada belirtmekte fayda var ki, Irak altında gruplanan bahsi geçen ticaret ve müteahhitlik işlerinin büyük bir kısmı K.Irak’ta gerçekleşmekte. Bir istatistik vermek gerekirse K.Irak’ta yabancı menşeli kayıtlı şirketlerin yüzde 40’ına yakın kısmı Türklere ait.

IKBY’NİN PETROL SEVKIYATI İÇİN TÜRKİYE’DEN BAŞKA ŞANSI YOK

2016 sonu rakamları itibarıyla IKBY’nin aylık toplam ürettiği kabaca 650 bin varillik petrol üretiminin yüzde 85’i Türkiye üzerinden Ceyhan Limanı’ndan geçti. IKBY’nin Türkiye üzerinden yaptığı petrol sevkıyatından kazancı, ayda yaklaşık 650 milyon dolar. Bu gelir Barzani yönetimi için çok önemli. Bağdat yönetiminden uzun süredir kaynak alamayan ve maaş ödemeleri dahil bütün harcamasını Türkiye üzerinden yapan Barzani yönetiminin bir B planı var mı? Eğer uluslararası camiada referandumun geçerliliği olmayacaksa IKBY, bu ceremeyi çekmeyi neden göze aldı?

Bu soruların cevaplarını aldıkça hem Türkiye için hem de diğer bölge ülkeleri için durum daha netleşecek.

Yukarı