Advertisement

Piyasalarda resesyon korkusu bir kez daha ağır satışlara neden oluyor.

Sabah saatlerinde doların yükselişiyle başlayan hareket, ABD piyasalarının açılışıyla birlikte daha da sertleşerek emtia piyasalarına da yayıldı. Dolar Endeksi, gün içinde 106,64 seviyesine kadar çıkarak, 2002 yılından bu yana en yüksek seviyesini gördü.

JP Morgan Gelişen Ülke Kur Endeksi’ndeki kayıplar, yüzde 2,5’ları buldu. Bu hareketle birlikte, Dolar/TL de gün içinde 17,05’e kadar yükseldikten sonra, 17,00 seviyesinin altında dengelenme çabasında.

Türkiye’nin CDS’leri ise 860 baz puana yaklaşmış durumda. Gelişen ülke kurları arasında Macar Forinti yüzde 3, Polonya Zlotisi yüzde 2,8, Şili Pesosu yüzde 2’nin üzerinde değer kaybıyla işlem görüyor.

Dolar Endeksi’ndeki yükselişin temel gerekçesi, uzun süredir tartışılan likidite sıkışıklığı beklentilerinin piyasada fiyatlanmaya başlamış olması olarak gösteriliyor.

Gerek fonların yeni yatırım iştahlarında gerekse bankalararası piyasalardaki işlemlerde görülen likidite sıkışıklığı, riskli varlıkların likide edilmesiyle aşılmaya çalışılıyor.

Avrupa Borsalarındaki satışlar ABD seansının başlamasıyla birlikte yüzde 2’lerin üzerine çıkarken, ABD piyasalarının açılışı da satıcılı gerçekleşti.

Dow Jones Endeksi açılışla birlikte 400 puanın üzerinde geri çekildi. BIST100 de günü düşüşle kapatırken endeks günü yüzde 1,44 düşüşle 2371 puandan kapattı.

Petrolde yaşanan kayıplar yüzde 6’ya yaklaşırken, Brent Petrol yüzde 10'a yaklaşan düşüşle 103 doların altına geriledi.

Amerikan tipi ham petrol fiyatı ise yüzde 7’in üzerinde kayıpla 100 dolara kadar düştü. Bakırda kayıplar yüzde 5’e ulaşırken alüminyum, nikel gibi diğer endüstriyel metallerde de satışlar yüzde 3’leri aştı.

Spot altında ise günlük düşüş yüzde 2'yi aşarak 1765 dolara seviyelerine gerilerken değerli metal altı ayın en düşük seviyesini gördü.

Riskli varlıklardan güvenli limanlara kaçış çerçevesinde, ABD tahvillerine de giriş yaşanıyor. ABD 10 yıllık tahvil faizi yüzde 2,80 seviyesine kadar geriledi. ABD getiri eğrisinin uzun tarafındaki alımlar, Cuma günü sert geri çekilen kısa vadeli tahvillere kıyasla daha fazla gerçekleşti. 5 yıllık tahvil faizi yüzde 2,81 düzeyine kadar inerken, 30 yıllıklar 3,06 seviyesinden işlem görüyor.